1861. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَوْفٍ، عَنْ خَالِدٍ الأَحْدَبِ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ مُحْرِزٍ، قَالَ أُغْمِيَ عَلَى أَبِي مُوسَى فَبَكَوْا عَلَيْهِ فَقَالَ أَبْرَأُ إِلَيْكُمْ كَمَا بَرِئَ إِلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْسَ مِنَّا مَنْ حَلَقَ وَلاَ خَرَقَ وَلاَ سَلَقَ .
Bize Amr b. Ali haber verdi. Dedi ki: Bize Süleyman b. Harb anlattı. Dedi ki: Bize Şu'be, Avf'tan, o Halid el-Ahdeb'den, o da Safvan b. Muhriz'den naklederek anlattı. Dedi ki: Ebu Musa bayıldı. (İnsanlar öleceğini sanıp) üzerine ağlaştılar. (Ayılınca) şöyle dedi: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bize (onlardan) beri olduğunu bildirdiği gibi, ben de sizden beriyim. (Saçını) kazıtan, (üstünü başını) yırtan ve yüksek sesle feryat eden bizden değildir."