5495. Hadis
أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَعَوَّذُ بِهَؤُلاَءِ الْكَلِمَاتِ كَانَ يَقُولُ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَالْهَرَمِ وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَسُوءِ الْكِبَرِ وَفِتْنَةِ الدَّجَّالِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ " .
Mûsâ b. Abdurrahman bize haber verdi. Dedi ki: Hüseyin bize Zâide'den, o Hümeyd'den, o Enes'ten haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şu kelimelerle (Allah'a) sığınırdı ve şöyle derdi: "Allah'ım! Tembellikten, ihtiyarlıktan, korkaklıktan, cimrilikten, yaşlılığın kötü hallerinden, Deccâl fitnesinden ve kabir azabından Sana sığınırım."