Sular Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

325. Hadis

أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ بَعْضَ، أَزْوَاجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم اغْتَسَلَتْ مِنَ الْجَنَابَةِ فَتَوَضَّأَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِفَضْلِهَا فَذَكَرَتْ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّ الْمَاءَ لاَ يُنَجِّسُهُ شَىْءٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize Süveyd b. Nasr haber verdi; dedi ki: Bize Abdullah b. el-Mübârek, Süfyân'dan; o Simâk'tan; o İkrime'den; o da İbn Abbâs'tan [naklederek] anlattı; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in eşlerinden bazıları cünüplükten dolayı gusletti. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ise onun [gusülden] artan suyu ile abdest aldı. [Eşi] bu durumu ona zikredince [Resûlullah]: “Muhakkak ki suyu hiçbir şey pisletmez” buyurdu.

326. Hadis

أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَعْبٍ الْقُرَظِيُّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ رَافِعٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتَتَوَضَّأُ مِنْ بِئْرِ بُضَاعَةَ وَهِيَ بِئْرٌ يُطْرَحُ فِيهَا لُحُومُ الْكِلاَبِ وَالْحِيَضُ وَالنَّتَنُ فَقَالَ ‏ "‏ الْمَاءُ طَهُورٌ لاَ يُنَجِّسُهُ شَىْءٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hârûn b. Abdullah haber verdi; dedi ki: Bize Ebû Üsâme anlattı; dedi ki: Bize el-Velîd b. Kesîr anlattı; dedi ki: Bize Muhammed b. Ka'b el-Kurazî, Ubeydullah b. Abdurrahman b. Râfi'den; o da Ebû Saîd el-Hudrî'den [naklederek] anlattı; dedi ki: Denildi ki: “Ey Allah'ın Resûlü! İçine köpek leşlerinin, hayız bezlerinin ve pis kokulu şeylerin atıldığı Budâa kuyusundan mı abdest alıyorsun?” Bunun üzerine [Resûlullah]: “Su tertemizdir (tahur); onu hiçbir şey pisletmez” buyurdu.

327. Hadis

أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ عَمْرٍو، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُسْلِمٍ، - وَكَانَ مِنَ الْعَابِدِينَ - عَنْ مُطَرِّفِ بْنِ طَرِيفٍ، عَنْ خَالِدِ بْنِ أَبِي نَوْفٍ، عَنْ سَلِيطٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ مَرَرْتُ بِالنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَتَوَضَّأُ مِنْ بِئْرِ بُضَاعَةَ فَقُلْتُ أَتَتَوَضَّأُ مِنْهَا وَهِيَ يُطْرَحُ فِيهَا مَا يُكْرَهُ مِنَ النَّتْنِ فَقَالَ ‏ "‏ الْمَاءُ لاَ يُنَجِّسُهُ شَىْءٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize el-Abbâs b. Abdülazîm haber verdi; dedi ki: Bize Abdülmelik b. Amr anlattı; dedi ki: Bize -âbidlerden [çok ibadet edenlerden] biri olan- Abdülazîz b. Müslim, Mutarrif b. Tarîf'ten; o Hâlid b. Ebî Nevf'ten; o Selît'ten; o İbn Ebî Saîd el-Hudrî'den; o da babasından [naklederek] anlattı; dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Budâa kuyusundan abdest alırken yanından geçtim. “İçine hoşlanılmayan pis kokulu şeylerin atıldığı şu kuyudan mı abdest alıyorsun?” dedim. [Resûlullah]: “Suyu hiçbir şey pisletmez” buyurdu.

