1175. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، قَالَ سَمِعْتُ أَيْمَنَ، - وَهُوَ ابْنُ نَابِلٍ - يَقُولُ حَدَّثَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُعَلِّمُنَا التَّشَهُّدَ كَمَا يُعَلِّمُنَا السُّورَةَ مِنَ الْقُرْآنِ " بِسْمِ اللَّهِ وَبِاللَّهِ التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللَّهِ الصَّالِحِينَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ أَسْأَلُ اللَّهَ الْجَنَّةَ وَأَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ النَّارِ " .
Bize Muhammed b. Abdil-A'lâ haber verdi; dedi ki: Bize Mu'temir anlattı; dedi ki: Ben Eymen -ki o İbn Nâbil'dir-'i şöyle derken işittim; dedi ki: Bana Ebû Zübeyr anlattı, Câbir'den; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize teşehhüdü, Kur'an'dan bir sure öğretir gibi öğretirdi: "Bismillâhi ve billâhi. Et-tahiyyâtü lillâhi ve's-salavâtü ve't-tayyibât. Es-selâmü aleyke eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtüh. Es-selâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh. Es'elullâhe'l-cennete ve eûzü billâhi mine'n-nâr (Allah'ın adıyla ve Allah ile (başlarım). Selam, dua ve bütün güzellikler Allah içindir. Ey Nebi! Selam, Allah'ın rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Selam bizim ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun. Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve şahitlik ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Allah'tan cenneti isterim ve ateşten Allah'a sığınırım).""