5333. Hadis
أَخْبَرَنَا بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، قَالَ سَمِعْتُ سُلَيْمَانَ بْنَ مِهْرَانَ الأَعْمَشَ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُسْهِرٍ، عَنْ خَرَشَةَ بْنِ الْحُرِّ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " ثَلاَثَةٌ لاَ يُكَلِّمُهُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلاَ يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ الْمَنَّانُ بِمَا أَعْطَى وَالْمُسْبِلُ إِزَارَهُ وَالْمُنَفِّقُ سِلْعَتَهُ بِالْحَلِفِ الْكَاذِبِ " .
Bize Bişr b. Hâlid haber verdi, dedi ki: Bize Gunder, Şu'be'den anlattı, dedi ki: Süleyman b. Mihrân el-A'meş'i, Süleyman b. Müshir'den, (o) Haraşe b. el-Hurr'dan, (o da) Ebû Zer'den naklederek şöyle derken işittim: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Üç (sınıf insan) vardır ki; Allah azze ve celle Kıyamet Günü onlarla konuşmaz, onları temize çıkarmaz ve onlar için elim bir azap vardır: Verdiğini başa kakan (Mennân), izârını (yerde sürüyecek kadar) aşağı salan (Müsbil) ve malını yalan yere yeminle satan kimse."