3817. Hadis
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ سَعْدَ بْنَ عُبَادَةَ، اسْتَفْتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي نَذْرٍ كَانَ عَلَى أُمِّهِ تُوُفِّيَتْ قَبْلَ أَنْ تَقْضِيَهُ فَقَالَ " اقْضِهِ عَنْهَا " .
Bize Ali b. Hucr ve Hâris b. Miskîn -ona okunurken ve ben dinlerken, lafız Hâris'e aittir- Süfyân'dan, o Zührî'den, o Ubeydullah b. Abdullah'tan, o da İbn Abbas'tan naklen haber verdi ki; Sa'd b. Ubâde, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den, annesinin üzerinde bulunan ve yerine getiremeden vefat ettiği bir adak hakkında fetva istedi. (Resûlullah): "Onun adına sen yerine getir" buyurdu.