5288. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ بْنِ مُوسَى، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَتَخَتَّمُ بِخَاتَمٍ مِنْ ذَهَبٍ ثُمَّ طَرَحَهُ وَلَبِسَ خَاتَمًا مِنْ وَرِقٍ وَنُقِشَ عَلَيْهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ ثُمَّ قَالَ " لاَ يَنْبَغِي لأَحَدٍ أَنْ يَنْقُشَ عَلَى نَقْشِ خَاتَمِي هَذَا " . وَجَعَلَ فَصَّهُ فِي بَطْنِ كَفِّهِ .
Bize Muhammed b. Abdullah b. Yezîd haber verdi, dedi ki: Bize Süfyân, Eyyûb b. Mûsâ'dan, (o) Nâfi'den, (o da) İbn Ömer'den naklederek anlattı, dedi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem altın bir yüzük takınırdı. Sonra onu fırlatıp attı ve gümüşten bir yüzük taktı. Üzerine de 'Muhammedun Resûlullah' (ibaresini) nakşetti. Sonra şöyle buyurdu: 'Hiç kimse için, benim şu yüzüğümün nakşı gibi bir nakış işlemesi uygun değildir.' Ve (yüzüğün) taşını avucunun içine çevirdi."