4874. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ بْنُ الْوَلِيدِ، قَالَ حَدَّثَنِي صَفْوَانُ بْنُ عَمْرٍو، قَالَ حَدَّثَنِي أَزْهَرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْحَرَازِيُّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّهُ رَفَعَ إِلَيْهِ نَفَرٌ مِنَ الْكَلاَعِيِّينَ أَنَّ حَاكَةً سَرَقُوا مَتَاعًا فَحَبَسَهُمْ أَيَّامًا ثُمَّ خَلَّى سَبِيلَهُمْ فَأَتَوْهُ فَقَالُوا خَلَّيْتَ سَبِيلَ هَؤُلاَءِ بِلاَ امْتِحَانٍ وَلاَ ضَرْبٍ . فَقَالَ النُّعْمَانُ مَا شِئْتُمْ إِنْ شِئْتُمْ أَضْرِبْهُمْ فَإِنْ أَخْرَجَ اللَّهُ مَتَاعَكُمْ فَذَاكَ وَإِلاَّ أَخَذْتُ مِنْ ظُهُورِكُمْ مِثْلَهُ . قَالُوا هَذَا حُكْمُكَ . قَالَ هَذَا حُكْمُ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ وَرَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize İshak b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Bakıyye b. el-Velîd anlattı. Dedi ki: Bana Safvân b. Amr haber verdi. Dedi ki: Bana Ezher b. Abdullah el-Harâzî haber verdi. O Nu'mân b. Beşîr'den naklettiğine göre: Kelâîlerden bir grup, bazı dokumacıların (kendilerine ait) bir malı çaldıkları iddiasını ona (Nu'mân'a) götürdüler. O da onları (şüphelileri) birkaç gün hapsetti, sonra serbest bıraktı. (Davacı olanlar) Nu'mân'a gelip: "Bunları imtihan etmeden (sorguya çekmeden) ve dövmeden serbest bıraktın," dediler. Nu'mân: "Ne isterseniz (yapayım); isterseniz onları döveyim. Eğer Allah malınızı ortaya çıkarırsa ne âlâ; aksi takdirde ben de sizin sırtınızdan (onlara vurduğumun) mislini alırım (kısas yaparım)," dedi. Onlar: "Bu senin hükmün mü?" dediler. O da: "Bu, Allah Azze ve Celle'nin ve Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem'in hükmüdür," dedi.