Taharet Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

314. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ عَمَّارٍ، قَالَ عَرَّسَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِأُولاَتِ الْجَيْشِ وَمَعَهُ عَائِشَةُ زَوْجَتُهُ فَانْقَطَعَ عِقْدُهَا مِنْ جَزْعِ ظِفَارِ فَحُبِسَ النَّاسُ ابْتِغَاءَ عِقْدِهَا ذَلِكَ حَتَّى أَضَاءَ الْفَجْرُ وَلَيْسَ مَعَ النَّاسِ مَاءٌ فَتَغَيَّظَ عَلَيْهَا أَبُو بَكْرٍ فَقَالَ حَبَسْتِ النَّاسَ وَلَيْسَ مَعَهُمْ مَاءٌ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ رُخْصَةَ التَّيَمُّمِ بِالصَّعِيدِ قَالَ فَقَامَ الْمُسْلِمُونَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَضَرَبُوا بِأَيْدِيهِمُ الأَرْضَ ثُمَّ رَفَعُوا أَيْدِيَهُمْ وَلَمْ يَنْفُضُوا مِنَ التُّرَابِ شَيْئًا فَمَسَحُوا بِهَا وُجُوهَهُمْ وَأَيْدِيَهُمْ إِلَى الْمَنَاكِبِ وَمِنْ بُطُونِ أَيْدِيهِمْ إِلَى الآبَاطِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahyâ b. Abdullah haber verdi; dedi ki: Bize Ya'kūb b. İbrâhîm anlattı; dedi ki: Bize babam, Sâlih'ten; o İbn Şihâb'dan; o bana Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe, İbn Abbâs'tan; o da Ammâr'dan [naklederek] anlattı; [Ammâr] şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Ülâtü'l-Ceyş mevkisinde gecelerken eşi Âişe de yanındaydı. Âişe'nin Zıfâr taşından [boncuğundan] kolyesi koptu [kayboldu]. Onu aramak için insanlar [orada] alıkonuldu; nihayet sabah aydınlığına kadar beklediler. İnsanların yanında su yoktu. Ebû Bekr, Âişe'ye kızıp: “İnsanları burada alıkoydun, oysa yanlarında su da yok!” dedi. Bunun üzerine Aziz ve Celil olan Allah, temiz toprakla (saîd) teyemmüm ruhsatını indirdi. [Ammâr] dedi ki: Müslümanlar Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte ayağa kalktılar; ellerini yere vurdular, sonra ellerini kaldırıp üzerlerindeki topraktan hiçbir şeyi silkelemediler. [O toprakla] yüzlerini ve ellerini omuzlarına kadar, ellerinin içlerini de koltuk altlarına kadar meshettiler.