4402. Hadis
أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَبَّانُ بْنُ هِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، فَلَقِيتُ زَيْدَ بْنَ أَسْلَمَ فَحَدَّثَنِي عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ كَانَتْ لِرَجُلٍ مِنَ الأَنْصَارِ نَاقَةٌ تَرْعَى فِي قِبَلِ أُحُدٍ فَعُرِضَ لَهَا فَنَحَرَهَا بِوَتَدٍ . فَقُلْتُ لِزَيْدٍ وَتَدٌ مِنْ خَشَبٍ أَوْ حَدِيدٍ قَالَ لاَ بَلْ خَشَبٌ فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ فَأَمَرَهُ بِأَكْلِهَا .
Bana Muhammed b. Ma'mer haber verdi. Dedi ki: Bize Habban b. Hilal anlattı. Dedi ki: Bize Cerir b. Hazim anlattı. Dedi ki: Bize Eyyub, Zeyd b. Eslem'den anlattı. Ben de Zeyd b. Eslem ile karşılaştım; o bana Ata b. Yesar'dan, o da Ebu Said el-Hudrî'den naklen anlattı. Dedi ki: Ensar'dan bir adamın Uhud tarafında otlayan bir devesi vardı. Devenin başına bir hal geldi (ölmek üzereydi). Adam da onu bir kazık ile kesti (nahretti). (Ravi) Dedi ki: Zeyd'e: "Demir kazık mı yoksa tahta kazık mı?" dedim. "Hayır, aksine tahta (kazık)" dedi. Sonra Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelip sordu. O da yenilmesini emretti.