30. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ حَسَّانَ بْنِ بِلاَلٍ، عَنْ عَمَّارٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنْ عُثْمَانَ وَعَائِشَةَ وَأُمِّ سَلَمَةَ وَأَنَسٍ وَابْنِ أَبِي أَوْفَى وَأَبِي أَيُّوبَ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَسَمِعْتُ إِسْحَاقَ بْنَ مَنْصُورٍ يَقُولُ قَالَ أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ قَالَ ابْنُ عُيَيْنَةَ لَمْ يَسْمَعْ عَبْدُ الْكَرِيمِ مِنْ حَسَّانَ بْنِ بِلاَلٍ حَدِيثَ التَّخْلِيلِ . وَقَالَ مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ أَصَحُّ شَيْءٍ فِي هَذَا الْبَابِ حَدِيثُ عَامِرِ بْنِ شَقِيقٍ عَنْ أَبِي وَائِلٍ عَنْ عُثْمَانَ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَقَالَ بِهَذَا أَكْثَرُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَنْ بَعْدَهُمْ رَأَوْا تَخْلِيلَ اللِّحْيَةِ . وَبِهِ يَقُولُ الشَّافِعِيُّ . وَقَالَ أَحْمَدُ إِنْ سَهَا عَنْ تَخْلِيلِ اللِّحْيَةِ فَهُوَ جَائِزٌ . وَقَالَ إِسْحَاقُ إِنْ تَرَكَهُ نَاسِيًا أَوْ مُتَأَوِّلاً أَجْزَأَهُ وَإِنْ تَرَكَهُ عَامِدًا أَعَادَ .
Bize İbn Ebû Ömer anlattı; bize Süfyân b. Uyeyne anlattı; Saîd b. Ebû Arûbe’den; Katâde’den; Hassân b. Bilâl’den; Ammâr’dan; Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklederek] bir öncekine benzer rivayette bulundu. Ebû Îsâ dedi ki: Bu babda Osmân’dan, Âişe’den, Ümmü Seleme’den, Enes’ten, İbn Ebû Evfâ’den ve Ebû Eyyûb’dan da [rivayet] vardır. Ebû Îsâ dedi ki: İshâk b. Mansûr’un şöyle dediğini işittim: Ahmed b. Hanbel dedi ki: İbn Uyeyne “Abdülkerîm, Hassân b. Bilâl’den hilalleme (sakalın arasına parmak sokma) hadisini bizzat işitmemiştir” demiştir. Muhammed b. İsmâîl (Buhârî) ise “Bu babdaki en sahih şey Âmir b. Şakîk’ın Ebû Vâil’den, onun da Osmân’dan naklettiği hadistir” demiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’in ashabından ve onlardan sonrakilerden çoğu ilim ehli bununla (bu hadislerle) amel ederek sakalın hilallenmesini uygun görmüşlerdir; Şâfiî de bu görüştedir. Ahmed “Eğer sakalın hilallenmesini unutursa [abdesti] caizdir” demiştir. İshâk ise “Unutarak veya [gerekli olmadığını düşünerek] teville terk ederse abdesti yeterli olur; kasten terk ederse [abdestini] iade eder” demiştir.