2721. Hadis
أَخْبَرَنَا عِمْرَانُ بْنُ يَزِيدَ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعَيْبٌ، - يَعْنِي ابْنَ إِسْحَاقَ - قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، ح وَأَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي حَسَنُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، وَغَيْرِهِ، عَنْ رَجُلٍ، مِنْ أَهْلِ الْعِرَاقِ يُقَالُ لَهُ شَقِيقُ بْنُ سَلَمَةَ أَبُو وَائِلٍ أَنَّ رَجُلاً مِنْ بَنِي تَغْلِبَ يُقَالُ لَهُ الصُّبَىُّ بْنُ مَعْبَدٍ وَكَانَ نَصْرَانِيًّا فَأَسْلَمَ فَأَقْبَلَ فِي أَوَّلِ مَا حَجَّ فَلَبَّى بِحَجٍّ وَعُمْرَةٍ جَمِيعًا فَهُوَ كَذَلِكَ يُلَبِّي بِهِمَا جَمِيعًا فَمَرَّ عَلَى سَلْمَانَ بْنِ رَبِيعَةَ وَزَيْدِ بْنِ صُوحَانَ فَقَالَ أَحَدُهُمَا لأَنْتَ أَضَلُّ مِنْ جَمَلِكَ هَذَا . فَقَالَ الصُّبَىُّ فَلَمْ يَزَلْ فِي نَفْسِي حَتَّى لَقِيتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ هُدِيتَ لِسُنَّةِ نَبِيِّكَ صلى الله عليه وسلم . قَالَ شَقِيقٌ وَكُنْتُ أَخْتَلِفُ أَنَا وَمَسْرُوقُ بْنُ الأَجْدَعِ إِلَى الصُّبَىِّ بْنِ مَعْبَدٍ نَسْتَذْكِرُهُ فَلَقَدِ اخْتَلَفْنَا إِلَيْهِ مِرَارًا أَنَا وَمَسْرُوقُ بْنُ الأَجْدَعِ .
Bize İmrân b. Yezîd haber verdi; dedi ki: Bize Şuayb -yani İbn İshâk- haber verdi; dedi ki: Bize İbn Cüreyc haber verdi. (H) Ve bana İbrahim b. el-Hasen haber verdi; dedi ki: Bize Haccâc anlattı; dedi ki: İbn Cüreyc dedi ki: Bana Hasen b. Müslim haber verdi; Mücâhid ve başkasından; Irak ehlinden Şakîk b. Seleme Ebû Vâil denilen bir adamdan; (o da) Benî Tağlib'den, Hristiyan iken Müslüman olan Subay b. Ma'bed denilen bir adamdan (şöyle nakletti): O (Subay), yaptığı ilk hac yolculuğunda hac ve umreye birlikte niyet edip telbiye getirdi. O bu şekilde her ikisi için telbiye getirirken Selmân b. Rebîa ve Zeyd b. Sûhân'a rastladı. Onlardan biri: "Sen şu devenden daha şaşkınsın (sapkınsın)" dedi. Subay dedi ki: "Ömer b. el-Hattâb ile karşılaşıncaya kadar bu söz içimde dert oldu. (Ömer ile karşılaşınca) durumu ona anlattım. Şöyle dedi: 'Nebi'nin sallallâhu aleyhi ve sellem sünnetine hidayet edildin (uygun olanı buldun).'" Şakîk dedi ki: Ben ve Mesrûk b. el-Ecda', Subay b. Ma'bed'e gider gelirdik, (bu meseleyi) müzakere ederdik. Ben ve Mesrûk b. el-Ecda' ona defalarca gidip geldik.