800. Hadis
أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَفْلَحُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا بُرَيْدَةُ بْنُ سُفْيَانَ بْنِ فَرْوَةَ الأَسْلَمِيُّ، عَنْ غُلاَمٍ، لِجَدِّهِ يُقَالُ لَهُ مَسْعُودٌ فَقَالَ مَرَّ بِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبُو بَكْرٍ فَقَالَ لِي أَبُو بَكْرٍ يَا مَسْعُودُ ائْتِ أَبَا تَمِيمٍ - يَعْنِي مَوْلاَهُ - فَقُلْ لَهُ يَحْمِلْنَا عَلَى بَعِيرٍ وَيَبْعَثْ إِلَيْنَا بِزَادٍ وَدَلِيلٍ يَدُلُّنَا . فَجِئْتُ إِلَى مَوْلاَىَ فَأَخْبَرْتُهُ فَبَعَثَ مَعِي بِبَعِيرٍ وَوَطْبٍ مِنْ لَبَنٍ فَجَعَلْتُ آخُذُ بِهِمْ فِي إِخْفَاءِ الطَّرِيقِ وَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي وَقَامَ أَبُو بَكْرٍ عَنْ يَمِينِهِ وَقَدْ عَرَفْتُ الإِسْلاَمَ وَأَنَا مَعَهُمَا فَجِئْتُ فَقُمْتُ خَلْفَهُمَا فَدَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي صَدْرِ أَبِي بَكْرٍ فَقُمْنَا خَلْفَهُ . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ بُرَيْدَةُ هَذَا لَيْسَ بِالْقَوِيِّ فِي الْحَدِيثِ .
Bize Abde b. Abdullah haber verdi; dedi ki: Bize Zeyd b. Hubâb anlattı; dedi ki: Bize Efleh b. Saîd anlattı; dedi ki: Bize Büreyde b. Sufyân b. Ferve el-Eslemî anlattı; dedesinin -Mes'ûd denilen- bir kölesinden; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ve Ebu Bekir bana uğradılar. Ebu Bekir bana: 'Ey Mes'ûd! Ebu Temîm'e -yani efendisine- git ve ona; bizi bir deveye bindirmesini, bize azık ve yol gösterecek bir rehber göndermesini söyle' dedi. Efendime gelip ona haber verdim. O da benimle bir deve ve sütten bir kırba gönderdi. Onları gizli bir yoldan götürmeye başladım. Namaz vakti geldi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namaz kılmak için durdu; Ebu Bekir de sağ tarafında durdu. Ben de onlarla birlikteyken İslam'ı tanımıştım. Gelip arkalarında durdum. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Ebu Bekir'in göğsünden itti ve böylece biz onun arkasında durduk." Ebu Abdurrahman dedi ki: "Bu Büreyde hadiste kavi değildir."