424. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ مَخْلَدٍ، عَنْ حَنْظَلَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا اغْتَسَلَ مِنَ الْجَنَابَةِ دَعَا بِشَىْءٍ نَحْوِ الْحِلاَبِ فَأَخَذَ بِكَفِّهِ بَدَأَ بِشِقِّ رَأْسِهِ الأَيْمَنِ ثُمَّ الأَيْسَرِ ثُمَّ أَخَذَ بِكَفَّيْهِ فَقَالَ بِهِمَا عَلَى رَأْسِهِ .
Bize Muhammed b. el-Müsennâ haber verdi; dedi ki: Bize ed-Dahhâk b. Mahled, Hanzala b. Ebî Süfyân'dan; o el-Kâsım'dan; o da Âişe'den [naklederek] anlattı; Âişe şöyle demiştir: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem cünüplükten dolayı gusledeceği zaman hilâb (süt sağma kabı) gibi bir şey [su dolu kap] isterdi. [Sonra] avucuyla [su] alıp başının önce sağ tarafına, sonra sol tarafına başlayarak [su dökerdi]. Ardından her iki avucuyla [su] alıp onu başının tamamına dökerdi.”