Taharet Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا اسْتَيْقَظَ أَحَدُكُمْ مِنْ نَوْمِهِ فَلاَ يَغْمِسْ يَدَهُ فِي وَضُوئِهِ حَتَّى يَغْسِلَهَا ثَلاَثًا فَإِنَّ أَحَدَكُمْ لاَ يَدْرِي أَيْنَ بَاتَتْ يَدُهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi; dedi ki: Bize Süfyân anlattı; Zührî'den; Ebû Seleme'den; Ebû Hureyre'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz uykusundan uyandığı zaman, elini üç defa yıkamadıkça abdest suyuna daldırmasın. Çünkü sizden biriniz elinin nerede gecelediğini bilemez.”

2. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ جَرِيرٍ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ يَشُوصُ فَاهُ بِالسِّوَاكِ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm ve Kuteybe b. Saîd haber verdi; Cerîr'den; Mansûr'dan; Ebû Vâil'den; Huzeyfe'den; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin kalktığında ağzını misvakla ovar (temizler)di.”

3. Hadis

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، قَالَ أَخْبَرَنَا غَيْلاَنُ بْنُ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَسْتَنُّ وَطَرَفُ السِّوَاكِ عَلَى لِسَانِهِ وَهُوَ يَقُولُ ‏ "‏ عَأْعَأْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ahmed b. Abde haber verdi; dedi ki: Bize Hammâd b. Zeyd anlattı; dedi ki: Bize Geylân b. Cerîr haber verdi; Ebû Burde'den; Ebû Mûsâ'dan; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanına girdim; misvak kullanıyordu. Misvağın ucu dilinin üzerindeydi ve ‘A' a'’ diyordu.”

4. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ سَعِيدٍ - قَالَ حَدَّثَنَا قُرَّةُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ هِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى، قَالَ أَقْبَلْتُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَعِي رَجُلاَنِ مِنَ الأَشْعَرِيِّينَ أَحَدُهُمَا عَنْ يَمِينِي وَالآخَرُ عَنْ يَسَارِي وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْتَاكُ فَكِلاَهُمَا سَأَلَ الْعَمَلَ قُلْتُ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ نَبِيًّا مَا أَطْلَعَانِي عَلَى مَا فِي أَنْفُسِهِمَا وَمَا شَعَرْتُ أَنَّهُمَا يَطْلُبَانِ الْعَمَلَ فَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى سِوَاكِهِ تَحْتَ شَفَتِهِ قَلَصَتْ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّا لاَ - أَوْ لَنْ - نَسْتَعِينَ عَلَى الْعَمَلِ مَنْ أَرَادَهُ وَلَكِنِ اذْهَبْ أَنْتَ ‏"‏ ‏.‏ فَبَعَثَهُ عَلَى الْيَمَنِ ثُمَّ أَرْدَفَهُ مُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ رضى الله عنهما ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi; Yahyâ -ki o İbn Saîd'dir- anlattı; Kurre b. Hâlid anlattı; Humeyd b. Hilâl anlattı; Ebû Burde anlattı; Ebû Mûsâ'dan; dedi ki: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldim; yanımda Eş'arîlerden iki adam vardı; biri sağımda diğeri solumdaydı. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem misvak kullanıyordu. Her ikisi de görev istedi. Dedim ki: ‘Seni hak ile peygamber olarak gönderene yemin olsun ki, içlerindekini bana açmadılar ve görev isteyeceklerini hissetmedim.’ [O an] sanki misvağını dudağının altında [görür] ve [misvaklarken] dudağının yukarı kalkmış hâline bakıyor gibiyim. Buyurdu ki: ‘Biz görev isteyenden yardım almayız -veya asla almayacağız-. Fakat sen git!’ [Böylece] onu Yemen'e gönderdi; sonra peşinden Muâz b. Cebel radıyallahu anhumâ'yı gönderdi.”

5. Hadis

أَخْبَرَنَا حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، عَنْ يَزِيدَ، - وَهُوَ ابْنُ زُرَيْعٍ - قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي عَتِيقٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ السِّوَاكُ مَطْهَرَةٌ لِلْفَمِ مَرْضَاةٌ لِلرَّبِّ ‏"‏ ‏.‏

Bize Humeyd b. Mes'ade ve Muhammed b. Abdü'l-A'lâ haber verdi; Yezîd'den -ki o İbn Zürey'dir-; dedi ki: Bana Abdurrahman b. Ebî Atîk anlattı; dedi ki: Bana babam anlattı; dedi ki: Âişe'yi Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den [naklederken] işittim; buyurdu ki: “Misvak ağız için temizlik, Rab için ise hoşnutluk [vesilesidir].”

6. Hadis

أَخْبَرَنَا حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، وَعِمْرَانُ بْنُ مُوسَى، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ الْحَبْحَابِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ قَدْ أَكْثَرْتُ عَلَيْكُمْ فِي السِّوَاكِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Humeyd b. Mes'ade ve İmrân b. Mûsâ haber verdi; her ikisi dedi ki: Bize Abdülvâris anlattı; dedi ki: Bize Şuayb b. el-Habhâb anlattı; Enes b. Mâlik'ten; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Misvak hakkında size çokça [tavsiyede] bulundum.”

7. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لَوْلاَ أَنْ أَشُقَّ عَلَى أُمَّتِي لأَمَرْتُهُمْ بِالسِّوَاكِ عِنْدَ كُلِّ صَلاَةٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi; Mâlik'ten; Ebû'z-Zinâd'dan; el-A'rec'den; Ebû Hureyre'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ümmetime zorluk verecek olmasaydım, her namaz vaktinde misvak kullanmalarını emrederdim.”

8. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عِيسَى، - وَهُوَ ابْنُ يُونُسَ - عَنْ مِسْعَرٍ، عَنِ الْمِقْدَامِ، - وَهُوَ ابْنُ شُرَيْحٍ - عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قُلْتُ لِعَائِشَةَ بِأَىِّ شَىْءٍ كَانَ يَبْدَأُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا دَخَلَ بَيْتَهُ قَالَتْ بِالسِّوَاكِ ‏.‏

Bize Alî b. Haşrem haber verdi; dedi ki: Bize Îsâ -ki o İbn Yûnus'tur- anlattı; Mis'ar'dan; el-Mikdâm'dan -ki o İbn Şureyh'tir-; babasından; dedi ki: Âişe'ye sordum: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem evine girdiğinde ilk olarak ne yapardı?” [Âişe]: “Misvak kullanırdı” dedi.

9. Hadis

أَخْبَرَنَا الْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْفِطْرَةُ خَمْسٌ الاِخْتِتَانُ وَالاِسْتِحْدَادُ وَقَصُّ الشَّارِبِ وَتَقْلِيمُ الأَظْفَارِ وَنَتْفُ الإِبْطِ ‏"‏ ‏.‏

Bize el-Hâris b. Miskîn, ben işitirken ona okunarak haber verdi; İbn Vehb'den; Yûnus'tan; İbn Şihâb'dan; Saîd b. el-Müseyyeb'den; Ebû Hureyre'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Fıtrat beştir: Sünnet olmak, kasık kıllarını temizlemek, bıyıkları kısaltmak, tırnakları kesmek ve koltuk altı kıllarını yolmak.”

10. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، قَالَ سَمِعْتُ مَعْمَرًا، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ خَمْسٌ مِنَ الْفِطْرَةِ قَصُّ الشَّارِبِ وَنَتْفُ الإِبْطِ وَتَقْلِيمُ الأَظْفَارِ وَالاِسْتِحْدَادُ وَالْخِتَانُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdü'l-A'lâ haber verdi; dedi ki: Bize Mu'temir anlattı; dedi ki: Ma'mer'i işittim; Zührî'den; Saîd b. el-Müseyyeb'den; Ebû Hureyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Beş şey fıtrattandır: Bıyıkları kısaltmak, koltuk altı kıllarını yolmak, tırnakları kesmek, kasık kıllarını temizlemek ve sünnet olmak.”

11. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ خَمْسٌ مِنَ الْفِطْرَةِ الْخِتَانُ وَحَلْقُ الْعَانَةِ وَنَتْفُ الإِبْطِ وَتَقْلِيمُ الأَظْفَارِ وَأَخْذُ الشَّارِبِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdullah b. Yezîd haber verdi; dedi ki: Bize Süfyân anlattı; Zührî'den; Saîd b. el-Müseyyeb'den; Ebû Hureyre'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den; buyurdu ki: “Beş şey fıtrattandır: Sünnet olmak, kasık kıllarını tıraş etmek, koltuk altı kıllarını yolmak, tırnakları kesmek ve bıyıkları kısaltmak.”

12. Hadis

أَخْبَرَنَا الْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، عَنْ حَنْظَلَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْفِطْرَةُ قَصُّ الأَظْفَارِ وَأَخْذُ الشَّارِبِ وَحَلْقُ الْعَانَةِ ‏"‏ ‏.‏

Bize el-Hâris b. Miskîn, ben işitirken ona okunarak haber verdi; İbn Vehb'den; Hanzala b. Ebî Süfyân'dan; Nâfi'den; İbn Ömer'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Fıtrat; tırnakları kesmek, bıyıkları kısaltmak ve kasık kıllarını tıraş etmektir.”

13. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبِيدَةُ بْنُ حُمَيْدٍ، عَنْ يُوسُفَ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ لَمْ يَأْخُذْ شَارِبَهُ فَلَيْسَ مِنَّا ‏"‏ ‏.‏

Bize Alî b. Hucre haber verdi; dedi ki: Bize Ubeyde b. Humeyd haber verdi; Yûsuf b. Suheybi'den; Habîb b. Yesâr'dan; Zeyd b. Erkam'dan; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bıyıklarını kısaltmayan bizden değildir.”

14. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا جَعْفَرٌ، - هُوَ ابْنُ سُلَيْمَانَ - عَنْ أَبِي عِمْرَانَ الْجَوْنِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ وَقَّتَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي قَصِّ الشَّارِبِ وَتَقْلِيمِ الأَظْفَارِ وَحَلْقِ الْعَانَةِ وَنَتْفِ الإِبْطِ أَنْ لاَ نَتْرُكَ أَكْثَرَ مِنْ أَرْبَعِينَ يَوْمًا ‏.‏ وَقَالَ مَرَّةً أُخْرَى أَرْبَعِينَ لَيْلَةً ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; dedi ki: Bize Ca'fer -ki o İbn Süleyman'dır- anlattı; Ebû İmrân el-Cevnî'den; Enes b. Mâlik'ten; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem; bıyıkları kısaltmamız, tırnakları kesmemiz, kasık kıllarını tıraş etmemiz ve koltuk altı kıllarını yolmamız konusunda bunları kırk günden fazla terk etmememiz için bize süre belirledi.” Başka bir defasında da “kırk gece” dedi.

15. Hadis

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - هُوَ ابْنُ سَعِيدٍ - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَحْفُوا الشَّوَارِبَ وَأَعْفُوا اللِّحَى ‏"‏ ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Saîd haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ -ki o İbn Saîd'dir- anlattı; Ubeydullah'tan; bana Nâfi' haber verdi; İbn Ömer'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den; buyurdu ki: “Bıyıkları iyice kısaltın, sakalları ise bırakın.”

16. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو جَعْفَرٍ الْخَطْمِيُّ، عُمَيْرُ بْنُ يَزِيدَ قَالَ حَدَّثَنِي الْحَارِثُ بْنُ فُضَيْلٍ، وَعُمَارَةُ بْنُ خُزَيْمَةَ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي قُرَادٍ، قَالَ خَرَجْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْخَلاَءِ وَكَانَ إِذَا أَرَادَ الْحَاجَةَ أَبْعَدَ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ b. Saîd anlattı; dedi ki: Bize Ebû Ca'fer el-Hatmî Umeyr b. Yezîd anlattı; dedi ki: Bana el-Hâris b. Fudayl ve Umâre b. Huzeyme b. Sâbit anlattı; Abdurrahman b. Ebî Kurâd'dan; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte tuvalet ihtiyacı için çıktım. O, tuvalet ihtiyacını gidermek istediği zaman uzaklaşırdı.”

17. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا ذَهَبَ الْمَذْهَبَ أَبْعَدَ قَالَ فَذَهَبَ لِحَاجَتِهِ - وَهُوَ فِي بَعْضِ أَسْفَارِهِ - فَقَالَ ‏ "‏ ائْتِنِي بِوَضُوءٍ ‏"‏ ‏.‏ فَأَتَيْتُهُ بِوَضُوءٍ فَتَوَضَّأَ وَمَسَحَ عَلَى الْخُفَّيْنِ ‏.‏ قَالَ الشَّيْخُ إِسْمَاعِيلُ هُوَ ابْنُ جَعْفَرِ بْنِ أَبِي كَثِيرٍ الْقَارِئُ ‏.‏

Bize Alî b. Hucre haber verdi; dedi ki: Bize İsmâîl haber verdi; Muhammed b. Amr'dan; Ebû Seleme'den; Mugîre b. Şu'be'den; “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem tuvalet ihtiyacı için çıktığında uzaklaşırdı. [Mugîre] dedi ki: [Nebi] bir yolculuğunda ihtiyacı için gitti ve: ‘Bana abdest suyu getir!’ buyurdu. Ben de ona abdest suyu getirdim; abdest aldı ve mestleri üzerine meshetti.” -Şeyh [Nesâî] der ki: [İsnaddaki] İsmâîl, İbn Ca'fer b. Ebî Kesîr el-Kârî'dir.-

18. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، قَالَ أَنْبَأَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ كُنْتُ أَمْشِي مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَانْتَهَى إِلَى سُبَاطَةِ قَوْمٍ فَبَالَ قَائِمًا فَتَنَحَّيْتُ عَنْهُ فَدَعَانِي وَكُنْتُ عِنْدَ عَقِبَيْهِ حَتَّى فَرَغَ ثُمَّ تَوَضَّأَ وَمَسَحَ عَلَى خُفَّيْهِ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Îsâ b. Yûnus haber verdi; dedi ki: Bize el-A'meş haber verdi; Şakîk'ten; Huzeyfe'den; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte yürüyordum; bir topluluğun çöplüğüne vardı ve ayakta bevl etti. Ben ondan uzaklaştım; beni çağırdı. [İşini] bitirinceye kadar [hemen] arkasında (topuklarının yanında) bekledim. Sonra abdest aldı ve mestleri üzerine meshetti.”

19. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا دَخَلَ الْخَلاَءَ قَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْخُبُثِ وَالْخَبَائِثِ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize İsmâîl haber verdi; Abdülazîz b. Suheyb'den; Enes b. Mâlik'ten; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem tuvalete gireceği zaman: ‘Allah'ım! Pislikten ve pis [zararlı] şeylerden [erkek ve dişi cinlerden] sana sığınırım’ derdi.”

20. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، وَاللَّفْظُ، لَهُ عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ رَافِعِ بْنِ إِسْحَاقَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا أَيُّوبَ الأَنْصَارِيَّ، وَهُوَ بِمِصْرَ يَقُولُ وَاللَّهِ مَا أَدْرِي كَيْفَ أَصْنَعُ بِهَذِهِ الْكَرَايِيسِ وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا ذَهَبَ أَحَدُكُمْ إِلَى الْغَائِطِ أَوِ الْبَوْلِ فَلاَ يَسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ وَلاَ يَسْتَدْبِرْهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Seleme ve el-Hâris b. Miskîn -ben işitirken ona okunarak ve lafız da ona ait olmak üzere- haber verdi; İbnü'l-Kâsım'dan; dedi ki: Bana Mâlik anlattı; İshâk b. Abdullah b. Ebî Talha'dan; Râfi' b. İshâk'tan; o Ebû Eyyûb el-Ensârî'yi Mısır'dayken şöyle derken işitmiş: “Vallahi şu küçük odaları [tuvaletleri] ne yapacağımı bilmiyorum! Oysa Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘Sizden biriniz büyük veya küçük abdest bozmaya gittiği zaman kıbleye ne önünü dönsün ne de arkasını’ buyurmuştu.”

21. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَسْتَقْبِلُوا الْقِبْلَةَ وَلاَ تَسْتَدْبِرُوهَا لِغَائِطٍ أَوْ بَوْلٍ وَلَكِنْ شَرِّقُوا أَوْ غَرِّبُوا ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Mansûr haber verdi; dedi ki: Bize Süfyân anlattı; Zührî'den; Atâ b. Yezîd'den; Ebû Eyyûb'dan; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Büyük veya küçük abdest bozarken kıbleye ne önünüzü dönün ne de arkasını; fakat doğuya veya batıya dönün.”

22. Hadis

أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا غُنْدَرٌ، قَالَ أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ الأَنْصَارِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا أَتَى أَحَدُكُمُ الْغَائِطَ فَلاَ يَسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ وَلَكِنْ لِيُشَرِّقْ أَوْ لِيُغَرِّبْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ya'kūb b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Gunder haber verdi; Ma'mer haber verdi; İbn Şihâb haber verdi; Atâ b. Yezîd'den; Ebû Eyyûb el-Ensârî'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz büyük abdest bozmaya gittiği zaman kıbleye önünü dönmesin; fakat doğuya veya batıya dönsün.”

23. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنْ عَمِّهِ، وَاسِعِ بْنِ حَبَّانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ لَقَدِ ارْتَقَيْتُ عَلَى ظَهْرِ بَيْتِنَا فَرَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى لَبِنَتَيْنِ مُسْتَقْبِلَ بَيْتِ الْمَقْدِسِ لِحَاجَتِهِ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi; Mâlik'ten; Yahyâ b. Saîd'den; Muhammed b. Yahyâ b. Hibbân'dan; amcası Vâsi' b. Hibbân'dan; Abdullah b. Ömer'den; dedi ki: “Evimizin damına çıkmıştım; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i iki tuğla üzerinde, tuvalet ihtiyacı için Beytü'l-Makdis'e [Kudüs'e] doğru yönelmiş hâlde gördüm.”

24. Hadis

أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ دُرُسْتَ، قَالَ أَنْبَأَنَا أَبُو إِسْمَاعِيلَ، - وَهُوَ الْقَنَّادُ - قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ أَبِي قَتَادَةَ، حَدَّثَهُ عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا بَالَ أَحَدُكُمْ فَلاَ يَأْخُذْ ذَكَرَهُ بِيَمِينِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Dürüst haber verdi; dedi ki: Bize Ebû İsmâîl -ki o el-Kannâd'dır- haber verdi; dedi ki: Bana Yahyâ b. Ebî Kesîr anlattı; Abdullah b. Ebî Katâde'nin ona babasından [naklederek] anlattığına göre; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz bevl ettiği [idrar yaptığı] zaman tenasül uzvunu sağ eliyle tutmasın.”

25. Hadis

أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنْ وَكِيعٍ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ يَحْيَى، - هُوَ ابْنُ أَبِي كَثِيرٍ - عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا دَخَلَ أَحَدُكُمُ الْخَلاَءَ فَلاَ يَمَسَّ ذَكَرَهُ بِيَمِينِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hennâd b. es-Serî haber verdi; Vekî'den; Hişâm'dan; Yahyâ'dan -ki o İbn Ebî Kesîr'dir-; Abdullah b. Ebî Katâde'den; babasından; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz tuvalete girdiği zaman tenasül uzvunu sağ eliyle tutmasın.”

26. Hadis

أَخْبَرَنَا مُؤَمَّلُ بْنُ هِشَامٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَتَى سُبَاطَةَ قَوْمٍ فَبَالَ قَائِمًا ‏.‏

Bize Müemmel b. Hişâm haber verdi; dedi ki: Bize İsmâîl haber verdi; dedi ki: Bize Şu'be haber verdi; Süleyman'dan; Ebû Vâil'den; Huzeyfe'den [nakledildiğine göre]; “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir topluluğun çöplüğüne vardı ve ayakta bevl etti.”

27. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا وَائِلٍ، أَنَّ حُذَيْفَةَ، قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَتَى سُبَاطَةَ قَوْمٍ فَبَالَ قَائِمًا ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi; dedi ki: Bize Muhammed anlattı; dedi ki: Bize Şu'be anlattı; Mansûr'dan; Ebû Vâil'i işittim; Huzeyfe [naklettiğine göre]; “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir topluluğun çöplüğüne vardı ve ayakta bevl etti.”

28. Hadis

أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ أَنْبَأَنَا بَهْزٌ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سُلَيْمَانَ، وَمَنْصُورٌ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مَشَى إِلَى سُبَاطَةِ قَوْمٍ فَبَالَ قَائِمًا ‏.‏ قَالَ سُلَيْمَانُ فِي حَدِيثِهِ وَمَسَحَ عَلَى خُفَّيْهِ وَلَمْ يَذْكُرْ مَنْصُورٌ الْمَسْحَ ‏.‏

Bize Süleyman b. Ubeydullah haber verdi; dedi ki: Bize Behâ haber verdi; dedi ki: Bize Şu'be anlattı; Süleyman ve Mansûr'dan; Ebû Vâil'den; Huzeyfe'den [nakledildiğine göre]; “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bir topluluğun çöplüğüne kadar yürüdü ve ayakta bevl etti.” Süleyman kendi hadisinde: “Ve mestleri üzerine meshetti” dedi; Mansûr ise meshetmeyi zikretmedi.

29. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا شَرِيكٌ، عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ شُرَيْحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَنْ حَدَّثَكُمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَالَ قَائِمًا فَلاَ تُصَدِّقُوهُ مَا كَانَ يَبُولُ إِلاَّ جَالِسًا ‏.‏

Bize Alî b. Hucre haber verdi; dedi ki: Bize Şerîk haber verdi; el-Mikdâm b. Şureyh'ten; babasından; Âişe'den; dedi ki: “Kim size Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in ayakta bevl ettiğini anlatırsa ona inanmayın; o sadece oturarak bevl ederdi.”

30. Hadis

أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ وَهْبٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ابْنِ حَسَنَةَ، قَالَ خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَفِي يَدِهِ كَهَيْئَةِ الدَّرَقَةِ فَوَضَعَهَا ثُمَّ جَلَسَ خَلْفَهَا فَبَالَ إِلَيْهَا فَقَالَ بَعْضُ الْقَوْمِ انْظُرُوا يَبُولُ كَمَا تَبُولُ الْمَرْأَةُ فَسَمِعَهُ فَقَالَ ‏ "‏ أَوَمَا عَلِمْتَ مَا أَصَابَ صَاحِبُ بَنِي إِسْرَائِيلَ كَانُوا إِذَا أَصَابَهُمْ شَىْءٌ مِنَ الْبَوْلِ قَرَضُوهُ بِالْمَقَارِيضِ فَنَهَاهُمْ صَاحِبُهُمْ فَعُذِّبَ فِي قَبْرِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hennâd b. es-Serî haber verdi; Ebû Muâviye'den; el-A'meş'ten; Zeyd b. Vehb'den; Abdurrahman b. Hasene'den; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem elinde kalkan benzeri bir şeyle yanımıza çıktı; onu yere koydu, sonra arkasına oturup ona doğru bevl etti. Bir topluluk [bu durumu görünce]: ‘Şuna bakın! Bir kadının bevl ettiği gibi bevl ediyor’ dediler. [Resûlullah] bunu işitince şöyle buyurdu: ‘İsrâiloğullarından bir adamın başına gelenleri bilmiyor musunuz? Onlara [giysilerine] idrardan bir şey bulaştığı zaman onu makaslarla kesip atarlardı da, o [bir kişi] onları bundan men etmişti; [bu yüzden de] kabrinde azap edildi.’”

31. Hadis

أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنْ وَكِيعٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، قَالَ سَمِعْتُ مُجَاهِدًا، يُحَدِّثُ عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ مَرَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى قَبْرَيْنِ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّهُمَا يُعَذَّبَانِ وَمَا يُعَذَّبَانِ فِي كَبِيرٍ أَمَّا هَذَا فَكَانَ لاَ يَسْتَنْزِهُ مِنْ بَوْلِهِ وَأَمَّا هَذَا فَإِنَّهُ كَانَ يَمْشِي بِالنَّمِيمَةِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ دَعَا بِعَسِيبٍ رَطْبٍ فَشَقَّهُ بِاثْنَيْنِ فَغَرَسَ عَلَى هَذَا وَاحِدًا وَعَلَى هَذَا وَاحِدًا ثُمَّ قَالَ ‏"‏ لَعَلَّهُ يُخَفَّفُ عَنْهُمَا مَا لَمْ يَيْبَسَا ‏"‏ ‏.‏ خَالَفَهُ مَنْصُورٌ رَوَاهُ عَنْ مُجَاهِدٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَلَمْ يَذْكُرْ طَاوُسًا ‏.‏

Bize Hennâd b. es-Serî haber verdi; Vekî'den; el-A'meş'ten; dedi ki: Mücâhid'i Tâvûs'tan; [o da] İbn Abbâs'tan [naklederken] işittim; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem iki kabrin yanından geçti ve şöyle buyurdu: ‘Muhakkak ki bunlar azap görüyorlar; aslında büyük [kaçınılması zor] bir şeyden dolayı da azap görmüyorlar. Şu [kişi] bevlinden sakınmazdı; bu [diğeri] ise söz taşırdı.’ Sonra yaş bir hurma dalı istedi; onu ikiye böldü ve birini şuna, diğerini de şuna [kabirlerin üzerine] dikti. Sonra: ‘Bunlar kurumadığı sürece belki azapları hafifletilir’ buyurdu.” Mansûr buna muhalefet etmiş; Mücâhid'den, [o da] İbn Abbâs'tan rivayet etmiş ancak Tâvûs'u zikretmemiştir.

32. Hadis

أَخْبَرَنَا أَيُّوبُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْوَزَّانُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَتْنِي حُكَيْمَةُ بِنْتُ أُمَيْمَةَ، عَنْ أُمِّهَا، أُمَيْمَةَ بِنْتِ رُقَيْقَةَ قَالَتْ كَانَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَدَحٌ مِنْ عَيْدَانٍ يَبُولُ فِيهِ وَيَضَعُهُ تَحْتَ السَّرِيرِ ‏.‏

Bize Eyyûb b. Muhammed el-Vezzân haber verdi; dedi ki: Bize Haccâc anlattı; dedi ki: İbn Cüreyc dedi ki: Bana Hukeyme bint Ümeyme, annesi Ümeyme bint Rukayka'dan haber verdi; dedi ki: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in hurma ağacından yapılmış bir kabı vardı; içine bevl eder ve onu karyolanın altına koyardı.”

33. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ أَنْبَأَنَا أَزْهَرُ، أَنْبَأَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ يَقُولُونَ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَوْصَى إِلَى عَلِيٍّ لَقَدْ دَعَا بِالطَّسْتِ لِيَبُولَ فِيهَا فَانْخَنَثَتْ نَفْسُهُ وَمَا أَشْعُرُ فَإِلَى مَنْ أَوْصَى قَالَ الشَّيْخُ أَزْهَرُ هُوَ ابْنُ سَعْدٍ السَّمَّانُ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi; dedi ki: Bize Ezher haber verdi; İbn Avn'dan; İbrâhîm'den; el-Esved'den; Âişe'den; dedi ki: “İnsanlar: ‘Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Alî'ye vasiyette bulundu’ diyorlar. [Hâlbuki Resûlullah] içine bevl etmek için bir leğen istemişti de, [leğen gelinceye kadar] halsizleşip canı çıkıverdi [vefat etti]; ben [vefat edeceğini] hissetmemiştim bile. [Durum böyleyken] kime vasiyet etti?” -Şeyh Ezher, İbn Sa'd es-Semmân'dır.-

34. Hadis

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَرْجِسَ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبُولَنَّ أَحَدُكُمْ فِي جُحْرٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا لِقَتَادَةَ وَمَا يُكْرَهُ مِنَ الْبَوْلِ فِي الْجُحْرِ قَالَ يُقَالُ إِنَّهَا مَسَاكِنُ الْجِنِّ ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Saîd haber verdi; dedi ki: Bize Muâz b. Hişâm haber verdi; dedi ki: Bana babam anlattı; Katâde'den; Abdullah b. Sercis'ten; Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz sakın bir deliğe bevl etmesin!” Katâde'ye: “Deliğe bevl etmek neden hoş karşılanmaz?” diye sordular. [Katâde]: “Buraların cinlerin meskenleri olduğu söylenir” dedi.

35. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنِ الْبَوْلِ فِي الْمَاءِ الرَّاكِدِ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; dedi ki: Bize el-Leys haber verdi; Ebû'z-Zübeyr'den; Câbir'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem durgun suya bevl etmeyi yasakladı.

36. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الأَشْعَثِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبُولَنَّ أَحَدُكُمْ فِي مُسْتَحَمِّهِ فَإِنَّ عَامَّةَ الْوَسْوَاسِ مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Alî b. Hucre haber verdi; dedi ki: Bize İbnü'l-Mübârek haber verdi; Ma'mer'den; el-Eş'as b. Abdullah'tan; el-Hasan'dan; Abdullah b. Mugaffel'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz sakın yıkandığı yere bevl etmesin! Çünkü vesveselerin çoğu bundandır.”

37. Hadis

أَخْبَرَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، وَقَبِيصَةُ، قَالاَ أَنْبَأَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عُثْمَانَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ مَرَّ رَجُلٌ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَبُولُ فَسَلَّمَ عَلَيْهِ فَلَمْ يَرُدَّ عَلَيْهِ السَّلاَمَ ‏.‏

Bize Mahmûd b. Geylân haber verdi; Zeyd b. el-Hubâb ve Kabîsa anlattı; her ikisi dedi ki: Bize Süfyân haber verdi; ed-Dahhâk b. Osmân'dan; Nâfi'den; İbn Ömer'den; dedi ki: “Bir adam, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bevl ederken yanından geçti ve ona selam verdi; [Nebi] selamına karşılık vermedi.”

38. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ مُعَاذٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ حُضَيْنٍ أَبِي سَاسَانَ، عَنِ الْمُهَاجِرِ بْنِ قُنْفُذٍ، أَنَّهُ سَلَّمَ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَبُولُ فَلَمْ يَرُدَّ عَلَيْهِ السَّلاَمَ حَتَّى تَوَضَّأَ فَلَمَّا تَوَضَّأَ رَدَّ عَلَيْهِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi; dedi ki: Bize Muâz b. Muâz anlattı; dedi ki: Bize Saîd haber verdi; Katâde'den; el-Hasan'dan; Husayn Ebû Sâsân'dan; el-Muhâcir b. Kunfüz'den [nakledildiğine göre]; “O, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bevl ederken ona selam verdi; [Nebi] abdest alıncaya kadar selamına karşılık vermedi. Abdest alınca ise ona [selamına] karşılık verdi.”

39. Hadis

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ بْنِ سَنَّةَ الْخُزَاعِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَسْتَطِيبَ أَحَدُكُمْ بِعَظْمٍ أَوْ رَوْثٍ ‏.‏

Bize Ahmed b. Amr b. es-Serh haber verdi; dedi ki: Bize İbn Vehb haber verdi; dedi ki: Bana Yûnus haber verdi; İbn Şihâb'dan; Ebû Osmân b. Senne el-Huzâî'den; Abdullah b. Mes'ûd'dan [nakledildiğine göre]; “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, birinizin kemik veya tezekle istinca etmesini yasakladı.”

40. Hadis

أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ - عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلاَنَ، قَالَ أَخْبَرَنِي الْقَعْقَاعُ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّمَا أَنَا لَكُمْ مِثْلُ الْوَالِدِ أُعَلِّمُكُمْ إِذَا ذَهَبَ أَحَدُكُمْ إِلَى الْخَلاَءِ فَلاَ يَسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ وَلاَ يَسْتَدْبِرْهَا وَلاَ يَسْتَنْجِ بِيَمِينِهِ ‏"‏ وَكَانَ يَأْمُرُ بِثَلاَثَةِ أَحْجَارٍ وَنَهَى عَنِ الرَّوْثِ وَالرِّمَّةِ ‏.‏

Bize Ya'kūb b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ -yani İbn Saîd- anlattı; Muhammed b. Aclân'dan; dedi ki: Bana el-Ka'kā' haber verdi; Ebû Sâlih'ten; Ebû Hureyre'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Muhakkak ki ben sizin için bir baba gibiyim; [size her şeyi] öğretiyorum. Sizden biriniz tuvalete gittiği zaman kıbleye ne önünü ne de arkasını dönsün ve sağ eliyle istinca etmesin.” [Resûlullah] üç taş [kullanılmasını] emreder, tezek ve kemik [kullanılmasını] ise yasaklardı.

41. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ سَلْمَانَ، قَالَ قَالَ لَهُ رَجُلٌ إِنَّ صَاحِبَكُمْ لَيُعَلِّمُكُمْ حَتَّى الْخِرَاءَةَ ‏.‏ قَالَ أَجَلْ نَهَانَا أَنْ نَسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةَ بِغَائِطٍ أَوْ بَوْلٍ أَوْ نَسْتَنْجِيَ بِأَيْمَانِنَا أَوْ نَكْتَفِيَ بِأَقَلَّ مِنْ ثَلاَثَةِ أَحْجَارٍ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Ebû Muâviye haber verdi; dedi ki: Bize el-A'meş anlattı; İbrâhîm'den; Abdurrahman b. Yezîd'den; Selmân'dan; dedi ki: Bir adam ona [Selmân'a]: “Görüyorum ki arkadaşınız [Peygamberiniz] size tuvalet adabına (hırâe) kadar her şeyi öğretiyor!” dedi. [Selmân]: “Evet! O bizi büyük veya küçük abdest bozarken kıbleye yönelmekten, sağ elimizle istinca etmekten veya üç taştan azıyla yetinmekten men etti” dedi.

42. Hadis

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، عَنْ زُهَيْرٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ لَيْسَ أَبُو عُبَيْدَةَ ذَكَرَهُ وَلَكِنْ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الأَسْوَدِ عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ، يَقُولُ أَتَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْغَائِطَ وَأَمَرَنِي أَنْ آتِيَهُ بِثَلاَثَةِ أَحْجَارٍ فَوَجَدْتُ حَجَرَيْنِ وَالْتَمَسْتُ الثَّالِثَ فَلَمْ أَجِدْهُ فَأَخَذْتُ رَوْثَةً فَأَتَيْتُ بِهِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَخَذَ الْحَجَرَيْنِ وَأَلْقَى الرَّوْثَةَ وَقَالَ ‏ "‏ هَذِهِ رِكْسٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ الرِّكْسُ طَعَامُ الْجِنِّ ‏.‏

Bize Ahmed b. Süleyman haber verdi; dedi ki: Bize Ebû Nuaym anlattı; Züheyr'den; Ebû İshâk'tan; dedi ki: Bunu [Ebû İshâk'ın oğlu] Ebû Ubeyde zikretmedi; fakat Abdurrahman b. el-Esved babasından [naklederek zikretti] ki o, Abdullah'ı şöyle derken işitmiş: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem tuvalete çıktı ve benden kendisine üç taş getirmemi emretti. Ben iki taş buldum, üçüncüsünü aradım ama bulamadım. Bunun üzerine bir tezek parçası alıp [üçünü birden] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e getirdim. [Nebi] iki taşı aldı, tezeği ise attı ve: ‘Bu pistir (riks)’ buyurdu.” -Şeyh [Nesâî] der ki: Riks, cinlerin yiyeceğidir.-

43. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاَهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ يِسَافٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ قَيْسٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا اسْتَجْمَرْتَ فَأَوْتِرْ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Cerîr haber verdi; Mansûr'dan; Hilâl b. Yesâf'tan; Seleme b. Kays'tan; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Taşla istinca ettiğinde [sayıyı] tek yap.”

44. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ قُرْطٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا ذَهَبَ أَحَدُكُمْ إِلَى الْغَائِطِ فَلْيَذْهَبْ مَعَهُ بِثَلاَثَةِ أَحْجَارٍ فَلْيَسْتَطِبْ بِهَا فَإِنَّهَا تَجْزِي عَنْهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; dedi ki: Bize Abdülazîz b. Ebî Hâzim anlattı; babasından; Müslim b. Kurt'tan; Urve'den; Âişe'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz tuvalete gittiği zaman yanında üç taş götürsün ve onlarla istinca etsin; zira bu ona yeterlidir.”

45. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا النَّضْرُ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي مَيْمُونَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا دَخَلَ الْخَلاَءَ أَحْمِلُ أَنَا وَغُلاَمٌ مَعِي نَحْوِي إِدَاوَةً مِنْ مَاءٍ فَيَسْتَنْجِي بِالْمَاءِ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize en-Nadr haber verdi; dedi ki: Bize Şu'be haber verdi; Atâ b. Ebî Meymûne'den; Enes b. Mâlik'i şöyle derken işitmiş: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem tuvalete girdiği zaman ben ve benim gibi bir genç yanımızda su kabı taşırdık; [Resûlullah] su ile istinca ederdi.”

46. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ مُعَاذَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا قَالَتْ مُرْنَ أَزْوَاجَكُنَّ أَنْ يَسْتَطِيبُوا بِالْمَاءِ فَإِنِّي أَسْتَحْيِيهِمْ مِنْهُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَفْعَلُهُ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; dedi ki: Bize Ebû Avâne haber verdi; Katâde'den; Muâze'den; Âişe'den [nakledildiğine göre]; Âişe şöyle demiştir: “Kocalarınıza su ile istinca etmelerini emredin; zira ben onlardan utanıyorum. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bunu yapardı.”

47. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ أَنْبَأَنَا هِشَامٌ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا شَرِبَ أَحَدُكُمْ فَلاَ يَتَنَفَّسْ فِي إِنَائِهِ وَإِذَا أَتَى الْخَلاَءَ فَلاَ يَمَسَّ ذَكَرَهُ بِيَمِينِهِ وَلاَ يَتَمَسَّحْ بِيَمِينِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize İsmâîl b. Mes'ûd haber verdi; dedi ki: Bize Hâlid anlattı; dedi ki: Bize Hişâm haber verdi; Yahyâ'dan; Abdullah b. Ebî Katâde'den; Ebû Katâde'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz [su] içtiği zaman kabın içine nefes vermesin. Tuvalete gittiği zaman da tenasül uzvunu sağ eliyle tutmasın ve sağ eliyle istinca etmesin.”

48. Hadis

أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَتَنَفَّسَ فِي الإِنَاءِ وَأَنْ يَمَسَّ ذَكَرَهُ بِيَمِينِهِ وَأَنْ يَسْتَطِيبَ بِيَمِينِهِ ‏.‏

Bize Abdullah b. Muhammed b. Abdurrahman haber verdi; dedi ki: Bize Abdülvehhâb anlattı; Eyyûb'dan; Yahyâ b. Ebî Kesîr'den; İbn Ebî Katâde'den; babasından; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem; kabın içine nefes vermeyi, tenasül uzvunu sağ elle tutmayı ve sağ elle istinca etmeyi yasakladı.

49. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، وَشُعَيْبُ بْنُ يُوسُفَ، وَاللَّفْظُ، لَهُ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، وَالأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ سَلْمَانَ، قَالَ قَالَ الْمُشْرِكُونَ إِنَّا لَنَرَى صَاحِبَكُمْ يُعَلِّمُكُمُ الْخِرَاءَةَ ‏.‏ قَالَ أَجَلْ نَهَانَا أَنْ يَسْتَنْجِيَ أَحَدُنَا بِيَمِينِهِ وَيَسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةَ وَقَالَ ‏ "‏ لاَ يَسْتَنْجِي أَحَدُكُمْ بِدُونِ ثَلاَثَةِ أَحْجَارٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Amr b. Alî ve Şuayb b. Yûsuf haber verdi; lafız da ona ait olmak üzere Abdurrahman b. Mehdî'den; Süfyân'dan; Mansûr ve el-A'meş'ten; İbrâhîm'den; Abdurrahman b. Yezîd'den; Selmân'dan; dedi ki: Müşrikler: “Arkadaşınızın [Peygamberinizin] size tuvalet adabına kadar [her şeyi] öğrettiğini görüyoruz!” dediler. [Selmân]: “Evet! O birimizin sağ eliyle istinca etmesini ve kıbleye yönelmesini yasakladı ve: ‘Sizden biriniz üç taştan azıyla istinca etmesin’ buyurdu” dedi.

50. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ الْمُخَرِّمِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شَرِيكٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم تَوَضَّأَ فَلَمَّا اسْتَنْجَى دَلَكَ يَدَهُ بِالأَرْضِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdullah b. el-Mübârek el-Muharrimî haber verdi; dedi ki: Bize Vekî' anlattı; Şerîk'ten; İbrâhîm b. Cerîr'den; Ebû Zür'a'dan; Ebû Hureyre'den [nakledildiğine göre]; “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem abdest aldı; istinca edince de elini yere sürttü.”

51. Hadis

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعَيْبٌ، - يَعْنِي ابْنَ حَرْبٍ - قَالَ حَدَّثَنَا أَبَانُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْبَجَلِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَتَى الْخَلاَءَ فَقَضَى الْحَاجَةَ ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ يَا جَرِيرُ هَاتِ طَهُورًا ‏"‏ ‏.‏ فَأَتَيْتُهُ بِالْمَاءِ فَاسْتَنْجَى بِالْمَاءِ وَقَالَ بِيَدِهِ فَدَلَكَ بِهَا الأَرْضَ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ هَذَا أَشْبَهُ بِالصَّوَابِ مِنْ حَدِيثِ شَرِيكٍ وَاللَّهُ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى أَعْلَمُ ‏.‏

Bize Ahmed b. es-Sabbâh haber verdi; dedi ki: Bize Şuayb -yani İbn Harb- anlattı; dedi ki: Bize Ebân b. Abdullah el-Becelî anlattı; dedi ki: Bize İbrâhîm b. Cerîr anlattı; babasından; dedi ki: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikteydim; tuvalete girdi ve ihtiyacını giderdi. Sonra: ‘Ey Cerîr! Temizlik için [su] getir!’ buyurdu. Ben de ona su getirdim; su ile istinca etti ve elini yere sürttü.” -Ebû Abdurrahman [Nesâî] der ki: Bu [rivayet], Şerîk'in hadisinden daha isabetli görünmektedir. En iyisini Allah bilir.-

52. Hadis

أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، وَالْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ، عَنْ أَبِي أُسَامَةَ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمَاءِ وَمَا يَنُوبُهُ مِنَ الدَّوَابِّ وَالسِّبَاعِ ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ إِذَا كَانَ الْمَاءُ قُلَّتَيْنِ لَمْ يَحْمِلِ الْخَبَثَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hennâd b. es-Serî ve el-Huseyn b. Hureys haber verdi; Ebû Üsâme'den; el-Velîd b. Kesîr'den; Muhammed b. Ca'fer'den; Abdullah b. Abdullah b. Ömer'den; babasından; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e, hayvanların ve yırtıcıların uğrak yeri olan su hakkında soruldu. [Resûlullah]: ‘Su iki kulle [miktarına] ulaştığı zaman pislik taşımaz’ buyurdu.”

53. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ أَعْرَابِيًّا، بَالَ فِي الْمَسْجِدِ فَقَامَ إِلَيْهِ بَعْضُ الْقَوْمِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ دَعُوهُ لاَ تُزْرِمُوهُ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا فَرَغَ دَعَا بِدَلْوٍ فَصَبَّهُ عَلَيْهِ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ يَعْنِي لاَ تَقْطَعُوا عَلَيْهِ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; dedi ki: Bize Hammâd haber verdi; Sâbit'ten; Enes'ten [nakledildiğine göre]; “Bir bedevi mescide bevl etti. [Orada bulunan] topluluktan bazıları ona engel olmak için ayağa kalktılar. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘Onu bırakın, idrarını kesmeyin!’ buyurdu. Bedevi işini bitirince, [Resûlullah] bir kova [su] istedi ve onu idrarın üzerine döktü.” -Ebû Abdurrahman [Nesâî]: ‘İdrarını kesmeyin’ ifadesi, onun [idrar yapma eylemini] yarıda kestirmeyin demektir, der.-

54. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبِيدَةُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ بَالَ أَعْرَابِيٌّ فِي الْمَسْجِدِ فَأَمَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِدَلْوٍ مِنْ مَاءٍ فَصُبَّ عَلَيْهِ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; dedi ki: Bize Ubeyde haber verdi; Yahyâ b. Saîd'den; Enes'ten; dedi ki: “Bir bedevi mescide bevl etti. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bir kova su getirilmesini emretti ve su onun üzerine döküldü.”

55. Hadis

أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا، يَقُولُ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى الْمَسْجِدِ فَبَالَ فَصَاحَ بِهِ النَّاسُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اتْرُكُوهُ ‏"‏ ‏.‏ فَتَرَكُوهُ حَتَّى بَالَ ثُمَّ أَمَرَ بِدَلْوٍ فَصُبَّ عَلَيْهِ ‏.‏

Bize Süveyd b. Nasr haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah haber verdi; Yahyâ b. Saîd'den; dedi ki: Enes'i şöyle derken işitmiş: “Bir bedevi mescide gelip bevl etti. İnsanlar ona doğru bağırdılar. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘Onu bırakın!’ buyurdu. [Bedevi] bevl edinceye kadar onu bıraktılar; sonra [Resûlullah] bir kova [su] emretti ve onun üzerine döküldü.”

56. Hadis

أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْوَاحِدِ، عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْوَلِيدِ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَامَ أَعْرَابِيٌّ فَبَالَ فِي الْمَسْجِدِ فَتَنَاوَلَهُ النَّاسُ فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ دَعُوهُ وَأَهْرِيقُوا عَلَى بَوْلِهِ دَلْوًا مِنْ مَاءٍ فَإِنَّمَا بُعِثْتُمْ مُيَسِّرِينَ وَلَمْ تُبْعَثُوا مُعَسِّرِينَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdurrahman b. İbrâhîm haber verdi; Ömer b. Abdülvâhid'den; el-Evzâî'den; Muhammed b. el-Velîd'den; Zührî'den; Ubeydullah b. Abdullah'tan; Ebû Hureyre'den; dedi ki: “Bir bedevi ayağa kalkıp mescide bevl etti. İnsanlar onu yakalamak istedi [tepki gösterdi]. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onlara şöyle buyurdu: ‘Onu bırakın ve idrarının üzerine bir kova su dökün. Siz ancak kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz, zorlaştırıcılar olarak gönderilmediniz.’”

57. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَوْفٌ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبُولَنَّ أَحَدُكُمْ فِي الْمَاءِ الدَّائِمِ ثُمَّ يَتَوَضَّأُ مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ عَوْفٌ وَقَالَ خِلاَسٌ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Îsâ b. Yûnus haber verdi; dedi ki: Bize Avf anlattı; Muhammed'den; Ebû Hureyre'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz durgun suya sakın bevl etmesin; sonra ondan abdest alır.” -Avf dedi ki: Hılâs da Ebû Hureyre'den, [o da] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den benzerini rivayet etmiştir.-

58. Hadis

أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَتِيقٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ يَبُولَنَّ أَحَدُكُمْ فِي الْمَاءِ الدَّائِمِ ثُمَّ يَغْتَسِلُ مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ كَانَ يَعْقُوبُ لاَ يُحَدِّثُ بِهَذَا الْحَدِيثِ إِلاَّ بِدِينَارٍ ‏.‏

Bize Ya'kūb b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize İsmâîl anlattı; Yahyâ b. Atîk'ten; Muhammed b. Sîrîn'den; Ebû Hureyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz durgun suya sakın bevl etmesin; sonra ondan gusül alır.” -Ebû Abdurrahman [Nesâî]: Ya'kūb bu hadisi ancak bir dinar karşılığında anlatırdı, der.-

59. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ سَلَمَةَ، أَنَّ الْمُغِيرَةَ بْنَ أَبِي بُرْدَةَ، مِنْ بَنِي عَبْدِ الدَّارِ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ سَأَلَ رَجُلٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا نَرْكَبُ الْبَحْرَ وَنَحْمِلُ مَعَنَا الْقَلِيلَ مِنَ الْمَاءِ فَإِنْ تَوَضَّأْنَا بِهِ عَطِشْنَا أَفَنَتَوَضَّأُ مِنْ مَاءِ الْبَحْرِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ هُوَ الطَّهُورُ مَاؤُهُ الْحِلُّ مَيْتَتُهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; Mâlik'ten; Safvân b. Süleym'den; Saîd b. Seleme'den; Abdüddâroğullarından el-Mugîre b. Ebî Burde'nin ona haber verdiğine göre; o Ebû Hureyre'yi şöyle derken işitmiş: Bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e sordu: “Ey Allah'ın Resûlü! Biz denize açılıyoruz; yanımızda az miktarda su taşıyoruz. Eğer onunla abdest alırsak susuz kalacağız. Deniz suyuyla abdest alabilir miyiz?” Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Onun suyu temiz, ölüsü [deniz hayvanları] ise helaldir” buyurdu.

60. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ الْقَعْقَاعِ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا اسْتَفْتَحَ الصَّلاَةَ سَكَتَ هُنَيْهَةً فَقُلْتُ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا تَقُولُ فِي سُكُوتِكَ بَيْنَ التَّكْبِيرِ وَالْقِرَاءَةِ قَالَ ‏ "‏ أَقُولُ اللَّهُمَّ بَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَاىَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ اللَّهُمَّ نَقِّنِي مِنْ خَطَايَاىَ كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ اللَّهُمَّ اغْسِلْنِي مِنْ خَطَايَاىَ بِالثَّلْجِ وَالْمَاءِ وَالْبَرَدِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Alî b. Hucre haber verdi; dedi ki: Bize Cerîr anlattı; Umâre b. el-Ka'kā'dan; Ebû Zür'a b. Amr b. Cerîr'den; Ebû Hureyre'den; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namaza başladığında bir süre susardı. Dedim ki: ‘Anam babam sana feda olsun ey Allah'ın Resûlü! Tekbir ile kıraat arasındaki suskunluğunda ne söylüyorsun?’ [Resûlullah] şöyle buyurdu: ‘Şöyle diyorum: Allah'ım! Benimle günahlarımın arasını, doğu ile batının arasını uzaklaştırdığın gibi uzaklaştır. Allah'ım! Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi beni günahlarımdan arındır. Allah'ım! Beni günahlarımdan kar, su ve dolu ile yıka.’”

61. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ اللَّهُمَّ اغْسِلْ خَطَايَاىَ بِمَاءِ الثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّ قَلْبِي مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الأَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Cerîr haber verdi; Hişâm b. Urve'den; babasından; Âişe'den [nakledildiğine göre]; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle derdi: “Allah'ım! Günahlarımı kar ve dolu suyu ile yıka; beyaz elbiseyi kirden arındırdığın gibi kalbimi de günahlardan arındır.”

62. Hadis

أَخْبَرَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْنٌ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ عُبَيْدٍ، عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، قَالَ شَهِدْتُ عَوْفَ بْنَ مَالِكٍ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي عَلَى مَيِّتٍ فَسَمِعْتُ مِنْ دُعَائِهِ وَهُوَ يَقُولُ ‏ "‏ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ وَارْحَمْهُ وَعَافِهِ وَاعْفُ عَنْهُ وَأَكْرِمْ نُزُلَهُ وَأَوْسِعْ مُدْخَلَهُ وَاغْسِلْهُ بِالْمَاءِ وَالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّهِ مِنَ الْخَطَايَا كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ ‏"‏ ‏.‏

Bana Hârûn b. Abdullah haber verdi; dedi ki: Bize Ma'n anlattı; dedi ki: Bize Muâviye b. Sâlih anlattı; Habîb b. Ubeyd'den; Cübeyr b. Nüfeyr'den; dedi ki: Avf b. Mâlik'i şöyle derken işitmiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bir cenaze üzerine namaz kılarken yaptığı duasından şunu işittim: “Allah'ım! Onu bağışla, ona merhamet et, ona afiyet ver ve onu affet. Konakladığı yeri değerli kıl, gireceği yeri genişlet. Onu su, kar ve dolu ile yıka. Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi onu günahlarından arındır.”

63. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا شَرِبَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْسِلْهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; Mâlik'ten; Ebû'z-Zinâd'dan; el-A'rec'den; Ebû Hureyre'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Köpek sizden birinizin kabından [su] içerse, o kabı yedi defa yıkasın.”

