4399. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، قَالَ حَدَّثَنَا دَاوُدُ، عَنْ عَامِرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ صَفْوَانَ، أَنَّهُ أَصَابَ أَرْنَبَيْنِ وَلَمْ يَجِدْ حَدِيدَةً يَذْبَحُهُمَا بِهِ فَذَكَّاهُمَا بِمَرْوَةٍ فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي اصْطَدْتُ أَرْنَبَيْنِ فَلَمْ أَجِدْ حَدِيدَةً أُذَكِّيهِمَا بِهِ فَذَكَّيْتُهُمَا بِمَرْوَةٍ أَفَآكُلُ قَالَ " كُلْ " .
Bize Muhammed b. el-Müsenna haber verdi. Dedi ki: Bize Yezid b. Harun anlattı. Dedi ki: Bize Davud, Amir'den, o Muhammed b. Safvan'dan naklen anlattı ki; o iki tavşan yakalamış fakat onları kesecek bir demir (bıçak) bulamamış. Bunun üzerine onları (keskin) bir çakmak taşı ile kesmiş. Sonra Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelmiş ve: "Ey Allah'ın Resûlü! Ben iki tavşan avladım. Fakat onları kesecek bir demir bulamadım, ben de onları çakmak taşı ile kestim. Yiyeyim mi?" demiş. (Resûlullah): "Ye" buyurmuş.