İmamet Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

808. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُمَرَ بْنِ عَلِيِّ بْنِ مُقَدَّمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يُوسُفُ بْنُ يَعْقُوبَ، قَالَ أَخْبَرَنِي التَّيْمِيُّ، عَنْ أَبِي مِجْلَزٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ عَبَّادٍ، قَالَ بَيْنَا أَنَا فِي الْمَسْجِدِ، فِي الصَّفِّ الْمُقَدَّمِ فَجَبَذَنِي رَجُلٌ مِنْ خَلْفِي جَبْذَةً فَنَحَّانِي وَقَامَ مَقَامِي فَوَاللَّهِ مَا عَقَلْتُ صَلاَتِي فَلَمَّا انْصَرَفَ فَإِذَا هُوَ أُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ فَقَالَ يَا فَتَى لاَ يَسُؤْكَ اللَّهُ إِنَّ هَذَا عَهْدٌ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِلَيْنَا أَنْ نَلِيَهُ ثُمَّ اسْتَقْبَلَ الْقِبْلَةَ فَقَالَ هَلَكَ أَهْلُ الْعُقَدِ وَرَبِّ الْكَعْبَةِ ثَلاَثًا ثُمَّ قَالَ وَاللَّهِ مَا عَلَيْهِمْ آسَى وَلَكِنْ آسَى عَلَى مَنْ أَضَلُّوا ‏.‏ قُلْتُ يَا أَبَا يَعْقُوبَ مَا يَعْنِي بِأَهْلِ الْعُقَدِ قَالَ الأُمَرَاءُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Ömer b. Ali b. Mukaddem haber verdi; dedi ki: Bize Yusuf b. Yakub anlattı; dedi ki: Bana Teymî haber verdi; Ebû Miclez'den; Kays b. Abbâd'dan; dedi ki: "Ben mescitte, ilk safta iken arkamdan bir adam beni sertçe çekti ve uzaklaştırıp yerime geçti. Vallahi [şaşkınlıktan] namazımı idrak edemedim. Namazı bitirince [baktım ki] o Übey b. Ka'b imiş. Dedi ki: 'Ey genç! Allah sana fenalık vermesin. Bu, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den bize [olan] bir ahittir ki; onun yakınında biz duralım.' Sonra kıbleye döndü ve dedi ki: 'Düğümleri [yetkiyi] elinde tutanlar helak oldu -Kâbe'nin Rabbine yemin olsun ki-.' [Bunu] üç defa [söyledi]. Sonra dedi ki: 'Vallahi onlara üzülmüyorum; lakin onların saptırdığı kimselere üzülüyorum.' Dedim ki: 'Ey Ebâ Yakub! Düğümleri elinde tutanlar (Ehlü'l-ukad) ile kimi kastediyor?' Dedi ki: 'Emirleri [Yöneticileri].'"