64. Hadis

أَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي زِيَادُ بْنُ سَعْدٍ، أَنَّ ثَابِتًا، مَوْلَى عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ زَيْدٍ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا وَلَغَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْسِلْهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ ‏"‏ ‏.‏

Bana İbrâhîm b. el-Hasen haber verdi; dedi ki: Bize Haccâc anlattı; dedi ki: İbn Cüreyc dedi ki: Bana Ziyâd b. Sa'd haber verdi; Abdurrahman b. Zeyd'in azatlısı Sâbit'in ona haber verdiğine göre; o Ebû Hureyre'yi şöyle derken işitmiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Köpek sizden birinizin kabını yalarsa, onu yedi defa yıkasın.”

65. Hadis

أَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي زِيَادُ بْنُ سَعْدٍ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ هِلاَلُ بْنُ أُسَامَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَلَمَةَ، يُخْبِرُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ ‏.‏

Bana İbrâhîm b. el-Hasen haber verdi; dedi ki: Bize Haccâc anlattı; dedi ki: İbn Cüreyc dedi ki: Bana Ziyâd b. Sa'd haber verdi; ona Hilâl b. Üsâme haber vermiş; o Ebû Seleme'yi Ebû Hureyre'den, [o da] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den benzerini naklederken işitmiş.

66. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي رَزِينٍ، وَأَبِي، صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا وَلَغَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيُرِقْهُ ثُمَّ لْيَغْسِلْهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ لاَ أَعْلَمُ أَحَدًا تَابَعَ عَلِيَّ بْنَ مُسْهِرٍ عَلَى قَوْلِهِ فَلْيُرِقْهُ ‏.‏

Bize Alî b. Hucre haber verdi; dedi ki: Bize Alî b. Müshir haber verdi; el-A'meş'ten; Ebû Rezîn ve Ebû Sâlih'ten; Ebû Hureyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Köpek sizden birinizin kabını yalarsa, o [kaptakini] döksün, sonra kabı yedi defa yıkasın.” -Ebû Abdurrahman [Nesâî] der ki: Alî b. Müshir'e ‘onu döksün’ sözünde tabi olan [onun gibi rivayet eden] başka birini bilmiyorum.-

67. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى الصَّنْعَانِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، قَالَ سَمِعْتُ مُطَرِّفًا، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُغَفَّلِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ بِقَتْلِ الْكِلاَبِ وَرَخَّصَ فِي كَلْبِ الصَّيْدِ وَالْغَنَمِ وَقَالَ ‏ "‏ إِذَا وَلَغَ الْكَلْبُ فِي الإِنَاءِ فَاغْسِلُوهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ وَعَفِّرُوهُ الثَّامِنَةَ بِالتُّرَابِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdü'l-A'lâ es-San'ânî haber verdi; dedi ki: Bize Hâlid anlattı; bize Şu'be anlattı; Ebû't-Teyyâh'tan; Mutarrif'i Abdullah b. Mugaffel'den [naklederken] işitmiş; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem köpeklerin öldürülmesini emretti; sonra av ve sürü köpeklerine [beslenmesine] ruhsat verdi ve şöyle buyurdu: ‘Köpek bir kabı yalarsa, onu yedi defa yıkayın, sekizincisini ise toprakla temizleyin.’”

68. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ حُمَيْدَةَ بِنْتِ عُبَيْدِ بْنِ رِفَاعَةَ، عَنْ كَبْشَةَ بِنْتِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ أَبَا قَتَادَةَ، دَخَلَ عَلَيْهَا ثُمَّ ذَكَرَتْ كَلِمَةً مَعْنَاهَا فَسَكَبْتُ لَهُ وَضُوءًا فَجَاءَتْ هِرَّةٌ فَشَرِبَتْ مِنْهُ فَأَصْغَى لَهَا الإِنَاءَ حَتَّى شَرِبَتْ - قَالَتْ كَبْشَةُ - فَرَآنِي أَنْظُرُ إِلَيْهِ فَقَالَ أَتَعْجَبِينَ يَا ابْنَةَ أَخِي فَقُلْتُ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّهَا لَيْسَتْ بِنَجَسٍ إِنَّمَا هِيَ مِنَ الطَّوَّافِينَ عَلَيْكُمْ وَالطَّوَّافَاتِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; Mâlik'ten; İshâk b. Abdullah b. Ebî Talha'dan; Humeyde bint Ubeyd b. Rifâa'dan; Kebşe bint Ka'b b. Mâlik'ten [nakledildiğine göre]; Ebû Katâde onun yanına girmişti. [Kebşe] mana itibarıyla şunu zikretti: ‘Ona abdest suyu döktüm; o sırada bir kedi geldi ve ondan [sudan] içti. [Ebû Katâde] ise su içinceye kadar kabı ona doğru eğdi.’ Kebşe dedi ki: ‘Onun bu yaptığına baktığımı görünce: ‘Ey kardeşimin kızı! [Buna] şaşırıyor musun?’ dedi. Ben de: ‘Evet’ dedim. Bunun üzerine [Ebû Katâde] şöyle dedi: ‘Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘O pis değildir; o ancak sizin etrafınızda dolaşan [evcil hayvan]lardandır’ buyurdu.’”

69. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ أَتَانَا مُنَادِي رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ يَنْهَاكُمْ عَنْ لُحُومِ الْحُمُرِ فَإِنَّهَا رِجْسٌ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdullah b. Yezîd haber verdi; dedi ki: Bize Süfyân anlattı; Eyyûb'dan; Muhammed'den; Enes'ten; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in münadisi [tellalı] bize gelip şöyle seslendi: ‘Muhakkak ki Allah ve Resûlü, ehlî eşek etlerini yemenizi yasaklıyor; zira o pistir (ricis).’”

70. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ شُرَيْحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ كُنْتُ أَتَعَرَّقُ الْعَرْقَ فَيَضَعُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاهُ حَيْثُ وَضَعْتُ وَأَنَا حَائِضٌ وَكُنْتُ أَشْرَبُ مِنَ الإِنَاءِ فَيَضَعُ فَاهُ حَيْثُ وَضَعْتُ وَأَنَا حَائِضٌ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi; dedi ki: Bize Abdurrahman anlattı; Süfyân'dan; el-Mikdâm b. Şureyh'ten; babasından; Âişe radıyallahu anhâ'dan; dedi ki: “Ben hayızlıyken [etli] kemiği sıyırır (yer)dim; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem de ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyardı. Yine ben hayızlıyken kaptan [bir şeyler] içerdim; o da ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyardı.”

71. Hadis

أَخْبَرَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْنٌ، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، ح وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ الرِّجَالُ وَالنِّسَاءُ يَتَوَضَّئُونَ فِي زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَمِيعًا ‏.‏

Bana Hârûn b. Abdullah haber verdi; dedi ki: Bize Ma'n anlattı; dedi ki: Bize Mâlik anlattı. (H) el-Hâris b. Miskîn -ben işitirken ona okunarak- haber verdi; İbnü'l-Kâsım'dan; dedi ki: Bana Mâlik anlattı; Nâfi'den; İbn Ömer'den; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında erkekler ve kadınlar hep birlikte abdest alırlardı.”

72. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا أَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا، كَانَتْ تَغْتَسِلُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الإِنَاءِ الْوَاحِدِ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi; dedi ki: Bize el-Leys haber verdi; İbn Şihâb'dan; Urve'den; Âişe'nin ona haber verdiğine göre; “Kendisi Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte tek bir kaptan guslederlerdi.”

73. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَبْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ بِمَكُّوكٍ وَيَغْتَسِلُ بِخَمْسَةِ مَكَاكِيَّ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ anlattı; dedi ki: Bize Şu'be anlattı; dedi ki: Bana Abdullah b. Abdullah b. Cebr anlattı; dedi ki: Enes b. Mâlik'i şöyle derken işitmiş: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir mekkük [bir ölçek] su ile abdest alır, beş mekkük su ile de guslederdi.”

74. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، ثُمَّ ذَكَرَ كَلِمَةً مَعْنَاهَا حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ حَبِيبٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَبَّادَ بْنَ تَمِيمٍ، يُحَدِّثُ عَنْ جَدَّتِي، وَهِيَ أُمُّ عُمَارَةَ بِنْتُ كَعْبٍ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم تَوَضَّأَ فَأُتِيَ بِمَاءٍ فِي إِنَاءٍ قَدْرَ ثُلُثَىِ الْمُدِّ ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ فَأَحْفَظُ أَنَّهُ غَسَلَ ذِرَاعَيْهِ وَجَعَلَ يَدْلُكُهُمَا وَيَمْسَحُ أُذُنَيْهِ بَاطِنَهُمَا وَلاَ أَحْفَظُ أَنَّهُ مَسَحَ ظَاهِرَهُمَا ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi; dedi ki: Bize Muhammed anlattı -sonra mana itibarıyla [şuna benzer] bir kelime zikretti-; dedi ki: Bize Şu'be, Habîb'den anlattı; dedi ki: Abbâd b. Temîm'i ninemden [naklederken] işittim; o Ümmü Umâre bint Ka'b'dır. [Naklettiğine göre]; “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem abdest aldı; ona bir kap içinde müddün üçte ikisi kadar su getirildi. Şu'be dedi ki: [Resûlullah'ın] kollarını yıkadığını ve onları ovmaya başladığını, kulaklarının ise içlerini meshettiğini hatırlıyorum; ancak kulaklarının dışlarını meshedip meshetmediğini hatırlamıyorum.”

75. Hadis

أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبِ بْنِ عَرَبِيٍّ، عَنْ حَمَّادٍ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، حَدَّثَنِي مَالِكٌ، ح وَأَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ وَقَّاصٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، - رضى الله عنه - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّمَا الأَعْمَالُ بِالنِّيَّةِ وَإِنَّمَا لاِمْرِئٍ مَا نَوَى فَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ إِلَى اللَّهِ وَإِلَى رَسُولِهِ فَهِجْرَتُهُ إِلَى اللَّهِ وَإِلَى رَسُولِهِ وَمَنْ كَانَتْ هِجْرَتُهُ إِلَى دُنْيَا يُصِيبُهَا أَوِ امْرَأَةٍ يَنْكِحُهَا فَهِجْرَتُهُ إِلَى مَا هَاجَرَ إِلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Habîb b. Arabî haber verdi; Hammâd'dan. (H) el-Hâris b. Miskîn -ben işitirken ona okunarak- haber verdi; İbnü'l-Kâsım'dan; dedi ki: Bana Mâlik anlattı. (H) Bize Süleyman b. Mansûr haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah b. el-Mübârek haber verdi -lafız da ona aittir-; Yahyâ b. Saîd'den; Muhammed b. İbrâhîm'den; Alkame b. Vakkâs'tan; Ömer b. el-Hattâb radıyallahu anh'tan; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ameller ancak niyetlere göredir; herkes için ancak niyet ettiği şey vardır. Kimin hicreti Allah'a ve Resûlü'ne ise, hicreti [gerçekten] Allah'a ve Resûlü'nedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalık veya evleneceği bir kadın içinse, hicreti hicret ettiği şeyedir.”

76. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَحَانَتْ صَلاَةُ الْعَصْرِ فَالْتَمَسَ النَّاسُ الْوَضُوءَ فَلَمْ يَجِدُوهُ فَأُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِوَضُوءٍ فَوَضَعَ يَدَهُ فِي ذَلِكَ الإِنَاءِ وَأَمَرَ النَّاسَ أَنْ يَتَوَضَّئُوا فَرَأَيْتُ الْمَاءَ يَنْبُعُ مِنْ تَحْتِ أَصَابِعِهِ حَتَّى تَوَضَّئُوا مِنْ عِنْدِ آخِرِهِمْ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; Mâlik'ten; İshâk b. Abdullah b. Ebî Talha'dan; Enes'ten; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i gördüm; ikindi namazı vakti gelmişti. İnsanlar abdest suyu aradılar ama bulamadılar. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e abdest alacağı bir miktar su getirildi. [Resûlullah] elini o kabın içine koydu ve insanlara abdest almalarını emretti. Suyun, [Resûlullah'ın] parmaklarının altından kaynadığını gördüm; nihayet sonuncusuna varıncaya kadar [hepsi] abdest aldılar.”

77. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ أَنْبَأَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَلَمْ يَجِدُوا مَاءً فَأُتِيَ بِتَوْرٍ فَأَدْخَلَ يَدَهُ فَلَقَدْ رَأَيْتُ الْمَاءَ يَتَفَجَّرُ مِنْ بَيْنِ أَصَابِعِهِ وَيَقُولُ ‏ "‏ حَىَّ عَلَى الطَّهُورِ وَالْبَرَكَةِ مِنَ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ الأَعْمَشُ فَحَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ أَبِي الْجَعْدِ قَالَ قُلْتُ لِجَابِرٍ كَمْ كُنْتُمْ يَوْمَئِذٍ قَالَ أَلْفٌ وَخَمْسُمِائَةٍ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Abdürrezzâk haber verdi; dedi ki: Bize Süfyân haber verdi; el-A'meş'ten; İbrâhîm'den; Alkame'den; Abdullah'tan; dedi ki: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikteydik; [insanlar] abdest suyu bulamadılar. Bunun üzerine [Nebi'ye] bir su kabı getirildi; o da elini onun içine soktu. Yemin olsun ki suyun, [Resûlullah'ın] parmaklarının arasından fışkırdığını gördüm. O da: ‘Haydi temizliğe ve Aziz ve Celil olan Allah'tan gelen berekete!’ buyuruyordu.” el-A'meş dedi ki: Bana Sâlim b. Ebî el-Ca'd anlattı; dedi ki: Câbir'e: “O gün kaç kişiydiniz?” diye sordum. [Câbir]: “Bin beş yüz kişiydik” dedi.

78. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ ثَابِتٍ، وَقَتَادَةُ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ طَلَبَ بَعْضُ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَضُوءًا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ هَلْ مَعَ أَحَدٍ مِنْكُمْ مَاءٌ ‏"‏ ‏.‏ فَوَضَعَ يَدَهُ فِي الْمَاءِ وَيَقُولُ ‏"‏ تَوَضَّئُوا بِسْمِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ فَرَأَيْتُ الْمَاءَ يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ أَصَابِعِهِ حَتَّى تَوَضَّئُوا مِنْ عِنْدِ آخِرِهِمْ ‏.‏ قَالَ ثَابِتٌ قُلْتُ لأَنَسٍ كَمْ تُرَاهُمْ قَالَ نَحْوًا مِنْ سَبْعِينَ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Abdürrezzâk haber verdi; dedi ki: Bize Ma'mer anlattı; Sâbit ve Katâde'den; Enes'ten; dedi ki: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in ashabından bazıları abdest suyu aradılar. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘Yanınızda su olan biri var mı?’ buyurdu. [Su bulunca] elini suyun içine koydu ve: ‘Bismillah diyerek abdest alın’ buyuruyordu. Suyun, [Resûlullah'ın] parmaklarının arasından çıktığını gördüm; nihayet sonuncusuna varıncaya kadar [hepsi] abdest aldılar.” Sâbit dedi ki: Enes'e: “Onları kaç kişi sanıyorsun?” dedim. [Enes]: “Yetmiş kişi civarındaydılar” dedi.

79. Hadis

أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، عَنْ مَالِكٍ، وَيُونُسَ، وَعَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، أَنَّ ابْنَ شِهَابٍ، أَخْبَرَهُمْ عَنْ عَبَّادِ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الْمُغِيرَةِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَاهُ، يَقُولُ سَكَبْتُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ تَوَضَّأَ فِي غَزْوَةِ تَبُوكَ فَمَسَحَ عَلَى الْخُفَّيْنِ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ لَمْ يَذْكُرْ مَالِكٌ عُرْوَةَ بْنَ الْمُغِيرَةِ ‏.‏

Bize Süleyman b. Dâvûd ve el-Hâris b. Miskîn -ben işitirken ona okunarak ve lafız da ona ait olmak üzere- haber verdi; İbn Vehb'den; Mâlik, Yûnus ve Amr b. el-Hâris'ten; İbn Şihâb'ın onlara Abbâd b. Ziyâd'dan; onun da Urve b. el-Mugîre'den [naklederek] haber verdiğine göre; o babasını şöyle derken işitmiş: “Tebük Gazvesi'nde abdest aldığı sırada Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e su döktüm; [Resûlullah] mestleri üzerine meshetti.” -Ebû Abdurrahman [Nesâî] der ki: Mâlik [rivayetinde] Urve b. el-Mugîre'yi zikretmedi.-

80. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَلاَ أُخْبِرُكُمْ بِوُضُوءِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَتَوَضَّأَ مَرَّةً مَرَّةً ‏.‏

Bize Muhammed b. el-Müsennâ haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ anlattı; Süfyân'dan; dedi ki: Bize Zeyd b. Eslem anlattı; Atâ b. Yesâr'dan; İbn Abbâs'tan; dedi ki: “Size Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in abdestini haber vereyim mi?” [Bunun üzerine abdestin rükünlerini] birer defa [yıkayarak] abdest aldı.

81. Hadis

أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، قَالَ أَنْبَأَنَا الأَوْزَاعِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي الْمُطَّلِبُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَنْطَبٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، تَوَضَّأَ ثَلاَثًا ثَلاَثًا يُسْنِدُ ذَلِكَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

Bize Süveyd b. Nasr haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah b. el-Mübârek haber verdi; dedi ki: Bize el-Evzâî haber verdi; dedi ki: Bana el-Muttalib b. Abdullah b. Hantab anlattı; Abdullah b. Ömer [organlarını] üçer defa yıkayarak abdest aldı ve bunu Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e dayandırdı [isnâd etti].

82. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْبَصْرِيُّ، عَنْ بِشْرِ بْنِ الْمُفَضَّلِ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ عَامِرٍ الشَّعْبِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الْمُغِيرَةِ، عَنِ الْمُغِيرَةِ، وَعَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ رَجُلٍ، حَتَّى رَدَّهُ إِلَى الْمُغِيرَةِ - قَالَ ابْنُ عَوْنٍ وَلاَ أَحْفَظُ حَدِيثَ ذَا مِنْ حَدِيثِ ذَا - أَنَّ الْمُغِيرَةَ قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ فَقَرَعَ ظَهْرِي بِعَصًا كَانَتْ مَعَهُ فَعَدَلَ وَعَدَلْتُ مَعَهُ حَتَّى أَتَى كَذَا وَكَذَا مِنَ الأَرْضِ فَأَنَاخَ ثُمَّ انْطَلَقَ ‏.‏ قَالَ فَذَهَبَ حَتَّى تَوَارَى عَنِّي ثُمَّ جَاءَ فَقَالَ ‏"‏ أَمَعَكَ مَاءٌ ‏"‏ ‏.‏ وَمَعِي سَطِيحَةٌ لِي فَأَتَيْتُهُ بِهَا فَأَفْرَغْتُ عَلَيْهِ فَغَسَلَ يَدَيْهِ وَوَجْهَهُ وَذَهَبَ لِيَغْسِلَ ذِرَاعَيْهِ وَعَلَيْهِ جُبَّةٌ شَامِيَّةٌ ضَيِّقَةُ الْكُمَّيْنِ فَأَخْرَجَ يَدَهُ مِنْ تَحْتِ الْجُبَّةِ فَغَسَلَ وَجْهَهُ وَذِرَاعَيْهِ وَذَكَرَ مِنْ نَاصِيَتِهِ شَيْئًا وَعِمَامَتِهِ شَيْئًا - قَالَ ابْنُ عَوْنٍ لاَ أَحْفَظُ كَمَا أُرِيدُ ثُمَّ مَسَحَ عَلَى خُفَّيْهِ - ثُمَّ قَالَ ‏"‏ حَاجَتَكَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَيْسَتْ لِي حَاجَةٌ فَجِئْنَا وَقَدْ أَمَّ النَّاسَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَوْفٍ وَقَدْ صَلَّى بِهِمْ رَكْعَةً مِنْ صَلاَةِ الصُّبْحِ فَذَهَبْتُ لأُوذِنَهُ فَنَهَانِي فَصَلَّيْنَا مَا أَدْرَكْنَا وَقَضَيْنَا مَا سُبِقْنَا ‏.‏

Bize Muhammed b. İbrâhîm el-Basrî, Bişr b. el-Mufaddal'dan; İbn Avn'dan; Âmir eş-Şa'bî'den; Urve b. el-Mugîre'den; Mugîre'den; ve Muhammed b. Sîrîn'den; [o da] bir adamdan; nihayet hadisi Mugîre'ye dayandırarak haber verdi. -İbn Avn dedi ki: Şunun hadisini bunun hadisinden [ayıracak kadar] tam hatırlamıyorum.- Mugîre dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte bir yolculuktaydık. Yanındaki sopa ile sırtıma vurdu; [yoldan] saptı, ben de onunla birlikte saptım. Nihayet arazinin falan ve falan yerine gelince [hayvanını] ıhtırdı [çöktürdü], sonra yürüdü. [Mugîre] dedi ki: Gözden kayboluncaya kadar gitti; sonra geldi ve: ‘Yanında su var mı?’ buyurdu. Yanımda su kabım vardı; onu [Nebi'ye] getirdim. Üzerine [su] döktüm; ellerini ve yüzünü yıkadı. Kollarını yıkamaya gitti; üzerinde kolları dar Şam işi bir cübbe vardı. Elini cübbenin altından çıkardı; yüzünü ve kollarını yıkadı. Alnından ve sarığından bir şeyler [onlara meshettiğini] zikretti. -İbn Avn dedi ki: İstediğim gibi tam hatırlamıyorum; sonra mestleri üzerine meshetti.- Sonra: ‘Senin bir ihtiyacın var mı?’ buyurdu. Ben de: ‘Ey Allah'ın Resûlü! Bir ihtiyacım yok’ dedim. [İnsanların yanına] geldik; Abdurrahman b. Avf insanlara imam olmuş, onlara sabah namazından bir rekat kıldırmıştı. Ona [Resûlullah'ın geldiğini] haber vermek için gittim ama [Resûlullah] beni men etti. Yetiştiğimiz [kısmı] kıldık, yetişemediğimiz [kısmı] ise kaza ettik.”

83. Hadis

أَخْبَرَنَا حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، عَنْ سُفْيَانَ، - وَهُوَ ابْنُ حَبِيبٍ - عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي أَوْسٍ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اسْتَوْكَفَ ثَلاَثًا ‏.‏

Bize Humeyd b. Mes'ade haber verdi; Süfyân'dan -ki o İbn Habîb'dir-; Şu'be'den; en-Nu'mân b. Sâlim'den; İbn Ebî Evs'ten; o da dedesinden [naklederek] şöyle dedi: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in ellerini [bileklerine kadar] üç defa yıkadığını gördüm.”

84. Hadis

أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ اللَّيْثِيِّ، عَنْ حُمْرَانَ بْنِ أَبَانَ، قَالَ رَأَيْتُ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ - رضى الله عنه - تَوَضَّأَ فَأَفْرَغَ عَلَى يَدَيْهِ ثَلاَثًا فَغَسَلَهُمَا ثُمَّ تَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا ثُمَّ غَسَلَ يَدَهُ الْيُمْنَى إِلَى الْمِرْفَقِ ثَلاَثًا ثُمَّ الْيُسْرَى مِثْلَ ذَلِكَ ثُمَّ مَسَحَ بِرَأْسِهِ ثُمَّ غَسَلَ قَدَمَهُ الْيُمْنَى ثَلاَثًا ثُمَّ الْيُسْرَى مِثْلَ ذَلِكَ ثُمَّ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَوَضَّأَ نَحْوَ وُضُوئِي ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ مَنْ تَوَضَّأَ نَحْوَ وُضُوئِي هَذَا ثُمَّ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ لاَ يُحَدِّثُ نَفْسَهُ فِيهِمَا بِشَىْءٍ غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Süveyd b. Nasr haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah haber verdi; Ma'mer'den; Zührî'den; Atâ b. Yezîd el-Leysî'den; Humrân b. Ebân'dan; dedi ki: “Osmân b. Affân radıyallahu anh'ı abdest alırken gördüm; ellerine [kaptan su] döküp onları üç defa yıkadı. Sonra ağzına su alıp çalkaladı (mazmaza), burnuna su çekip temizledi (istinşak). Sonra yüzünü üç defa yıkadı. Sonra sağ elini dirseğine kadar üç defa, sonra sol elini de aynı şekilde yıkadı. Sonra başını meshetti. Sonra sağ ayağını üç defa, sonra sol ayağını da aynı şekilde yıkadı. Sonra dedi ki: ‘Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i benim şu abdestim gibi abdest alırken gördüm.’ Sonra [Resûlullah] şöyle buyurdu: ‘Kim benim şu abdestim gibi abdest alır, sonra iki rekat namaz kılar ve o namazda [dünyevi bir şeyi] aklından geçirmezse, geçmiş günahları bağışlanır.’”

85. Hadis

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُغِيرَةِ، قَالَ حَدَّثَنَا عُثْمَانُ، - هُوَ ابْنُ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرِ بْنِ دِينَارٍ الْحِمْصِيُّ عَنْ - شُعَيْبٍ، - هُوَ ابْنُ أَبِي حَمْزَةَ - عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي عَطَاءُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ حُمْرَانَ، أَنَّهُ رَأَى عُثَّمَانَ دَعَا بِوَضُوءٍ فَأَفْرَغَ عَلَى يَدَيْهِ مِنْ إِنَائِهِ فَغَسَلَهَا ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ أَدْخَلَ يَمِينَهُ فِي الْوَضُوءِ فَتَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا وَيَدَيْهِ إِلَى الْمِرْفَقَيْنِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ مَسَحَ بِرَأْسِهِ ثُمَّ غَسَلَ كُلَّ رِجْلٍ مِنْ رِجْلَيْهِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَوَضَّأَ وُضُوئِي هَذَا ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ مَنْ تَوَضَّأَ مِثْلَ وُضُوئِي هَذَا ثُمَّ قَامَ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ لاَ يُحَدِّثُ فِيهِمَا نَفْسَهُ بِشَىْءٍ غَفَرَ اللَّهُ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ahmed b. Muhammed b. el-Mugîre haber verdi; dedi ki: Bize Osmân -ki o İbn Saîd b. Kesîr b. Dînâr el-Hımsî'dir- haber verdi; Şuayb'dan -ki o İbn Ebî Hamza'dır-; Zührî'den; dedi ki: Bana Atâ b. Yezîd, Humrân'dan [naklederek] haber verdiğine göre o, Osmân'ı abdest suyu isterken görmüştü. [Osmân] kabından ellerine [su] döküp onları üç defa yıkadı. Sonra sağ elini abdest suyuna soktu; ağzına su alıp çalkaladı (mazmaza), burnuna su çekip temizledi (istinşak). Sonra yüzünü üç defa yıkadı. Kollarını da dirseklerine kadar üçer defa yıkadı. Sonra başını meshetti. Sonra ayaklarının her birini üçer defa yıkadı. Sonra dedi ki: ‘Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i benim şu abdestim gibi abdest alırken gördüm.’ Sonra [Resûlullah] şöyle buyurdu: ‘Kim benim şu abdestim gibi abdest alır, sonra kalkıp iki rekat namaz kılar ve o namazda [dünyevi bir şeyi] aklından geçirmezse, Allah onun geçmiş günahlarını bağışlar.’”

86. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ، ح وَحَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ عِيسَى، عَنْ مَعْنٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا تَوَضَّأَ أَحَدُكُمْ فَلْيَجْعَلْ فِي أَنْفِهِ مَاءً ثُمَّ لْيَسْتَنْثِرْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Mansûr haber verdi; dedi ki: Bize Süfyân anlattı; dedi ki: Bize Ebû'z-Zinâd anlattı. (H) Bize el-Huseyn b. Îsâ haber verdi; Ma'n'dan; Mâlik'ten; Ebû'z-Zinâd'dan; el-A'rec'den; Ebû Hureyre'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz abdest aldığı zaman burnuna su çeksin (istinşak), sonra da onu çıkarsın [burnunu temizlesin] (istinşar).”

87. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ كَثِيرٍ، ح وَأَنْبَأَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي هَاشِمٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ لَقِيطِ بْنِ صَبْرَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَخْبِرْنِي عَنِ الْوُضُوءِ، قَالَ ‏ "‏ أَسْبِغِ الْوُضُوءَ وَبَالِغْ فِي الاِسْتِنْشَاقِ إِلاَّ أَنْ تَكُونَ صَائِمًا ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ b. Süleym anlattı; İsmâîl b. Kesîr'den. (H) Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Vekî' haber verdi; Süfyân'dan; Ebû Hâşim'den; Âsım b. Lakît b. Sabra'dan; o da babasından [naklederek] şöyle dedi: “Ey Allah'ın Resûlü! Bana abdestten haber ver” dedim. [Resûlullah]: “Abdesti tam yap [organlarını tam yıka] ve oruçlu olmadığın sürece burnuna su çekerken (istinşak) mübalağa et [suyu iyice çek]” buyurdu.

88. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ تَوَضَّأَ فَلْيَسْتَنْثِرْ وَمَنِ اسْتَجْمَرَ فَلْيُوتِرْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe, Mâlik'ten haber verdi. (H) Bize İshâk b. Mansûr haber verdi; dedi ki: Bize Abdurrahman haber verdi; Mâlik'ten; İbn Şihâb'dan; Ebû İdrîs el-Havlânî'den; Ebû Hureyre'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim abdest alırsa burnunu temizlesin (istinşar), kim de taşla istinca ederse [sayıyı] tek yapsın.”

89. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ يِسَافٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ قَيْسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا تَوَضَّأْتَ فَاسْتَنْثِرْ وَإِذَا اسْتَجْمَرْتَ فَأَوْتِرْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; dedi ki: Bize Hammâd haber verdi; Mansûr'dan; Hilâl b. Yesâf'tan; Seleme b. Kays'tan [nakledildiğine göre]; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Abdest aldığında burnunu temizle (istinşar), taşla istinca ettiğinde ise [sayıyı] tek yap.”

90. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ زُنْبُورٍ الْمَكِّيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَهُ عَنْ عِيسَى بْنِ طَلْحَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا اسْتَيْقَظَ أَحَدُكُمْ مِنْ مَنَامِهِ فَتَوَضَّأَ فَلْيَسْتَنْثِرْ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ فَإِنَّ الشَّيْطَانَ يَبِيتُ عَلَى خَيْشُومِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Zünbûr el-Mekkî haber verdi; dedi ki: Bize İbn Ebî Hâzim anlattı; Yezîd b. Abdullah'tan; Muhammed b. İbrâhîm'in ona anlattığına göre; Îsâ b. Talha'dan; Ebû Hureyre'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz uykusundan uyandığı zaman abdest alırsa burnunu üç defa temizlesin (istinşar). Çünkü şeytan onun genzinde [burun boşluğunda] geceler.”

91. Hadis

أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ زَائِدَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ خَيْرٍ، عَنْ عَلِيٍّ، أَنَّهُ دَعَا بِوَضُوءٍ فَتَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ وَنَثَرَ بِيَدِهِ الْيُسْرَى فَفَعَلَ هَذَا ثَلاَثًا ثُمَّ قَالَ هَذَا طُهُورُ نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

Bize Mûsâ b. Abdurrahman haber verdi; dedi ki: Bize Huseyn b. Alî anlattı; Zâide'den; dedi ki: Bize Hâlid b. Alkame anlattı; Abdü Hayr'dan; Alî'den [nakledildiğine göre]; Alî abdest suyu istedi; ağzına su alıp çalkaladı (mazmaza), burnuna su çekti (istinşak) ve sol eliyle burnunu temizledi (istinşar). Bunu üç defa yaptıktan sonra şöyle dedi: “İşte Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem’in abdesti budur.”

92. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ خَالِدِ بْنِ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ خَيْرٍ، قَالَ أَتَيْنَا عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ - رضى الله عنه - وَقَدْ صَلَّى فَدَعَا بِطَهُورٍ فَقُلْنَا مَا يَصْنَعُ بِهِ وَقَدْ صَلَّى مَا يُرِيدُ إِلاَّ لِيُعَلِّمَنَا فَأُتِيَ بِإِنَاءٍ فِيهِ مَاءٌ وَطَسْتٍ فَأَفْرَغَ مِنَ الإِنَاءِ عَلَى يَدَيْهِ فَغَسَلَهَا ثَلاَثًا ثُمَّ تَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ ثَلاَثًا مِنَ الْكَفِّ الَّذِي يَأْخُذُ بِهِ الْمَاءَ ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا وَغَسَلَ يَدَهُ الْيُمْنَى ثَلاَثًا وَيَدَهُ الشِّمَالَ ثَلاَثًا وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ مَرَّةً وَاحِدَةً ثُمَّ غَسَلَ رِجْلَهُ الْيُمْنَى ثَلاَثًا وَرِجْلَهُ الشِّمَالَ ثَلاَثًا ثُمَّ قَالَ مَنْ سَرَّهُ أَنْ يَعْلَمَ وُضُوءَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَهُوَ هَذَا ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; dedi ki: Bize Ebû Avâne anlattı; Hâlid b. Alkame'den; Abdü Hayr'dan; dedi ki: Alî b. Ebî Tâlib radıyallahu anh'ın yanına geldik; namazını kılmıştı. Abdest suyu istedi. Biz kendi kendimize: “Namazı kılmışken suyu ne yapacak?” dedik. O ise ancak bize [abdesti] öğretmek istiyordu. İçinde su olan bir kap ve bir leğen getirildi. Kaptan ellerine [su] döküp onları üç defa yıkadı. Sonra suyu aldığı [aynı] avucuyla üç defa ağzına su verip çalkaladı (mazmaza) ve burnuna su çekti (istinşak). Sonra yüzünü üç defa yıkadı. Sağ elini üç defa, sol elini de üç defa yıkadı. Başını bir defa meshetti. Sonra sağ ayağını üç defa, sol ayağını da üç defa yıkadı. Sonra şöyle dedi: “Kim Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in abdestini öğrenmekten hoşlanırsa, işte o budur.”

93. Hadis

أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، - وَهُوَ ابْنُ الْمُبَارَكِ - عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ مَالِكِ بْنِ عُرْفُطَةَ، عَنْ عَبْدِ خَيْرٍ، عَنْ عَلِيٍّ، رضى الله عنه أَنَّهُ أُتِيَ بِكُرْسِيٍّ فَقَعَدَ عَلَيْهِ ثُمَّ دَعَا بِتَوْرٍ فِيهِ مَاءٌ فَكَفَأَ عَلَى يَدَيْهٍ ثَلاَثًا ثُمَّ مَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ بِكَفٍّ وَاحِدٍ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ وَغَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا وَغَسَلَ ذِرَاعَيْهِ ثَلاَثًا ثَلاَثًا وَأَخَذَ مِنَ الْمَاءِ فَمَسَحَ بِرَأْسِهِ - وَأَشَارَ شُعْبَةُ مَرَّةً مِنْ نَاصِيَتِهِ إِلَى مُؤَخَّرِ رَأْسِهِ - ثُمَّ قَالَ - لاَ أَدْرِي أَرَدَّهُمَا أَمْ لاَ - وَغَسَلَ رِجْلَيْهِ ثَلاَثًا ثَلاَثًا ثُمَّ قَالَ مَنْ سَرَّهُ أَنْ يَنْظُرَ إِلَى طُهُورِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَهَذَا طُهُورُهُ ‏.‏ وَقَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ هَذَا خَطَأٌ وَالصَّوَابُ خَالِدُ بْنُ عَلْقَمَةَ لَيْسَ مَالِكَ بْنَ عُرْفُطَةَ ‏.‏

Bize Süveyd b. Nasr haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah -ki o İbnü'l-Mübârek'tir- haber verdi; Şu'be'den; Mâlik b. Urfuta'dan; Abdü Hayr'dan; Alî radıyallahu anh'tan [nakledildiğine göre]; kendisine bir kürsü [tabure] getirildi ve üzerine oturdu. Sonra içinde su olan bir kap istedi; ellerine üç defa [su] döküp yıkadı. Sonra tek bir avuçla üçer defa ağzına su verdi (mazmaza) ve burnuna su çekti (istinşak). Yüzünü üç defa yıkadı. Kollarını da üçer defa yıkadı. Bir miktar su alıp başını meshetti. -Şu'be bir defasında alnından başının arkasına doğru işaret etti.- Sonra [Alî]: ‘[Ellerini başının arkasından tekrar öne] çevirdi mi çevirmedi mi bilmiyorum’ dedi. Ayaklarını da üçer defa yıkadı. Sonra: ‘Kim Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in temizliğine [abdestine] bakmaktan hoşlanırsa, işte onun temizliği budur’ dedi.” -Ebû Abdurrahman [Nesâî] der ki: Bu [rivayet] hatalıdır; doğrusu [ismin] Mâlik b. Urfuta değil, Hâlid b. Alkame olmasıdır.-

94. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، وَحُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، عَنْ يَزِيدَ، - وَهُوَ ابْنُ زُرَيْعٍ - قَالَ حَدَّثَنِي شُعْبَةُ، عَنْ مَالِكِ بْنِ عُرْفُطَةَ، عَنْ عَبْدِ خَيْرٍ، قَالَ شَهِدْتُ عَلِيًّا دَعَا بِكُرْسِيٍّ فَقَعَدَ عَلَيْهِ ثُمَّ دَعَا بِمَاءٍ فِي تَوْرٍ فَغَسَلَ يَدَيْهِ ثَلاَثًا ثُمَّ مَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ بِكَفٍّ وَاحِدٍ ثَلاَثًا ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا وَيَدَيْهِ ثَلاَثًا ثَلاَثًا ثُمَّ غَمَسَ يَدَهُ فِي الإِنَاءِ فَمَسَحَ بِرَأْسِهِ ثُمَّ غَسَلَ رِجْلَيْهِ ثَلاَثًا ثَلاَثًا ثُمَّ قَالَ مَنْ سَرَّهُ أَنْ يَنْظُرَ إِلَى وُضُوءِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَهَذَا وَضُوؤُهُ ‏.‏

Bize Amr b. Alî ve Humeyd b. Mes'ade haber verdi; Yezîd'den -ki o İbn Zürey'dir-; dedi ki: Bana Şu'be, Mâlik b. Urfuta'dan anlattı; Abdü Hayr'dan; dedi ki: Alî'yi [şöyle yaparken] gördüm: Bir kürsü istedi ve üzerine oturdu. Sonra bir kap içinde su istedi ve ellerini üç defa yıkadı. Sonra tek bir avucuyla üç defa ağzına su verip çalkaladı (mazmaza) ve burnuna su çekti (istinşak). Sonra yüzünü üç defa yıkadı. Ellerini [kollarını] de üçer defa yıkadı. Sonra elini kaba daldırıp başını meshetti. Ayaklarını da üçer defa yıkadı. Sonra: ‘Kim Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in abdestine bakmaktan hoşlanırsa, işte onun abdesti budur’ dedi.”

