889. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ زَائِدَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَاصِمُ بْنُ كُلَيْبٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي أَنَّ وَائِلَ بْنَ حُجْرٍ، أَخْبَرَهُ قَالَ قُلْتُ لأَنْظُرَنَّ إِلَى صَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَيْفَ يُصَلِّي فَنَظَرْتُ إِلَيْهِ فَقَامَ فَكَبَّرَ وَرَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى حَاذَتَا بِأُذُنَيْهِ ثُمَّ وَضَعَ يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى كَفِّهِ الْيُسْرَى وَالرُّسْغِ وَالسَّاعِدِ فَلَمَّا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ رَفَعَ يَدَيْهِ مِثْلَهَا - قَالَ - وَوَضَعَ يَدَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ ثُمَّ لَمَّا رَفَعَ رَأْسَهُ رَفَعَ يَدَيْهِ مِثْلَهَا ثُمَّ سَجَدَ فَجَعَلَ كَفَّيْهِ بِحِذَاءِ أُذُنَيْهِ ثُمَّ قَعَدَ وَافْتَرَشَ رِجْلَهُ الْيُسْرَى وَوَضَعَ كَفَّهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ وَرُكْبَتِهِ الْيُسْرَى وَجَعَلَ حَدَّ مِرْفَقِهِ الأَيْمَنِ عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى ثُمَّ قَبَضَ اثْنَتَيْنِ مِنْ أَصَابِعِهِ وَحَلَّقَ حَلْقَةً ثُمَّ رَفَعَ إِصْبَعَهُ فَرَأَيْتُهُ يُحَرِّكُهَا يَدْعُو بِهَا .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah b. el-Mübarek haber verdi; Zâide'den; dedi ki: Bize Âsım b. Küleyb anlattı; dedi ki: Bana babam anlattı ki Vâil b. Hucr ona şöyle haber vermiş: "Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazına bakayım, nasıl kılıyor [diye düşündüm]. Ona baktım; kalktı, tekbir aldı ve ellerini kulakları hizasına gelinceye kadar kaldırdı. Sonra sağ elini sol elinin avucuna, bileğine ve koluna koydu. Rükûya gitmek istediğinde ellerini yine öylece kaldırdı. -Dedi ki:- Ellerini dizlerinin üzerine koydu. Başını [rükûdan] kaldırdığında ellerini yine öylece kaldırdı. Sonra secde etti ve avuçlarını kulaklarının hizasına getirdi. Sonra oturdu ve sol ayağını yaydı. Sol avucunu sol uyluğunun ve dizinin üzerine koydu. Sağ dirseğinin ucunu da sağ uyluğunun üzerine koydu. Sonra parmaklarından ikisini yumdu, halka yaptı ve [işaret] parmağını kaldırdı. Onu hareket ettirdiğini, onunla dua ettiğini gördüm."