1179. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي خَالِدٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ خَيَّرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاخْتَرْنَاهُ أَفَكَانَ طَلاَقًا؟ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، بِمِثْلِهِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَاخْتَلَفَ أَهْلُ الْعِلْمِ فِي الْخِيَارِ فَرُوِيَ عَنْ عُمَرَ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ أَنَّهُمَا قَالاَ إِنِ اخْتَارَتْ نَفْسَهَا فَوَاحِدَةٌ بَائِنَةٌ . وَرُوِيَ عَنْهُمَا أَنَّهُمَا قَالاَ أَيْضًا وَاحِدَةٌ يَمْلِكُ الرَّجْعَةَ وَإِنِ اخْتَارَتْ زَوْجَهَا فَلاَ شَىْءَ . وَرُوِيَ عَنْ عَلِيٍّ أَنَّهُ قَالَ إِنِ اخْتَارَتْ نَفْسَهَا فَوَاحِدَةٌ بَائِنَةٌ وَإِنِ اخْتَارَتْ زَوْجَهَا فَوَاحِدَةٌ يَمْلِكُ الرَّجْعَةَ . وَقَالَ زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ إِنِ اخْتَارَتْ زَوْجَهَا فَوَاحِدَةٌ وَإِنِ اخْتَارَتْ نَفْسَهَا فَثَلاَثٌ . وَذَهَبَ أَكْثَرُ أَهْلِ الْعِلْمِ وَالْفِقْهِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَنْ بَعْدَهُمْ فِي هَذَا الْبَابِ إِلَى قَوْلِ عُمَرَ وَعَبْدِ اللَّهِ وَهُوَ قَوْلُ الثَّوْرِيِّ وَأَهْلِ الْكُوفَةِ وَأَمَّا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ فَذَهَبَ إِلَى قَوْلِ عَلِيٍّ رضى الله عنه .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı. Bize Abdurrahman b. Mehdî anlattı. Bize Süfyân anlattı. (O) İsmâîl b. Ebî Hâlid'den, (o) Şa'bî'den, (o) Mesrûk'tan, (o da) Âişe'den (naklettiğine göre) o şöyle demiştir: Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bizi (dünya ile kendisi arasında) muhayyer bıraktı (seçim hakkı tanıdı), biz de O'nu seçtik. (Bu seçimimiz) bir talâk oldu mu? (Hayır olmadı). Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı. Bize Abdurrahman b. Mehdî anlattı. Bize Süfyân anlattı. (O) A'meş'ten, (o) Ebu'd-Duhâ'dan, (o) Mesrûk'tan, (o da) Âişe'den benzerini nakletti. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. İlim ehli "muhayyerlik" (hıyar) konusunda ihtilaf etmişlerdir. Ömer ve Abdullah b. Mes'ûd'dan rivayet edildiğine göre ikisi şöyle demişlerdir: "Eğer kadın (seçim hakkını kullanıp) nefsini seçerse, bu bir bâin (kesin) talâk sayılır." Yine o ikisinden rivayet edildiğine göre şöyle de demişlerdir: "Bu, kocanın ric'at (dönüş) hakkına sahip olduğu bir talâktır. Eğer kocasını seçerse, hiçbir şey (talâk) olmaz." Ali'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Eğer nefsini seçerse bu bir bâin talâktır. Eğer kocasını seçerse, bu (kocanın) ric'at hakkına sahip olduğu bir talâktır." Zeyd b. Sâbit ise: "Eğer kocasını seçerse bir talâk, nefsini seçerse üç talâktır" demiştir. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından ve onlardan sonra gelen ilim ve fıkıh ehlinin çoğunluğu bu konuda Ömer ve Abdullah'ın görüşüne gitmişlerdir. Bu Sevrî ve Kûfe ehlinin görüşüdür. Ahmed b. Hanbel ise Ali radıyallahu anh'in görüşüne gitmiştir.