2529. Hadis
أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، عَنِ الْحُسَيْنِ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْمُرُنَا بِالصَّدَقَةِ فَمَا يَجِدُ أَحَدُنَا شَيْئًا يَتَصَدَّقُ بِهِ حَتَّى يَنْطَلِقَ إِلَى السُّوقِ فَيَحْمِلَ عَلَى ظَهْرِهِ فَيَجِيءَ بِالْمُدِّ فَيُعْطِيَهُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِنِّي لأَعْرِفُ الْيَوْمَ رَجُلاً لَهُ مِائَةُ أَلْفٍ مَا كَانَ لَهُ يَوْمَئِذٍ دِرْهَمٌ .
Bize el-Huseyn b. Hureys haber verdi; dedi ki: Bize Fadl b. Mûsâ haber verdi; Huseyn'den; Mansûr'dan; Şakîk'tan; Ebû Mes'ûd'dan naklen; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize sadaka vermeyi emrederdi. Bizden birimiz sadaka olarak verecek bir şey bulamazdı; (bunun üzerine) çarşıya gider, (orada) sırtında yük taşır ve bir müdd (yiyecek) kazanıp getirir ve onu Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e verirdi. Ben bugün (içimizden) bir adam tanıyorum ki onun yüz bin (dirhemi) var, oysa o gün bir dirhemi bile yoktu."