5295. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، أَنَّهُ رَأَى حُلَّةَ سِيَرَاءَ تُبَاعُ عِنْدَ بَابِ الْمَسْجِدِ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوِ اشْتَرَيْتَ هَذَا لِيَوْمِ الْجُمُعَةِ وَلِلْوَفْدِ إِذَا قَدِمُوا عَلَيْكَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّمَا يَلْبَسُ هَذِهِ مَنْ لاَ خَلاَقَ لَهُ فِي الآخِرَةِ " . قَالَ فَأُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدُ مِنْهَا بِحُلَلٍ فَكَسَانِي مِنْهَا حُلَّةً فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَسَوْتَنِيهَا وَقَدْ قُلْتَ فِيهَا مَا قُلْتَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لَمْ أَكْسُكَهَا لِتَلْبَسَهَا إِنَّمَا كَسَوْتُكَهَا لِتَكْسُوهَا أَوْ لِتَبِيعَهَا " . فَكَسَاهَا عُمَرُ أَخًا لَهُ مِنْ أُمِّهِ مُشْرِكًا .
Bize İshâk b. Mansûr haber verdi, dedi ki: Bize Abdullah b. Nümeyr haber verdi, dedi ki: Bize Ubeydullah, Nâfi'den, (o) İbn Ömer'den, (o da) Ömer b. el-Hattâb'dan naklederek anlattı ki: O, mescidin kapısında satılmakta olan Siyerâ (ipek karışımlı) bir takım elbise gördü. (Ömer) dedi ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Bunu Cuma günü ve sana heyetler geldiğinde (giymek) için satın alsan?" Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bunu ancak ahirette nasibi olmayanlar giyer." Daha sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e bunlardan (birkaç) takım elbise getirildi. O da bana onlardan bir takım giydirdi (verdi). Dedim ki: "Ey Allah'ın Resûlü! (Daha önce) onun hakkında söylediğini söylemişken şimdi bana bunu mu giydirdin?" Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ben onu sana giyesin diye giydirmedim (vermedim). Ben onu sana ancak (başkasına) giydiresin yahut satasın diye verdim." Bunun üzerine Ömer onu, (henüz) müşrik olan anne bir kardeşine giydirdi (hediye etti).