4435. Hadis
أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُغِيرَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ هِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُغَفَّلٍ، قَالَ دُلِّيَ جِرَابٌ مِنْ شَحْمٍ يَوْمَ خَيْبَرَ فَالْتَزَمْتُهُ قُلْتُ لاَ أُعْطِي أَحَدًا مِنْهُ شَيْئًا فَالْتَفَتُّ فَإِذَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَبَسَّمُ .
Bize Yakub b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya b. Said, Süleyman b. Muğire'den, o Humeyd b. Hilal'den, o da Abdullah b. Muğaffel'den naklen anlattı. Dedi ki: Hayber günü aşağıya yağ dolu bir tulum sarkıtıldı (atıldı). Hemen ona sarıldım ve: "Bundan hiç kimseye bir şey vermem!" dedim. Döndüğümde bir de baktım ki Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem gülümsüyordu.