1472. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى الْقُطَعِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَجُلاً، مِنْ قَوْمِهِ صَادَ أَرْنَبًا أَوِ اثْنَيْنِ فَذَبَحَهُمَا بِمَرْوَةٍ فَتَعَلَّقَهُمَا حَتَّى لَقِيَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ فَأَمَرَهُ بِأَكْلِهِمَا . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ صَفْوَانَ وَرَافِعٍ وَعَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَقَدْ رَخَّصَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ أَنْ يُذَكِّيَ بِمَرْوَةٍ وَلَمْ يَرَوْا بِأَكْلِ الأَرْنَبِ بَأْسًا وَهُوَ قَوْلُ أَكْثَرِ أَهْلِ الْعِلْمِ وَقَدْ كَرِهَ بَعْضُهُمْ أَكْلَ الأَرْنَبِ . وَقَدِ اخْتَلَفَ أَصْحَابُ الشَّعْبِيِّ فِي رِوَايَةِ هَذَا الْحَدِيثِ فَرَوَى دَاوُدُ بْنُ أَبِي هِنْدٍ عَنِ الشَّعْبِيِّ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ صَفْوَانَ . وَرَوَى عَاصِمٌ الأَحْوَلُ عَنِ الشَّعْبِيِّ عَنْ صَفْوَانَ بْنِ مُحَمَّدٍ أَوْ مُحَمَّدِ بْنِ صَفْوَانَ . وَمُحَمَّدُ بْنُ صَفْوَانَ أَصَحُّ . وَرَوَى جَابِرٌ الْجُعْفِيُّ عَنِ الشَّعْبِيِّ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ نَحْوَ حَدِيثِ قَتَادَةَ عَنِ الشَّعْبِيِّ وَيُحْتَمَلُ أَنَّ رِوَايَةَ الشَّعْبِيِّ عَنْهُمَا . قَالَ مُحَمَّدٌ حَدِيثُ الشَّعْبِيِّ عَنْ جَابِرٍ غَيْرُ مَحْفُوظٍ .
Bize Muhammed b. Yahyâ el-Kutaî anlattı; dedi ki: Bize Abdulalâ anlattı; o, Saîd'den; o, Katâde'den; o, Şa'bî'den; o da Câbir b. Abdullah'tan naklettiğine göre: Kavminden bir adam bir veya iki tavşan avladı ve bunları (keskin) bir taşla kesti. Sonra onları (sırtına veya bir yere) asarak Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile karşılaştı ve O'na sordu. Rasûlullah da ona ikisini de yemesini emretti. Dedi ki: Bu konuda Muhammed b. Safvân, Râfi' ve Adiy b. Hâtim'den de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bazı ilim ehli, keskin taşla kesime (boğazlamaya) ruhsat vermişlerdir. Tavşan yemekte de bir beis görmemişlerdir. Bu, ilim ehlinin çoğunun görüşüdür. Bazıları ise tavşan yemeyi kerih görmüşlerdir. Şa'bî'nin arkadaşları (talebeleleri) bu hadisin rivayetinde ihtilaf etmişlerdir. Dâvûd b. Ebû Hind, Şa'bî'den; o da Muhammed b. Safvân'dan rivayet etmiştir. Âsım el-Ahvel ise Şa'bî'den; o Safvân b. Muhammed veya Muhammed b. Safvân'dan rivayet etmiştir. (İsim konusunda tereddüt etmiştir). Muhammed b. Safvân daha sahihtir. Câbir el-Cu'fî de Şa'bî'den; o da Câbir b. Abdullah'tan, Katâde'nin Şa'bî'den rivayet ettiği hadisin benzerini rivayet etmiştir. Şa'bî'nin her ikisinden de rivayet etmiş olması muhtemeldir. Muhammed (Buhârî) dedi ki: Şa'bî'nin Câbir'den hadisi mahfuz (ezberlenmiş/sağlam) değildir.