1396. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادِ بْنِ الأَسْوَدِ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَنَّ أَبَا الزُّبَيْرِ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا خَطَبَ يَسْتَنِدُ إِلَى جِذْعِ نَخْلَةٍ مِنْ سَوَارِي الْمَسْجِدِ فَلَمَّا صُنِعَ الْمِنْبَرُ وَاسْتَوَى عَلَيْهِ اضْطَرَبَتْ تِلْكَ السَّارِيَةُ كَحَنِينِ النَّاقَةِ حَتَّى سَمِعَهَا أَهْلُ الْمَسْجِدِ حَتَّى نَزَلَ إِلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاعْتَنَقَهَا فَسَكَتَتْ .
Bize Amr b. Sevvâd b. el-Esved haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Vehb haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Cüreyc haber verdi. Ona da Ebu'z-Zübeyr haber vermiş ki, o Câbir b. Abdullah'ı şöyle derken işitmiş: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hutbe verdiği zaman mescidin direklerinden bir hurma kütüğüne yaslanırdı. Minber yapılıp (Resûlullah) üzerine çıkınca, o direk, deve inlemesi gibi inledi. Hatta bunu mescit ahalisi işitti. Nihayet Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onun yanına inip kucakladı da (direk) sükûnet buldu."