328. Hadis

أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ الْمَرْوَزِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جَعْفَرِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمَاءِ وَمَا يَنُوبُهُ مِنَ الدَّوَابِّ وَالسِّبَاعِ فَقَالَ ‏ "‏ إِذَا كَانَ الْمَاءُ قُلَّتَيْنِ لَمْ يَحْمِلِ الْخَبَثَ ‏"‏ ‏.‏

Bize el-Huseyn b. Hureys el-Mervezî haber verdi; dedi ki: Bize Ebû Üsâme, el-Velîd b. Kesîr'den; o Muhammed b. Ca'fer b. ez-Zübeyr'den; o Ubeydullah b. Abdullah b. Ömer'den; o da babasından [naklederek] anlattı; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e su ve hayvanlar ile yırtıcıların ona uğraması hakkında soruldu. [Resûlullah]: “Su iki kulle [miktarına] ulaştığı zaman pislik taşımaz” buyurdu.

329. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ أَعْرَابِيًّا، بَالَ فِي الْمَسْجِدِ فَقَامَ إِلَيْهِ بَعْضُ الْقَوْمِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تُزْرِمُوهُ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا فَرَغَ دَعَا بِدَلْوٍ مِنْ مَاءٍ فَصَبَّهُ عَلَيْهِ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; dedi ki: Bize Hammâd, Sâbit'ten; o da Enes'ten [naklederek] anlattı; bir bedevi mescide bevl etti. [Orada bulunan] topluluktan bazıları ona engel olmak için ayağa kalktılar. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Onun [idrarını] kestirmeyin!” buyurdu. Bedevi işini bitirince, [Resûlullah] bir kova su istedi ve onu üzerine döktü.

330. Hadis

أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْوَاحِدِ، عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْوَلِيدِ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَامَ أَعْرَابِيٌّ فَبَالَ فِي الْمَسْجِدِ فَتَنَاوَلَهُ النَّاسُ فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ دَعُوهُ وَأَهْرِيقُوا عَلَى بَوْلِهِ دَلْوًا مِنْ مَاءٍ فَإِنَّمَا بُعِثْتُمْ مُيَسِّرِينَ وَلَمْ تُبْعَثُوا مُعَسِّرِينَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdurrahman b. İbrâhîm haber verdi; Ömer b. Abdülvâhid'den; el-Evzâî'den; Muhammed b. el-Velîd'den; Zührî'den; Ubeydullah b. Abdullah'tan; Ebû Hureyre'den; dedi ki: “Bir bedevi ayağa kalkıp mescide bevl etti. İnsanlar ona [tepki gösterip] üzerine yürüdüler. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onlara: ‘Onu bırakın ve idrarının üzerine bir kova su dökün. Siz ancak kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz, zorlaştırıcılar olarak gönderilmediniz’ buyurdu.”

331. Hadis

أَخْبَرَنَا الْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، عَنْ عَمْرٍو، - وَهُوَ ابْنُ الْحَارِثِ - عَنْ بُكَيْرٍ، أَنَّ أَبَا السَّائِبِ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ يَغْتَسِلْ أَحَدُكُمْ فِي الْمَاءِ الدَّائِمِ وَهُوَ جُنُبٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize el-Hâris b. Miskîn -ben işitirken ona okunarak- haber verdi; İbn Vehb'den; Amr'dan -ki o İbnü'l-Hâris'dir-; Bükeyr'den; Ebû's-Sâib'in ona haber verdiğine göre; o Ebû Hureyre'yi şöyle derken işitmiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz cünüp iken durgun suya [girip] gusletmesin.”

332. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ سَلَمَةَ، أَنَّ الْمُغِيرَةَ بْنَ أَبِي بُرْدَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ سَأَلَ رَجُلٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا نَرْكَبُ الْبَحْرَ وَنَحْمِلُ مَعَنَا الْقَلِيلَ مِنَ الْمَاءِ فَإِنْ تَوَضَّأْنَا بِهِ عَطِشْنَا أَفَنَتَوَضَّأُ مِنْ مَاءِ الْبَحْرِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ هُوَ الطَّهُورُ مَاؤُهُ الْحِلُّ مَيْتَتُهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; Mâlik'ten; Safvân b. Süleym'den; Saîd b. Seleme'den; Abdüddâroğullarından el-Mugîre b. Ebî Burde'nin ona haber verdiğine göre o, Ebû Hureyre'yi şöyle derken işitmiş: Bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e sordu: “Ey Allah'ın Resûlü! Biz denize açılıyoruz ve yanımızda az miktarda su taşıyoruz. Eğer onunla abdest alırsak susuz kalacağız. Deniz suyuyla abdest alabilir miyiz?” Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Onun suyu tertemizdir (tahur), ölüsü [deniz hayvanları] ise helaldir” buyurdu.

333. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ اللَّهُمَّ اغْسِلْ خَطَايَاىَ بِمَاءِ الثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّ قَلْبِي مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الأَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Cerîr, Hişâm b. Urve'den; o babasından; o da Âişe'den [naklederek] anlattı; Âişe şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle derdi: “Allah'ım! Günahlarımı kar ve dolu suyu ile yıka; beyaz elbiseyi kirden arındırdığın gibi kalbimi de günahlardan arındır.”

334. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ الْقَعْقَاعِ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ اللَّهُمَّ اغْسِلْنِي مِنْ خَطَايَاىَ بِالثَّلْجِ وَالْمَاءِ وَالْبَرَدِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Alî b. Hucre haber verdi; dedi ki: Bize Cerîr, Umâre b. el-Ka'kā'dan; o Ebû Zür'a b. Amr b. Cerîr'den; o da Ebû Hureyre'den [naklederek] anlattı; Âişe şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle derdi: “Allah'ım! Beni günahlarımdan kar, su ve dolu ile yıka.”

335. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي رَزِينٍ، وَأَبِي، صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا وَلَغَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيُرِقْهُ ثُمَّ لْيَغْسِلْهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Alî b. Hucre haber verdi; dedi ki: Bize Alî b. Müshir, el-A'meş'ten; o Ebû Rezîn ve Ebû Sâlih'ten; o da Ebû Hureyre'den [naklederek] anlattı; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Köpek sizden birinizin kabını yalarsa, o [kaptakini] döksün, sonra kabı yedi defa yıkasın.”

336. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ - عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، قَالَ سَمِعْتُ مُطَرِّفًا، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ بِقَتْلِ الْكِلاَبِ وَرَخَّصَ فِي كَلْبِ الصَّيْدِ وَالْغَنَمِ وَقَالَ ‏ "‏ إِذَا وَلَغَ الْكَلْبُ فِي الإِنَاءِ فَاغْسِلُوهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ وَعَفِّرُوهُ الثَّامِنَةَ بِالتُّرَابِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdü'l-A'lâ haber verdi; dedi ki: Bize Hâlid -yani İbnü'l-Hâris- anlattı; Şu'be'den; o Ebû't-Teyyâh'tan; dedi ki: Mutarrif'i, Abdullah b. Mugaffel'den [naklederken] işitmiş; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem köpeklerin öldürülmesini emretti; sonra av ve sürü köpeklerine [beslenmesine] ruhsat verdi ve şöyle buyurdu: “Köpek bir kabı yalarsa, onu yedi defa yıkayın, sekizincisini ise toprakla temizleyin.”

337. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا بَهْزُ بْنُ أَسَدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، يَزِيدَ بْنِ حُمَيْدٍ قَالَ سَمِعْتُ مُطَرِّفًا، يُحَدِّثُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ، قَالَ أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِقَتْلِ الْكِلاَبِ قَالَ ‏"‏ مَا بَالُهُمْ وَبَالُ الْكِلاَبِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَرَخَّصَ فِي كَلْبِ الصَّيْدِ وَكَلْبِ الْغَنَمِ وَقَالَ ‏"‏ إِذَا وَلَغَ الْكَلْبُ فِي الإِنَاءِ فَاغْسِلُوهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ وَعَفِّرُوا الثَّامِنَةَ بِالتُّرَابِ ‏"‏ ‏.‏ خَالَفَهُ أَبُو هُرَيْرَةَ فَقَالَ إِحْدَاهُنَّ بِالتُّرَابِ ‏.‏

