2443. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ لَمَّا تُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاسْتُخْلِفَ أَبُو بَكْرٍ بَعْدَهُ وَكَفَرَ مَنْ كَفَرَ مِنَ الْعَرَبِ قَالَ عُمَرُ لأَبِي بَكْرٍ كَيْفَ تُقَاتِلُ النَّاسَ وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَمَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمَ مِنِّي مَالَهُ وَنَفْسَهُ إِلاَّ بِحَقِّهِ وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ " . فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ رضى الله عنه لأُقَاتِلَنَّ مَنْ فَرَّقَ بَيْنَ الصَّلاَةِ وَالزَّكَاةِ فَإِنَّ الزَّكَاةَ حَقُّ الْمَالِ وَاللَّهِ لَوْ مَنَعُونِي عِقَالاً كَانُوا يُؤَدُّونَهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَاتَلْتُهُمْ عَلَى مَنْعِهِ . قَالَ عُمَرُ رضى الله عنه فَوَاللَّهِ مَا هُوَ إِلاَّ أَنْ رَأَيْتُ اللَّهَ شَرَحَ صَدْرَ أَبِي بَكْرٍ لِلْقِتَالِ فَعَرَفْتُ أَنَّهُ الْحَقُّ .
Kuteybe bize haber verip dedi ki: Leys bize anlattı; Ukeyl'den; Zührî'den; dedi ki: Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mes'ûd bana haber verdi; Ebû Hureyre'den (naklen); dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem vefat edip Ebû Bekir ondan sonra halife seçilince ve Araplardan kâfir olanlar (dinden dönüp zekât vermeyenler) inkâr edince, Ömer, Ebû Bekir'e: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'İnsanlarla, Lâ ilâhe illallâh (Allah'tan başka ilah yoktur) deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Kim Lâ ilâhe illallâh derse, -hakkı (şer'î cezalar) müstesna- malını ve canını benden korumuş olur; hesabı ise Allah'a aittir' buyurmuşken, sen insanlarla nasıl savaşırsın?" dedi. Bunun üzerine Ebû Bekir radıyallahu anh şöyle dedi: "Namaz ile zekâtın arasını ayıranlarla mutlaka savaşacağım! Çünkü zekât malın hakkıdır. Allah'a yemin olsun ki, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e verdikleri bir oğlak bağını (ikal) dahi bana vermeyip menetseler, (bu yüzden) onlarla savaşırım." Ömer radıyallahu anh dedi ki: "Vallahi, Allah'ın, Ebû Bekir'in göğsünü savaş için genişlettiğini gördüm ve bunun (savaşmanın) hak olduğunu anladım."