3358. Hadis
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ أَتَاهُ قَوْمٌ فَقَالُوا إِنَّ رَجُلاً مِنَّا تَزَوَّجَ امْرَأَةً وَلَمْ يَفْرِضْ لَهَا صَدَاقًا وَلَمْ يَجْمَعْهَا إِلَيْهِ حَتَّى مَاتَ . فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ مَا سُئِلْتُ مُنْذُ فَارَقْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَشَدَّ عَلَىَّ مِنْ هَذِهِ فَأْتُوا غَيْرِي . فَاخْتَلَفُوا إِلَيْهِ فِيهَا شَهْرًا ثُمَّ قَالُوا لَهُ فِي آخِرِ ذَلِكَ مَنْ نَسْأَلُ إِنْ لَمْ نَسْأَلْكَ وَأَنْتَ مِنْ جِلَّةِ أَصْحَابِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْبَلَدِ وَلاَ نَجِدُ غَيْرَكَ . قَالَ سَأَقُولُ فِيهَا بِجَهْدِ رَأْيِي فَإِنْ كَانَ صَوَابًا فَمِنَ اللَّهِ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَإِنْ كَانَ خَطَأً فَمِنِّي وَمِنَ الشَّيْطَانِ وَاللَّهُ وَرَسُولُهُ مِنْهُ بُرَآءُ أُرَى أَنْ أَجْعَلَ لَهَا صَدَاقَ نِسَائِهَا لاَ وَكْسَ وَلاَ شَطَطَ وَلَهَا الْمِيرَاثُ وَعَلَيْهَا الْعِدَّةُ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا . قَالَ وَذَلِكَ بِسَمْعِ أُنَاسٍ مِنْ أَشْجَعَ فَقَامُوا فَقَالُوا نَشْهَدُ أَنَّكَ قَضَيْتَ بِمَا قَضَى بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي امْرَأَةٍ مِنَّا يُقَالُ لَهَا بِرْوَعُ بِنْتُ وَاشِقٍ . قَالَ فَمَا رُئِيَ عَبْدُ اللَّهِ فَرِحَ فَرْحَةً يَوْمَئِذٍ إِلاَّ بِإِسْلاَمِهِ .
Bize Ali b. Hucr haber verdi; dedi ki bize Ali b. Müshir anlattı; Dâvûd b. Ebî Hind'den, o Şa'bî'den, o Alkame'den, o da Abdullah'tan (naklettiğine göre): Ona (Abdullah'a) bir topluluk geldi ve: "İçimizden bir adam bir kadınla evlendi, ona mehir belirlemedi ve onunla bir araya gelmeden (zifafa girmeden) öldü," dediler. Abdullah: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den ayrıldığımdan beri bana bundan daha zor bir soru sorulmadı. Benden başkasına gidin," dedi. (İnsanlar) bu konuda ona bir ay boyunca gelip gittiler. Sonunda dediler ki: "Sana sormazsak kime soralım? Sen bu beldede Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabının büyüklerindensin ve senden başkasını bulamıyoruz." Abdullah dedi ki: "Bu konuda kendi re'yimle (içtihadımla) konuşacağım. Eğer doğruysa, ortağı olmayan tek Allah'tandır. Eğer hatalıysa, bendendir ve şeytandandır; Allah ve Resûlü bundan beridir. Görüşüme göre; o kadına, emsali kadınların mehri kadar -ne eksik ne fazla- mehir vardır. Miras hakkı vardır ve dört ay on gün iddet beklemesi gerekir." (Râvi) dedi ki: Eşca' kabilesinden bazı insanlar bunu duyuyorlardı. Hemen kalktılar ve dediler ki: "Senin verdiğin bu hükmün, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in içimizden Birva' bint Vâşık denilen bir kadın hakkında verdiği hükmün aynısı olduğuna şahitlik ederiz." (Râvi devamla) dedi ki: Abdullah'ın o günkü kadar sevindiği -Müslüman olması hariç- hiç görülmedi.