4417. Hadis
أَخْبَرَنَا الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ دِينَارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُصْعَبُ بْنُ الْمِقْدَامِ، عَنِ الْحَسَنِ، - يَعْنِي ابْنَ صَالِحٍ - عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ لَقَدْ رَأَيْتُهُ - يَعْنِي النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم - يَذْبَحُهُمَا بِيَدِهِ وَاضِعًا عَلَى صِفَاحِهِمَا قَدَمَهُ يُسَمِّي وَيُكَبِّرُ كَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ .
Bize Kasım b. Zekeriya b. Dinar haber verdi. Dedi ki: Bize Mus'ab b. el-Mikdam, Hasan'dan -yani İbn Salih-, o Şu'be'den, o Katade'den, o da Enes'ten naklen anlattı. Dedi ki: Andolsun ki onu -yani Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i- boynuzlu, alaca iki koçu kendi eliyle keserken, ayağını yan taraflarına koymuş, besmele çekip tekbir getirirken gördüm.