1005. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا وَائِلٍ، يَقُولُ قَالَ رَجُلٌ عِنْدَ عَبْدِ اللَّهِ قَرَأْتُ الْمُفَصَّلَ فِي رَكْعَةٍ . قَالَ هَذًّا كَهَذِّ الشِّعْرِ لَقَدْ عَرَفْتُ النَّظَائِرَ الَّتِي كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرُنُ بَيْنَهُنَّ . فَذَكَرَ عِشْرِينَ سُورَةً مِنَ الْمُفَصَّلِ سُورَتَيْنِ سُورَتَيْنِ فِي رَكْعَةٍ .
Bize İsmail b. Mesud haber verdi; dedi ki: Bize Halid anlattı; dedi ki: Bize Şu'be anlattı; Amr b. Mürre'den; dedi ki: Ebu Vail'i şöyle derken işittim: Abdullah'ın yanında bir adam "Mufassal sureleri bir rekatta okudum" dedi. (Abdullah) dedi ki: "Şiir okur gibi hızlıca mı? Ben, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in aralarını birleştirdiği (birlikte okuduğu) nazireleri biliyorum." Ve Mufassal'dan yirmi sure zikretti; her rekatta ikişer ikişer sure.