4713. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا حَمَّادٌ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، وَرَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، أَنَّهُمَا حَدَّثَاهُ أَنَّ مُحَيِّصَةَ بْنَ مَسْعُودٍ وَعَبْدَ اللَّهِ بْنَ سَهْلٍ أَتَيَا خَيْبَرَ فِي حَاجَةٍ لَهُمَا فَتَفَرَّقَا فِي النَّخْلِ فَقُتِلَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَهْلٍ فَجَاءَ أَخُوهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَهْلٍ وَحُوَيِّصَةُ وَمُحَيِّصَةُ ابْنَا عَمِّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَتَكَلَّمَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ فِي أَمْرِ أَخِيهِ - وَهُوَ أَصْغَرُ مِنْهُمْ - فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْكُبْرَ لِيَبْدَأَ الأَكْبَرُ " . فَتَكَلَّمَا فِي أَمْرِ صَاحِبِهِمَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَذَكَرَ كَلِمَةً مَعْنَاهَا " يُقْسِمُ خَمْسُونَ مِنْكُمْ " . فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَمْرٌ لَمْ نَشْهَدْهُ كَيْفَ نَحْلِفُ قَالَ " فَتُبَرِّئُكُمْ يَهُودُ بِأَيْمَانِ خَمْسِينَ مِنْهُمْ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَوْمٌ كُفَّارٌ . فَوَدَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ قِبَلِهِ . قَالَ سَهْلٌ فَدَخَلْتُ مِرْبَدًا لَهُمْ فَرَكَضَتْنِي نَاقَةٌ مِنْ تِلْكَ الإِبِلِ .
Bize Ahmed b. Abde haber verdi. Dedi ki: Bize Hammâd haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya b. Saîd, Büşeyr b. Yesâr'dan, o da Sehl b. Ebî Hasme ve Râfi' b. Hadîc'den naklederek rivayet etti. O ikisi ona şöyle anlattılar: Muhayyisa b. Mes'ûd ve Abdullah b. Sehl, bir ihtiyaçları için Hayber'e gittiler. Hurmalıkta birbirlerinden ayrıldılar. Derken Abdullah b. Sehl öldürüldü. Bunun üzerine kardeşi Abdurrahman b. Sehl ile amcasının oğulları Huvayyisa ve Muhayyisa Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanına geldiler. Abdurrahman —ki onların en küçüğüydü— kardeşi hakkında konuşmaya başladı. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Büyüğe (öncelik ver), büyük olan başlasın!" buyurdu. Bunun üzerine arkadaşları(nın durumu) hakkında (diğer ikisi) konuştular. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle —veya buna benzer bir ifade— buyurdu: "Sizden elli kişi yemin eder..." Onlar: "Ey Allah'ın Resûlü! Görmediğimiz bir iş hakkında nasıl yemin edebiliriz?" dediler. Peygamber: "O halde Yahudiler, içlerinden elli kişinin yeminiyle (sorumluluktan) kurtulurlar," buyurdu. Sahâbîler: "Ey Allah'ın Resûlü, onlar kâfir bir topluluktur," dediler. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onun diyetini kendi tarafından ödedi. Sehl dedi ki: "Onlara ait bir harmana girdim de o develerden bir dişi deve bana tekme attı."