41. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ سَلْمَانَ، قَالَ قَالَ لَهُ رَجُلٌ إِنَّ صَاحِبَكُمْ لَيُعَلِّمُكُمْ حَتَّى الْخِرَاءَةَ . قَالَ أَجَلْ نَهَانَا أَنْ نَسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةَ بِغَائِطٍ أَوْ بَوْلٍ أَوْ نَسْتَنْجِيَ بِأَيْمَانِنَا أَوْ نَكْتَفِيَ بِأَقَلَّ مِنْ ثَلاَثَةِ أَحْجَارٍ .
Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Ebû Muâviye haber verdi; dedi ki: Bize el-A'meş anlattı; İbrâhîm'den; Abdurrahman b. Yezîd'den; Selmân'dan; dedi ki: Bir adam ona [Selmân'a]: “Görüyorum ki arkadaşınız [Peygamberiniz] size tuvalet adabına (hırâe) kadar her şeyi öğretiyor!” dedi. [Selmân]: “Evet! O bizi büyük veya küçük abdest bozarken kıbleye yönelmekten, sağ elimizle istinca etmekten veya üç taştan azıyla yetinmekten men etti” dedi.