349. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَيَّاشٍ، عَنْ أَبِي حَصِينٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ أَوْ بِنَحْوِهِ . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ وَالْبَرَاءِ وَسَبْرَةَ بْنِ مَعْبَدٍ الْجُهَنِيِّ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ وَابْنِ عُمَرَ وَأَنَسٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أَبِي هُرَيْرَةَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَعَلَيْهِ الْعَمَلُ عِنْدَ أَصْحَابِنَا وَبِهِ يَقُولُ أَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ . وَحَدِيثُ أَبِي حَصِينٍ عَنْ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حَدِيثٌ غَرِيبٌ . وَرَوَاهُ إِسْرَائِيلُ عَنْ أَبِي حَصِينٍ عَنْ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ مَوْقُوفًا وَلَمْ يَرْفَعْهُ . وَاسْمُ أَبِي حَصِينٍ عُثْمَانُ بْنُ عَاصِمٍ الأَسَدِيُّ .
Bize Ebû Kureyb anlattı; bize Yahya b. Âdem anlattı; Ebû Bekir b. Ayyâş’tan; Ebû Hasîn’den; Ebû Sâlih’ten; Ebû Hureyre’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklederek]; bunun bir benzerini veya mislini [rivayet etti]. “Dedi ki: Bu konuda Câbir b. Semüre, Berâ, Sebre b. Ma’bed el-Cühenî, Abdullah b. Muğaffel, İbn Ömer ve Enes’ten de [hadis] vardır.” Ebû Îsâ dedi ki: Ebû Hureyre hadisi hasen sahih bir hadistir. Ashabımız nezdinde amel bunun üzerinedir. Ahmed ve İshak da bu görüştedir. Ebû Hasîn’in Ebû Sâlih’ten; Ebû Hureyre’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [rivayet ettiği] hadis garib bir hadistir. İsrâîl bunu Ebû Hasîn’den; Ebû Sâlih’ten; Ebû Hureyre’den mevkuf olarak rivayet etmiş, (Nebi’ye) ref etmemiştir. Ebû Hasîn’in ismi Osman b. Âsım el-Esedî’dir.