2162. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ، صَاحِبِ الزِّيَادِيِّ قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الْحَارِثِ، يُحَدِّثُ عَنْ رَجُلٍ، مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ دَخَلْتُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَتَسَحَّرُ فَقَالَ " إِنَّهَا بَرَكَةٌ أَعْطَاكُمُ اللَّهُ إِيَّاهَا فَلاَ تَدَعُوهُ " .
İshak b. Mansur bize haber verdi, dedi ki: Abdurrahman bize bildirdi, dedi ki: Şu'be bize anlattı, Abdülhamid'den -Ziyâdî'nin arkadaşı-, dedi ki: Abdullah b. el-Haris'i, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından bir adamdan şöyle hadis rivayet ederken işittim: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanına girdim, sahur yiyordu. Şöyle buyurdu: "Muhakkak ki o (sahur), Allah'ın size verdiği bir berekettir, onu sakın bırakmayın."