Ziynet (Süs) Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

5102. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مُرَّةَ، يُحَدِّثُ عَنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ آكِلُ الرِّبَا وَمُوكِلُهُ وَكَاتِبُهُ إِذَا عَلِمُوا ذَلِكَ وَالْوَاشِمَةُ وَالْمَوْشُومَةُ لِلْحُسْنِ وَلاَوِي الصَّدَقَةِ وَالْمُرْتَدُّ أَعْرَابِيًّا بَعْدَ الْهِجْرَةِ مَلْعُونُونَ عَلَى لِسَانِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏.‏

İsmail b. Mes’ûd bize haber verip dedi ki: Hâlid bize Şu’be’den, o A’meş’ten (naklen) anlattı. Dedi ki: Abdullah b. Mürre’yi, Hâris’ten, o da Abdullah (b. Mes’ûd)’dan (naklen) anlatırken işittim. Şöyle dedi: Faizi yiyen, yediren, -bunu bildikleri takdirde- yazan, güzellik için dövme yapan ve yapılan, zekâtı vermeyen (veya geciktiren) ve hicretten sonra (tekrar) bedeviliğe dönen (irtidad eden) kimseler, Kıyamet gününde Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) diliyle lanetlenmişlerdir.