3280. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حَازِمٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ سَهْلَ بْنَ سَعْدٍ، يَقُولُ إِنِّي لَفِي الْقَوْمِ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَامَتِ امْرَأَةٌ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهَا قَدْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لَكَ فَرَأْ فِيهَا رَأْيَكَ . فَسَكَتَ فَلَمْ يُجِبْهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِشَىْءٍ ثُمَّ قَامَتْ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهَا قَدْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لَكَ فَرَأْ فِيهَا رَأْيَكَ . فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ زَوِّجْنِيهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " هَلْ مَعَكَ شَىْءٌ " . قَالَ لاَ . قَالَ " اذْهَبْ فَاطْلُبْ وَلَوْ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ " . فَذَهَبَ فَطَلَبَ ثُمَّ جَاءَ فَقَالَ لَمْ أَجِدْ شَيْئًا وَلاَ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ . قَالَ " هَلْ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ شَىْءٌ " . قَالَ نَعَمْ مَعِي سُورَةُ كَذَا وَسُورَةُ كَذَا . قَالَ " قَدْ أَنْكَحْتُكَهَا عَلَى مَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ " .
Bize Muhammed b. Mansûr, Süfyân'dan haber verdi. (Süfyân) dedi ki: Ebû Hâzim'i, Sehl b. Sa'd'dan şöyle naklederken işittim: Ben Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanındaki topluluğun içindeydim. Bir kadın kalktı ve: "Ey Allah'ın Resûlü! Bu kadın kendisini sana hibe etti (bağışladı); onun hakkında görüşünü bildir (istediğini yap)" dedi. (Resûlullah) sustu ve ona hiçbir cevap vermedi. Sonra kadın (tekrar) kalktı ve: "Ey Allah'ın Resûlü! Bu kadın kendisini sana hibe etti; onun hakkında görüşünü bildir" dedi. Bunun üzerine bir adam kalktı ve: "Ey Allah'ın Resûlü, onu benimle evlendir" dedi. (Peygamber): "Yanında (mehir olarak verecek) bir şeyin var mı?" diye sordu. Adam: "Hayır" dedi. (Peygamber): "Git, demirden bir yüzük olsun ara (bul)" buyurdu. Adam gitti, aradı, sonra geldi ve: "Hiçbir şey bulamadım, demirden bir yüzük bile" dedi. (Peygamber): "Ezberinde Kur'an'dan bir şey var mı?" diye sordu. Adam: "Evet, falan sure ve falan sure var" dedi. (Bunun üzerine Peygamber): "Ezberindeki Kur'an karşılığında seni onunla evlendirdim" buyurdu.