594. Hadis
أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ سَوَّادِ بْنِ الأَسْوَدِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا جَابِرُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَانَ إِذَا عَجِلَ بِهِ السَّيْرُ يُؤَخِّرُ الظُّهْرَ إِلَى وَقْتِ الْعَصْرِ فَيَجْمَعُ بَيْنَهُمَا وَيُؤَخِّرُ الْمَغْرِبَ حَتَّى يَجْمَعَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ الْعِشَاءِ حِينَ يَغِيبُ الشَّفَقُ .
Bana Amr b. Sevâd b. el-Esved b. Amr haber verdi; dedi ki: Bize İbn Vehb haber verdi; dedi ki: Bize Câbir b. İsmail anlattı; Ukayl'den; İbn Şihâb'dan; Enes'ten; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den (naklen) ki: O (Resûlullah), yolculuk onu sıkıştırınca (acele edince) öğleyi ikindi vaktine kadar geciktirir ve ikisini cem ederdi. Akşamı da şafak kaybolduğu vakit yatsı ile cem edinceye kadar geciktirirdi.