4989. Hadis
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " ثَلاَثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ بِهِنَّ حَلاَوَةَ الإِسْلاَمِ مَنْ كَانَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا وَمَنْ أَحَبَّ الْمَرْءَ لاَ يُحِبُّهُ إِلاَّ لِلَّهِ وَمَنْ يَكْرَهُ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الْكُفْرِ كَمَا يَكْرَهُ أَنْ يُلْقَى فِي النَّارِ " .
Bize Ali b. Hucr haber verdi, dedi ki: Bize İsmail haber verdi, Humeyd'den, o Enes'ten, Peygamber'den sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurduğu (nakledildi): "Üç şey vardır ki bunlar kimde bulunursa İslam'ın tatlılığını bulur: Allah ve Resûlünün kendisine onlardan başka her şeyden daha sevgili olması, kişinin bir kimseyi ancak Allah için sevmesi ve ateşe atılmayı kerih gördüğü (istemediği) gibi küfre dönmeyi de kerih görmesi."