1036. Hadis
أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، فِي حَدِيثِهِ عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ سَالِمٍ، قَالَ أَتَيْنَا أَبَا مَسْعُودٍ فَقُلْنَا لَهُ حَدِّثْنَا عَنْ صَلاَةِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَقَامَ بَيْنَ أَيْدِينَا وَكَبَّرَ فَلَمَّا رَكَعَ وَضَعَ رَاحَتَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ وَجَعَلَ أَصَابِعَهُ أَسْفَلَ مِنْ ذَلِكَ وَجَافَى بِمِرْفَقَيْهِ حَتَّى اسْتَوَى كُلُّ شَىْءٍ مِنْهُ ثُمَّ قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ فَقَامَ حَتَّى اسْتَوَى كُلُّ شَىْءٍ مِنْهُ .
Bize Hennad b. es-Seri haber verdi; hadisinde Ebu'l-Ahvas'tan; Atâ b. es-Sâib'den; Sâlim'den; dedi ki: Ebu Mes'ûd'a geldik ve ona dedik ki: Bize Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazını anlat. O da bizim önümüzde [kalkıp] durdu ve tekbir getirdi. Rükûya gittiğinde avuçlarını dizlerinin üzerine koydu, parmaklarını da bundan [dizlerden] daha aşağıya koydu ve dirseklerini [yanlarından] uzaklaştırdı. Sonunda her uzvu yerleşip düzgün bir hal aldı. Sonra "Semiallahu limen hamideh" dedi ve kalktı; ta ki her uzvu yerleşip düzgün bir hal alıncaya kadar.