95. Hadis

أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ الْمِقْسَمِيُّ، قَالَ أَنْبَأَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ حَدَّثَنِي شَيْبَةُ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ، أَخْبَرَهُ قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي عَلِيٌّ، أَنَّ الْحُسَيْنَ بْنَ عَلِيٍّ، قَالَ دَعَانِي أَبِي عَلِيٌّ بِوَضُوءٍ فَقَرَّبْتُهُ لَهُ فَبَدَأَ فَغَسَلَ كَفَّيْهِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ قَبْلَ أَنْ يُدْخِلَهُمَا فِي وَضُوئِهِ ثُمَّ مَضْمَضَ ثَلاَثًا وَاسْتَنْثَرَ ثَلاَثًا ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ غَسَلَ يَدَهُ الْيُمْنَى إِلَى الْمِرْفَقِ ثَلاَثًا ثُمَّ الْيُسْرَى كَذَلِكَ ثُمَّ مَسَحَ بِرَأْسِهِ مَسْحَةً وَاحِدَةً ثُمَّ غَسَلَ رِجْلَهُ الْيُمْنَى إِلَى الْكَعْبَيْنِ ثَلاَثًا ثُمَّ الْيُسْرَى كَذَلِكَ ثُمَّ قَامَ قَائِمًا فَقَالَ نَاوِلْنِي فَنَاوَلْتُهُ الإِنَاءَ الَّذِي فِيهِ فَضْلُ وَضُوئِهِ فَشَرِبَ مِنْ فَضْلِ وَضُوئِهِ قَائِمًا فَعَجِبْتُ فَلَمَّا رَآنِي قَالَ لاَ تَعْجَبْ فَإِنِّي رَأَيْتُ أَبَاكَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَصْنَعُ مِثْلَ مَا رَأَيْتَنِي صَنَعْتُ يَقُولُ لِوُضُوئِهِ هَذَا وَشُرْبِ فَضْلِ وَضُوئِهِ قَائِمًا ‏.‏

Bize İbrâhîm b. el-Hasen el-Miksemî haber verdi; dedi ki: Bize Haccâc haber verdi; dedi ki: İbn Cüreyc dedi ki: Bana Şeybe anlattı; Muhammed b. Alî'nin ona haber verdiğine göre; babası Alî ona şöyle anlatmış: Huseyn b. Alî dedi ki: “Babam Alî beni abdest suyu için çağırdı; ben de ona yaklaştırdım. Başlayıp ellerini abdest suyuna sokmadan önce üç defa yıkadı. Sonra üç defa ağzına su verip çalkaladı (mazmaza), üç defa da burnunu temizledi (istinşar). Sonra yüzünü üç defa yıkadı. Sonra sağ elini dirseğine kadar üç defa, sonra sol elini de aynı şekilde yıkadı. Sonra başını bir defa meshetti. Sonra sağ ayağını topuklarına kadar üç defa, sonra sol ayağını da aynı şekilde yıkadı. Sonra ayağa kalkıp: ‘Bana ver!’ dedi. Ben de ona abdestinden artan suyun bulunduğu kabı verdim; o da abdestinden artan suyu ayakta içti. Ben [bu duruma] şaşırdım. Benim [şaşırdığımı] görünce: ‘Şaşırma! Çünkü ben baban olan Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’i aynen benim şu yaptığımı yaparken gördüm. [Nebi] bu abdesti için [böyle yapar] ve abdestinden artan suyu ayakta içerdi’ dedi.”

96. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي حَيَّةَ، - وَهُوَ ابْنُ قَيْسٍ - قَالَ رَأَيْتُ عَلِيًّا - رضى الله عنه - تَوَضَّأَ فَغَسَلَ كَفَّيْهِ حَتَّى أَنْقَاهُمَا ثُمَّ تَمَضْمَضَ ثَلاَثًا وَاسْتَنْشَقَ ثَلاَثًا وَغَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا وَغَسَلَ ذِرَاعَيْهِ ثَلاَثًا ثَلاَثًا ثُمَّ مَسَحَ بِرَأْسِهِ ثُمَّ غَسَلَ قَدَمَيْهِ إِلَى الْكَعْبَيْنِ ثُمَّ قَامَ فَأَخَذَ فَضْلَ طَهُورِهِ فَشَرِبَ وَهُوَ قَائِمٌ ثُمَّ قَالَ أَحْبَبْتُ أَنْ أُرِيَكُمْ كَيْفَ طَهُورُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi; dedi ki: Bize Ebû'l-Ahvas anlattı; Ebû İshâk'tan; Ebû Hayye'den -ki o İbn Kays'tır-; dedi ki: “Alî radıyallahu anh'ı abdest alırken gördüm; ellerini temizleyinceye kadar yıkadı. Sonra üç defa ağzına su verdi (mazmaza), üç defa da burnuna su çekti (istinşak). Yüzünü üç defa yıkadı. Kollarını da üçer defa yıkadı. Sonra başını meshetti. Sonra ayaklarını topuklarına kadar yıkadı. Sonra ayağa kalkıp abdestinden artan suyu aldı ve ayaktayken içti. Sonra: ‘Size Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in temizliği [abdesti] nasıldır göstermek istedim’ dedi.”

97. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى الْمَازِنِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدِ بْنِ عَاصِمٍ - وَكَانَ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ جَدُّ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى - هَلْ تَسْتَطِيعُ أَنْ تُرِيَنِي كَيْفَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ زَيْدٍ نَعَمْ ‏.‏ فَدَعَا بِوَضُوءٍ فَأَفْرَغَ عَلَى يَدَيْهِ فَغَسَلَ يَدَيْهِ مَرَّتَيْنِ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ تَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ ثَلاَثًا ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا ثُمَّ غَسَلَ يَدَيْهِ مَرَّتَيْنِ مَرَّتَيْنِ إِلَى الْمِرْفَقَيْنِ ثُمَّ مَسَحَ رَأْسَهُ بِيَدَيْهِ فَأَقْبَلَ بِهِمَا وَأَدْبَرَ بَدَأَ بِمُقَدَّمِ رَأْسِهِ ثُمَّ ذَهَبَ بِهِمَا إِلَى قَفَاهُ ثُمَّ رَدَّهُمَا حَتَّى رَجَعَ إِلَى الْمَكَانِ الَّذِي بَدَأَ مِنْهُ ثُمَّ غَسَلَ رِجْلَيْهِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Seleme ve el-Hâris b. Miskîn -ben işitirken ona okunarak ve lafız da ona ait olmak üzere- haber verdi; İbnü'l-Kâsım'dan; dedi ki: Bana Mâlik anlattı; Amr b. Yahyâ el-Mâzinî'den; babasından [nakledildiğine göre]; o Abdullah b. Zeyd b. Âsım'a -ki o Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in ashabındandı ve Amr b. Yahyâ'nın dedesiydi-: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in nasıl abdest aldığını bana gösterebilir misin?” dedi. Abdullah b. Zeyd: “Evet” dedi. Abdest suyu istedi; ellerine [su] döküp onları ikişer defa yıkadı. Sonra üç defa ağzına su verdi (mazmaza) ve burnuna su çekti (istinşak). Sonra yüzünü üç defa yıkadı. Sonra ellerini [kollarını] dirseklerine kadar ikişer defa yıkadı. Sonra elleriyle başını meshetti; ellerini [başının üzerinde] öne ve arkaya doğru hareket ettirdi. [Meshetmeye] başının ön kısmından başladı, sonra ellerini ensesine kadar götürdü, sonra ellerini başladığı yere geri getirdi. Sonra ayaklarını yıkadı.

98. Hadis

أَخْبَرَنَا عُتْبَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ مَالِكٍ، - هُوَ ابْنُ أَنَسٍ - عَنْ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدِ بْنِ عَاصِمٍ - وَهُوَ جَدُّ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى - هَلْ تَسْتَطِيعُ أَنْ تُرِيَنِي، كَيْفَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ زَيْدٍ نَعَمْ ‏.‏ فَدَعَا بِوَضُوءٍ فَأَفْرَغَ عَلَى يَدِهِ الْيُمْنَى فَغَسَلَ يَدَيْهِ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ مَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ ثَلاَثًا ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا ثُمَّ غَسَلَ يَدَيْهِ مَرَّتَيْنِ مَرَّتَيْنِ إِلَى الْمِرْفَقَيْنِ ثُمَّ مَسَحَ رَأْسَهُ بِيَدَيْهِ فَأَقْبَلَ بِهِمَا وَأَدْبَرَ بَدَأَ بِمُقَدَّمِ رَأْسِهِ ثُمَّ ذَهَبَ بِهِمَا إِلَى قَفَاهُ ثُمَّ رَدَّهُمَا حَتَّى رَجَعَ إِلَى الْمَكَانِ الَّذِي بَدَأَ مِنْهُ ثُمَّ غَسَلَ رِجْلَيْهِ ‏.‏

Bize Utbe b. Abdullah haber verdi; Mâlik'ten -ki o İbn Enes'tir-; Amr b. Yahyâ'dan; babasından [nakledildiğine göre]; o Abdullah b. Zeyd b. Âsım'a -ki o Amr b. Yahyâ'nın dedesidir-: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in nasıl abdest aldığını bana gösterebilir misin?” dedi. Abdullah b. Zeyd: “Evet” dedi. Abdest suyu istedi; sağ eline [su] döküp ellerini ikişer defa yıkadı. Sonra üç defa ağzına su verdi (mazmaza) ve burnuna su çekti (istinşak). Sonra yüzünü üç defa yıkadı. Sonra ellerini [kollarını] dirseklerine kadar ikişer defa yıkadı. Sonra elleriyle başını meshetti; ellerini [başının üzerinde] öne ve arkaya doğru hareket ettirdi. [Meshetmeye] başının ön kısmından başladı, sonra ellerini ensesine kadar götürdü, sonra ellerini başladığı yere geri getirdi. Sonra ayaklarını yıkadı.

99. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدٍ، - الَّذِي أُرِيَ النِّدَاءَ - قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَوَضَّأَ فَغَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا وَيَدَيْهِ مَرَّتَيْنِ وَغَسَلَ رِجْلَيْهِ مَرَّتَيْنِ وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ مَرَّتَيْنِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Mansûr haber verdi; dedi ki: Bize Süfyân anlattı; Amr b. Yahyâ'dan; babasından; -ezan kendisine rüyasında gösterilen- Abdullah b. Zeyd'den; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i abdest alırken gördüm; yüzünü üç defa, ellerini [kollarını] ikişer defa, ayaklarını ikişer defa yıkadı ve başını iki defa meshetti.”

100. Hadis

أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، عَنْ جُعَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ مَرْوَانَ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ أَبِي ذُبَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو عَبْدِ اللَّهِ، سَالِمٌ سَبَلاَنُ قَالَ وَكَانَتْ عَائِشَةُ تَسْتَعْجِبُ بِأَمَانَتِهِ وَتَسْتَأْجِرُهُ فَأَرَتْنِي كَيْفَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ فَتَمَضْمَضَتْ وَاسْتَنْثَرَتْ ثَلاَثًا وَغَسَلَتْ وَجْهَهَا ثَلاَثًا ثُمَّ غَسَلَتْ يَدَهَا الْيُمْنَى ثَلاَثًا وَالْيُسْرَى ثَلاَثًا وَوَضَعَتْ يَدَهَا فِي مُقَدَّمِ رَأْسِهَا ثُمَّ مَسَحَتْ رَأْسَهَا مَسْحَةً وَاحِدَةً إِلَى مُؤَخَّرِهِ ثُمَّ أَمَرَّتْ يَدَيْهَا بِأُذُنَيْهَا ثُمَّ مَرَّتْ عَلَى الْخَدَّيْنِ قَالَ سَالِمٌ كُنْتُ آتِيهَا مُكَاتَبًا مَا تَخْتَفِي مِنِّي فَتَجْلِسُ بَيْنَ يَدَىَّ وَتَتَحَدَّثُ مَعِي حَتَّى جِئْتُهَا ذَاتَ يَوْمٍ فَقُلْتُ ادْعِي لِي بِالْبَرَكَةِ يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ ‏.‏ قَالَتْ وَمَا ذَاكَ قُلْتُ أَعْتَقَنِي اللَّهُ ‏.‏ قَالَتْ بَارَكَ اللَّهُ لَكَ ‏.‏ وَأَرْخَتِ الْحِجَابَ دُونِي فَلَمْ أَرَهَا بَعْدَ ذَلِكَ الْيَوْمِ ‏.‏

Bize el-Huseyn b. Hureys haber verdi; dedi ki: Bize el-Fadl b. Mûsâ anlattı; Cuayd b. Abdurrahman'dan; dedi ki: Bana Abdülmelik b. Mervân b. el-Hâris b. Ebî Zübâb haber verdi; dedi ki: Bana Ebû Abdullah Sâlim Sebelân haber verdi; dedi ki: Âişe onun emanetinden [güvenilirliğinden] dolayı [ona] hayranlık duyar ve onu [hizmetli olarak] tutardı. [Âişe] Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in nasıl abdest aldığını bana gösterdi; üç defa ağzına su verdi (mazmaza), üç defa burnunu temizledi (istinşar), üç defa da yüzünü yıkadı. Sonra sağ elini üç defa, sol elini üç defa yıkadı. Elini başının ön tarafına koydu, sonra başını arkasına kadar bir defa meshetti. Sonra ellerini kulaklarından geçirdi, sonra da yanaklarının üzerinden geçirdi. Sâlim dedi ki: Ben mükâteb [özgürlüğü için anlaşma yapmış köle] iken onun yanına gelirdim; benden sakınmazdı, önüme oturur ve benimle konuşurdu. Nihayet bir gün yanına geldim ve: ‘Ey müminlerin annesi! Benim için bereketle dua et’ dedim. [Âişe]: ‘O ne demek [ne oldu]?’ dedi. Ben de: ‘Allah beni azat etti [hürriyetime kavuştum]’ dedim. [Âişe]: ‘Allah seni mübarek kılsın’ dedi ve araya hicap [perde] çekti. O günden sonra onu bir daha [perdesiz] görmedim.”

Okumaya devam etmek için uygulamada aşağı kaydırın.