4959. Hadis
قَالَ الْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، وَهِشَامُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ رَجُلاً، مِنْ مُزَيْنَةَ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ تَرَى فِي حَرِيسَةِ الْجَبَلِ فَقَالَ " هِيَ وَمِثْلُهَا وَالنَّكَالُ وَلَيْسَ فِي شَىْءٍ مِنَ الْمَاشِيَةِ قَطْعٌ إِلاَّ فِيمَا آوَاهُ الْمُرَاحُ فَبَلَغَ ثَمَنَ الْمِجَنِّ فَفِيهِ قَطْعُ الْيَدِ وَمَا لَمْ يَبْلُغْ ثَمَنَ الْمِجَنِّ فَفِيهِ غَرَامَةُ مِثْلَيْهِ وَجَلَدَاتُ نَكَالٍ " . قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ تَرَى فِي الثَّمَرِ الْمُعَلَّقِ قَالَ " هُوَ وَمِثْلُهُ مَعَهُ وَالنَّكَالُ وَلَيْسَ فِي شَىْءٍ مِنَ الثَّمَرِ الْمُعَلَّقِ قَطْعٌ إِلاَّ فِيمَا آوَاهُ الْجَرِينُ فَمَا أُخِذَ مِنَ الْجَرِينِ فَبَلَغَ ثَمَنَ الْمِجَنِّ فَفِيهِ الْقَطْعُ وَمَا لَمْ يَبْلُغْ ثَمَنَ الْمِجَنِّ فَفِيهِ غَرَامَةُ مِثْلَيْهِ وَجَلَدَاتُ نَكَالٍ " .
Hâris b. Miskîn, kendisine okunurken ve ben de dinliyorken, İbn Vehb'den aktararak dedi ki: Bana Amr b. Hâris ve Hişâm b. Sa'd, Amr b. Şuayb'dan, o babasından, o da dedesi Abdullah b. Amr'dan haber verdi ki: Müzeyne kabilesinden bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldi ve: "Ey Allah'ın Resûlü! Dağda otlayan (korumasız) hayvan hakkında ne dersin?" dedi. Peygamber şöyle buyurdu: "Onda, (bedelinin) kendisi ve bir misli daha (tazminat) ve (ayrıca) ceza (nekâl) vardır. Hayvanlardan hiçbir şeyde, ağıl onu barındırmadıkça (el) kesme yoktur. Ağıl onu barındırır ve (değeri) kalkan fiyatına ulaşırsa, işte onda el kesme vardır. Kalkan fiyatına ulaşmazsa, onda iki katı tazminat ve cezalandırıcı dayak (celadât) vardır." Adam: "Ey Allah'ın Resûlü! (Dalında) asılı meyve hakkında ne dersin?" dedi. Peygamber şöyle buyurdu: "Onda, (bedelinin) kendisi ve bir misli daha (tazminat) ve (ayrıca) ceza vardır. Asılı meyvelerin hiçbirinde, harman yeri onu barındırmadıkça (el) kesme yoktur. Harman yerinden alınan şey kalkanın değerine ulaşırsa, onda (el) kesme vardır. Kalkanın değerine ulaşmazsa, onda iki katı tazminat ve cezalandırıcı dayak vardır."