1204. Hadis
حَدَّثَنَا الأَنْصَارِيُّ، أَنْبَأَنَا مَعْنٌ، أَنْبَأَنَا مَالِكٌ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِسْحَاقَ بْنِ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، عَنْ عَمَّتِهِ، زَيْنَبَ بِنْتِ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ أَنَّ الْفُرَيْعَةَ بِنْتَ مَالِكِ بْنِ سِنَانٍ، وَهِيَ أُخْتُ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ أَخْبَرَتْهَا أَنَّهَا، جَاءَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَسْأَلُهُ أَنْ تَرْجِعَ إِلَى أَهْلِهَا فِي بَنِي خُدْرَةَ وَأَنَّ زَوْجَهَا خَرَجَ فِي طَلَبِ أَعْبُدٍ لَهُ أَبَقُوا حَتَّى إِذَا كَانَ بِطَرَفِ الْقَدُومِ لَحِقَهُمْ فَقَتَلُوهُ . قَالَتْ فَسَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَرْجِعَ إِلَى أَهْلِي فَإِنَّ زَوْجِي لَمْ يَتْرُكْ لِي مَسْكَنًا يَمْلِكُهُ وَلاَ نَفَقَةً . قَالَتْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " نَعَمْ " . قَالَتْ فَانْصَرَفْتُ حَتَّى إِذَا كُنْتُ فِي الْحُجْرَةِ أَوْ فِي الْمَسْجِدِ نَادَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَوْ أَمَرَ بِي فَنُودِيتُ لَهُ فَقَالَ " كَيْفَ قُلْتِ " . قَالَتْ فَرَدَدْتُ عَلَيْهِ الْقِصَّةَ الَّتِي ذَكَرْتُ لَهُ مِنْ شَأْنِ زَوْجِي قَالَ " امْكُثِي فِي بَيْتِكِ حَتَّى يَبْلُغَ الْكِتَابُ أَجَلَهُ " . قَالَتْ فَاعْتَدَدْتُ فِيهِ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا . قَالَتْ فَلَمَّا كَانَ عُثْمَانُ أَرْسَلَ إِلَىَّ فَسَأَلَنِي عَنْ ذَلِكَ فَأَخْبَرْتُهُ فَاتَّبَعَهُ وَقَضَى بِهِ . أَنْبَأَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، أَنْبَأَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، أَنْبَأَنَا سَعْدُ بْنُ إِسْحَاقَ بْنِ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، فَذَكَرَ نَحْوَهُ بِمَعْنَاهُ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا الْحَدِيثِ عِنْدَ أَكْثَرِ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَغَيْرِهِمْ لَمْ يَرَوْا لِلْمُعْتَدَّةِ أَنْ تَنْتَقِلَ مِنْ بَيْتِ زَوْجِهَا حَتَّى تَنْقَضِيَ عِدَّتُهَا . وَهُوَ قَوْلُ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَالشَّافِعِيِّ وَأَحْمَدَ وَإِسْحَاقَ . وَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَغَيْرِهِمْ لِلْمَرْأَةِ أَنْ تَعْتَدَّ حَيْثُ شَاءَتْ وَإِنْ لَمْ تَعْتَدَّ فِي بَيْتِ زَوْجِهَا . قَالَ أَبُو عِيسَى وَالْقَوْلُ الأَوَّلُ أَصَحُّ .
Bize Ensarî anlattı. (H) Bize Ma'n haber verdi. (H) Bize Mâlik haber verdi. Mâlik, Sa'd b. İshak b. Ka'b b. Ucre'den, o halası Zeyneb bint Ka'b b. Ucre'den, o da Ebu Said el-Hudrî'nin kız kardeşi Furey'a bint Mâlik b. Sinân'dan naklettiğine göre; Furey'a, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelerek, Beni Hudre yurdundaki ailesinin yanına dönüp dönemeyeceğini sordu. Kocasının, kaçan kölelerini aramak üzere çıktığını, Tarafü'l-Kadûm denilen yere vardığında onlara yetiştiğini ancak kölelerin onu öldürdüğünü anlattı. Furey'a dedi ki: "Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den ailemin yanına dönmek için izin istedim. Çünkü kocam bana mülkiyeti kendisine ait bir ev ve bir nafaka bırakmamıştı." Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Evet" buyurdu. Furey'a devamla şöyle dedi: "Oradan ayrıldım. Odaya veya mescide vardığımda Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bana seslendi -veya emretti, bana seslenildi-. Bana: 'Nasıl demiştin?' diye sordu. Kocamın durumuna dair ona anlattığım hikâyeyi tekrar ettim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: 'Kitap'taki (Kur'an'daki) süre sona erene kadar evinde bekle.'" Furey'a: "Bunun üzerine dört ay on gün orada iddet bekledim" dedi. Furey'a (devamla) şöyle dedi: "Osman (halife) olunca bana haber gönderip bu konuyu sordu. Ben de ona durumu haber verdim. O da buna uydu ve bununla hükmetti." Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı. (H) Bize Yahya b. Said anlattı. (H) Bize Sa'd b. İshak b. Ka'b b. Ucre haber verdi ve (yukarıdaki) hadisin manasını zikretti. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. İlim ehlinin çoğunun, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabının ve diğerlerinin uygulaması bu hadis üzerinedir. Onlar, iddet bekleyen kadının iddeti bitene kadar kocasının evinden (başka bir yere) taşınmasını uygun görmezler. Süfyân es-Sevrî, Şâfiî, Ahmed ve İshak'ın görüşü budur. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından ve diğerlerinden bazı ilim ehli ise: "Kadın kocasının evinde iddet beklemese de dilediği yerde iddet bekleyebilir" demişlerdir. Ebû Îsâ dedi ki: Birinci görüş daha sahihtir.