4630. Hadis
أَخْبَرَنَا زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ شُعَيْبٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ أَبِيهِ، حَتَّى ذَكَرَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَحِلُّ سَلَفٌ وَبَيْعٌ وَلاَ شَرْطَانِ فِي بَيْعٍ وَلاَ رِبْحُ مَا لَمْ يُضْمَنْ " .
Bize Ziyâd b. Eyyûb haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Uleyye anlattı. Dedi ki: Bize Eyyûb anlattı. Dedi ki: Bize Amr b. Şuayb anlattı. Dedi ki: Bana babam, babasından anlattı... nihayet Abdullah b. Amr'ı zikretti. Dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Selef (ödünç) ile satışı (birleştirmek) helal değildir. Bir satışta iki şart (ileri sürmek) helal değildir. Garanti edilmeyen (riski üstlenilmeyen) malın kârı da helal değildir."