5538. Hadis
أَخْبَرَنَا وَاصِلُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، عَنِ ابْنِ فُضَيْلٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ سُلَيْمَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، قَالَ كَانَ إِذَا قِيلَ لِزَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ حَدِّثْنَا مَا، سَمِعْتَ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ لاَ أُحَدِّثُكُمْ إِلاَّ مَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَدَّثَنَا بِهِ وَيَأْمُرُنَا أَنْ نَقُولَ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْبُخْلِ وَالْجُبْنِ وَالْهَرَمِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ اللَّهُمَّ آتِ نَفْسِي تَقْوَاهَا وَزَكِّهَا أَنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا أَنْتَ وَلِيُّهَا وَمَوْلاَهَا اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ نَفْسٍ لاَ تَشْبَعُ وَمِنْ قَلْبٍ لاَ يَخْشَعُ وَمِنْ عِلْمٍ لاَ يَنْفَعُ وَدَعْوَةٍ لاَ تُسْتَجَابُ " .
Vâsıl b. Abdila'lâ bize İbn Fudayl'dan, o Âsım b. Süleyman'dan, o Abdullâh b. el-Hâris'ten haber verdi. Dedi ki: Zeyd b. Arkam'a "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den işittiğin şeylerden bize anlat" denildiği zaman şöyle derdi: Ben size Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bize anlattığı ve söylememizi emrettiği şeyden başkasını anlatmam. (O şöyle derdi): "Allah'ım! Acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, ihtiyarlıktan ve kabir azabından Sana sığınırım. Allah'ım! Nefsime takvasını ver ve onu arındır. Onu en iyi arındıracak olan Sensin. Onun velisi ve mevlâsı Sensin. Allah'ım! Doymayan nefisten, ürpermeyen kalpten, fayda vermeyen ilimden ve kabul olunmayan duadan Sana sığınırım."