Kurbanlar (Dahaya) Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4409. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رَافِعٍ، عَنْ رَافِعٍ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا لاَقُو الْعَدُوِّ غَدًا وَلَيْسَ مَعَنَا مُدًى ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مَا أَنْهَرَ الدَّمَ وَذُكِرَ اسْمُ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ فَكُلْ مَا خَلاَ السِّنَّ وَالظُّفْرَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَأَصَابَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهْبًا فَنَدَّ بَعِيرٌ فَرَمَاهُ رَجُلٌ بِسَهْمٍ فَحَبَسَهُ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّ لِهَذِهِ النَّعَمِ - أَوْ قَالَ الإِبِلِ - أَوَابِدَ كَأَوَابِدِ الْوَحْشِ فَمَا غَلَبَكُمْ مِنْهَا فَافْعَلُوا بِهِ هَكَذَا ‏"‏ ‏.‏

Bize İsmail b. Mes'ud haber verdi. Dedi ki: Bize Halid, Şu'be'den, o Said b. Mesruk'tan, o Abaye b. Rafi'den, o da Rafi'den naklen anlattı. Dedi ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Biz yarın düşmanla karşılaşacağız ve yanımızda bıçaklar yok" dedim. Buyurdu ki: "Kanı akıtan ve (üzerine) Allah Azze ve Celle'nin adı anılan şeyi ye. Diş ve tırnak hariç." (Ravi) Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir ganimet elde etmişti. Bir deve kaçtı. Bir adam ona ok attı ve onu (olduğu yere) hapsetti (durdurdu). Bunun üzerine (Resûlullah) şöyle buyurdu: "Muhakkak ki bu hayvanların -veya develerin dedi- vahşi hayvanlar gibi ürküp kaçanları vardır. Onlardan biri size baskın gelirse (kaçarsa), ona böyle yapın."