Bize Amr b. Yezîd haber verdi; dedi ki: Bize Behâ b. Esed anlattı; dedi ki: Bize Şu'be, Ebû't-Teyyâh Yezîd b. Humeyd'den; o Mutarrif'ten; o da Abdullah b. Mugaffel'den [naklederek] anlattı; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem köpeklerin öldürülmesini emretti ve: “İnsanların köpeklerle olan bu durumu nedir? [Neden bu kadar iç içeler?]” buyurdu. [Sonra] av ve sürü köpeklerine [beslenmesine] ruhsat verdi ve şöyle buyurdu: “Köpek bir kabı yalarsa, onu yedi defa yıkayın ve sekizincisini toprakla temizleyin.” Ebû Hureyre buna muhalefet etmiş ve: “[Yıkamalardan] biri toprakla [olsun]” demiştir.

338. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ خِلاَسٍ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا وَلَغَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْسِلْهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ أُولاَهُنَّ بِالتُّرَابِ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Muâz b. Hişâm anlattı; dedi ki: Bana babam, Katâde'den; o Hılâs'tan; o Ebû Râfi'den; o da Ebû Hureyre'den [naklederek] anlattı; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Köpek sizden birinizin kabını yalarsa, onu yedi defa yıkasın; bunların ilki toprakla olsun.”

339. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنِ ابْنِ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا وَلَغَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْسِلْهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ أُولاَهُنَّ بِالتُّرَابِ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi; dedi ki: Bize Abde b. Süleyman, İbn Ebî Arûbe'den; o Katâde'den; o İbn Sîrîn'den; o da Ebû Hureyre'den [naklederek] anlattı; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Köpek sizden birinizin kabını yalarsa, onu yedi defa yıkasın; bunların ilki toprakla olsun.”

340. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ حُمَيْدَةَ بِنْتِ عُبَيْدِ بْنِ رِفَاعَةَ، عَنْ كَبْشَةَ بِنْتِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ أَبَا قَتَادَةَ، دَخَلَ عَلَيْهَا ثُمَّ ذَكَرَ كَلِمَةً مَعْنَاهَا فَسَكَبْتُ لَهُ وَضُوءًا فَجَاءَتْ هِرَّةٌ فَشَرِبَتْ مِنْهُ فَأَصْغَى لَهَا الإِنَاءَ حَتَّى شَرِبَتْ قَالَتْ كَبْشَةُ فَرَآنِي أَنْظُرُ إِلَيْهِ فَقَالَ أَتَعْجَبِينَ يَا ابْنَةَ أَخِي قُلْتُ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّهَا لَيْسَتْ بِنَجَسٍ إِنَّمَا هِيَ مِنَ الطَّوَّافِينَ عَلَيْكُمْ وَالطَّوَّافَاتِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; Mâlik'ten; İshâk b. Abdullah b. Ebî Talha'dan; Humeyde bint Ubeyd b. Rifâa'dan; o da Kebşe bint Ka'b b. Mâlik'ten [naklederek] haber verdi; Ebû Katâde onun yanına girmişti. [Kebşe] mana itibarıyla şunu zikretti: ‘Ona abdest suyu döktüm; o sırada bir kedi geldi ve ondan [sudan] içti. [Ebû Katâde] ise su içinceye kadar kabı ona doğru eğdi.’ Kebşe dedi ki: ‘Onun bu yaptığına baktığımı görünce: ‘Ey kardeşimin kızı! [Buna] şaşırıyor musun?’ dedi. Ben de: ‘Evet’ dedim. Bunun üzerine [Ebû Katâde] şöyle dedi: ‘Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘O pis değildir; o ancak sizin etrafınızda dolaşan [evcil hayvan]lardandır’ buyurdu.’”

341. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ شُرَيْحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ كُنْتُ أَتَعَرَّقُ الْعَرْقَ فَيَضَعُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاهُ حَيْثُ وَضَعْتُهُ وَأَنَا حَائِضٌ وَكُنْتُ أَشْرَبُ مِنَ الإِنَاءِ فَيَضَعُ فَاهُ حَيْثُ وَضَعْتُ وَأَنَا حَائِضٌ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi; dedi ki: Bize Abdurrahman anlattı; Süfyân'dan; el-Mikdâm b. Şureyh'ten; babasından; Âişe radıyallahu anhâ'dan [naklederek] haber verdi; Âişe şöyle demiştir: “Ben hayızlıyken [etli] kemiği sıyırır (yer)dim; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem de ağzını benim koyduğum yere koyardı. Yine ben hayızlıyken kaptan [bir şeyler] içerdim; o da ağzını benim koyduğum yere koyardı.”

342. Hadis

أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْنٌ، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ الرِّجَالُ وَالنِّسَاءُ يَتَوَضَّئُونَ فِي زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَمِيعًا ‏.‏

Bana Hârûn b. Abdullah haber verdi; dedi ki: Bize Ma'n anlattı; dedi ki: Bize Mâlik, Nâfi'den; o da İbn Ömer'den [naklederek] anlattı; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında erkekler ve kadınlar hep birlikte abdest alırlardı.”

343. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حَاجِبٍ، - قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَاسْمُهُ سَوَادَةُ بْنُ عَاصِمٍ - عَنِ الْحَكَمِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَتَوَضَّأَ الرَّجُلُ بِفَضْلِ وَضُوءِ الْمَرْأَةِ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi; dedi ki: Bize Ebû Dâvûd anlattı; dedi ki: Bize Şu'be, Âsım el-Ahvel'den; o da Ebû Hâcip'ten [naklederek] anlattı. -Ebû Abdurrahman [Nesâî] der ki: [Ebû Hâcip'in] ismi Sevâde b. Âsım'dır.- el-Hakem b. Amr'dan [nakledildiğine göre]; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, erkeğin kadının abdest artığıyla abdest almasını yasaklamıştır.

344. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا كَانَتْ تَغْتَسِلُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الإِنَاءِ الْوَاحِدِ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi; el-Leys'ten; İbn Şihâb'dan; Urve'den; Âişe'den [nakledildiğine göre]; Âişe, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte tek bir kap içinden [birlikte] guslederdi.

345. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَبْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ بِمَكُّوكٍ وَيَغْتَسِلُ بِخَمْسَةِ مَكَاكِيَّ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi; dedi ki: Bize Yahyâ b. Saîd anlattı; dedi ki: Bize Şu'be anlattı; dedi ki: Bana Abdullah b. Abdullah b. Cebr anlattı; dedi ki: Enes b. Mâlik'i şöyle derken işitmiş: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir mekkük [bir ölçek] su ile abdest alır, beş mekkük su ile de guslederdi.”

346. Hadis

أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ إِسْحَاقَ الْكُوفِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، - يَعْنِي ابْنَ سُلَيْمَانَ - عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَوَضَّأُ بِمُدٍّ وَيَغْتَسِلُ بِنَحْوِ الصَّاعِ ‏.‏

Bize Hârûn b. İshâk el-Kûfî haber verdi; dedi ki: Bize Abde -yani İbn Süleyman- haber verdi; Saîd'den; Katâde'den; Safiyye bint Şeybe'den; Âişe'den [nakledildiğine göre]; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir müd [yaklaşık 750 ml] su ile abdest alır, bir sâ' [yaklaşık 3 litre] civarında su ile de guslederdi.

347. Hadis

أَخْبَرَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ بِالْمُدِّ وَيَغْتَسِلُ بِالصَّاعِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. İshâk haber verdi; dedi ki: Bize el-Hasen b. Mûsâ anlattı; dedi ki: Bize Şeybân, Katâde'den; o el-Hasen'den; o annesinden; o da Âişe'den [naklederek] anlattı; Âişe şöyle demiştir: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir müd [su] ile abdest alır, bir sâ' [su] ile de guslederdi.”