Tatbik (Elleri Dizlerin Arasında Birleştirmek) Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1132. Hadis

أَخْبَرَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ سَوَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا لَيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ قَيْسٍ الْكِنْدِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ عَاصِمَ بْنَ حُمَيْدٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ عَوْفَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ قُمْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَبَدَأَ فَاسْتَاكَ وَتَوَضَّأَ ثُمَّ قَامَ فَصَلَّى فَبَدَأَ فَاسْتَفْتَحَ مِنَ الْبَقَرَةِ لاَ يَمُرُّ بِآيَةِ رَحْمَةٍ إِلاَّ وَقَفَ وَسَأَلَ وَلاَ يَمُرُّ بِآيَةِ عَذَابٍ إِلاَّ وَقَفَ يَتَعَوَّذُ ثُمَّ رَكَعَ فَمَكَثَ رَاكِعًا بِقَدْرِ قِيَامِهِ يَقُولُ فِي رُكُوعِهِ ‏"‏ سُبْحَانَ ذِي الْجَبَرُوتِ وَالْمَلَكُوتِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْعَظَمَةِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ سَجَدَ بِقَدْرِ رُكُوعِهِ يَقُولُ فِي سُجُودِهِ ‏"‏ سُبْحَانَ ذِي الْجَبَرُوتِ وَالْمَلَكُوتِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْعَظَمَةِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَرَأَ آلَ عِمْرَانَ ثُمَّ سُورَةً ثُمَّ سُورَةً فَعَلَ مِثْلَ ذَلِكَ ‏.‏

Bana Harun b. Abdullah haber verdi; dedi ki: Bize Hasan b. Sevvar anlattı; dedi ki: Bize Leys b. Sa'd anlattı; Muaviye b. Salih'ten; Amr b. Kays el-Kindi'den; Asım b. Humeyd'i şöyle derken işitmiş; Avf b. Malik'i şöyle derken işitmiş: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte namaza kalktım. Misvak kullanıp abdest alarak başladı. Sonra namaza durdu ve Bakara suresinden okumaya başladı. Rahmet ayetine geldiğinde durup [Allah'tan rahmet] istiyor, azap ayetine geldiğinde durup [Allah'a] sığınıyordu. Sonra rükû etti ve kıyamı kadar rükûda kaldı. Rükûsunda şöyle diyordu: 'Sübhâne zi'l-ceberûti ve'l-melekûti ve'l-kibriyâi ve'l-azeme (Ceberut, Melekut, Kibriya ve Azamet sahibini tesbih ederim).' Sonra rükûsu kadar secde etti ve secdesinde de: 'Sübhâne zi'l-ceberûti ve'l-melekûti ve'l-kibriyâi ve'l-azeme' dedi. Sonra Al-i İmran'ı okudu, sonra bir sure daha, sonra bir sure daha okudu ve yine aynı şeyleri yaptı."