Namaz Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

364. Hadis

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا ابْنُ أَبِي لَيْلَى، عَنِ الشَّعْبِيِّ، قَالَ صَلَّى بِنَا الْمُغِيرَةُ بْنُ شُعْبَةَ فَنَهَضَ فِي الرَّكْعَتَيْنِ فَسَبَّحَ بِهِ الْقَوْمُ وَسَبَّحَ بِهِمْ فَلَمَّا صَلَّى بَقِيَّةَ صَلاَتِهِ سَلَّمَ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَىِ السَّهْوِ وَهُوَ جَالِسٌ ثُمَّ حَدَّثَهُمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَعَلَ بِهِمْ مِثْلَ الَّذِي فَعَلَ ‏.‏ قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ وَسَعْدٍ وَعَبْدِ اللَّهِ ابْنِ بُحَيْنَةَ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ قَدْ رُوِيَ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى وَقَدْ تَكَلَّمَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ فِي ابْنِ أَبِي لَيْلَى مِنْ قِبَلِ حِفْظِهِ ‏.‏ قَالَ أَحْمَدُ لاَ يُحْتَجُّ بِحَدِيثِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى ‏.‏ وَقَالَ مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ ابْنُ أَبِي لَيْلَى هُوَ صَدُوقٌ وَلاَ أَرْوِي عَنْهُ لأَنَّهُ لاَ يَدْرِي صَحِيحَ حَدِيثِهِ مِنْ سَقِيمِهِ وَكُلُّ مَنْ كَانَ مِثْلَ هَذَا فَلاَ أَرْوِي عَنْهُ شَيْئًا ‏.‏ وَقَدْ رُوِيَ هَذَا الْحَدِيثُ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ رَوَاهُ سُفْيَانُ عَنْ جَابِرٍ عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُبَيْلٍ عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ ‏.‏ وَجَابِرٌ الْجُعْفِيُّ قَدْ ضَعَّفَهُ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ تَرَكَهُ يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ وَغَيْرُهُمَا ‏.‏ وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ أَنَّ الرَّجُلَ إِذَا قَامَ فِي الرَّكْعَتَيْنِ مَضَى فِي صَلاَتِهِ وَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ مِنْهُمْ مَنْ رَأَى قَبْلَ التَّسْلِيمِ وَمِنْهُمْ مَنْ رَأَى بَعْدَ التَّسْلِيمِ ‏.‏ وَمَنْ رَأَى قَبْلَ التَّسْلِيمِ فَحَدِيثُهُ أَصَحُّ لِمَا رَوَى الزُّهْرِيُّ وَيَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الأَنْصَارِيُّ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ابْنِ بُحَيْنَةَ ‏.‏

Bize Ahmed b. Menî’ anlattı; bize Huşeym anlattı; bize İbn Ebî Leylâ haber verdi; Şa’bî’den; dedi ki: Muğîre b. Şu’be bize namaz kıldırdı ve iki rekâtta (oturmadan) kalktı. Cemaat ona (uyarmak için) tesbih getirdi (Sübhanallah dedi), o da onlara (devam etmeleri için) tesbih getirdi. Namazının geri kalanını kılınca selam verdi, sonra otururken iki sehiv secdesi yaptı. Sonra onlara, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in onlara kendisinin yaptığı gibi yaptığını anlattı. Dedi ki: Bu konuda Ukbe b. Âmir, Sa’d ve Abdullah b. Buhayne’den de [hadis] vardır. Ebû Îsâ dedi ki: Muğîre b. Şu’be hadisi, Muğîre b. Şu’be’den birçok vecihten rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bazı ilim ehli, İbn Ebî Leylâ hakkında hafızası yönünden konuşmuşlardır. Ahmed dedi ki: İbn Ebî Leylâ’nın hadisi ile delil getirilmez. Muhammed b. İsmail dedi ki: İbn Ebî Leylâ saduktur (doğru sözlüdür). Ancak ben ondan rivayet etmem, çünkü o hadisinin sahihini sakiminden (illetlisinden) ayırt edemez. Her kim bu vasıfta olursa ondan hiçbir şey rivayet etmem. Bu hadis Muğîre b. Şu’be’den başka bir vecihten de rivayet edilmiştir. Süfyan bunu Câbir’den; Muğîre b. Şubeyl’den; Kays b. Ebî Hâzim’den; Muğîre b. Şu’be’den rivayet etmiştir. Câbir el-Cu’fî’yi bazı ilim ehli zayıf saymıştır. Yahya b. Said ve Abdurrahman b. Mehdi ve başkaları onu terk etmiştir. İlim ehli katında amel buna göredir: Kişi iki rekâtta (oturmayıp) kalkarsa namazına devam eder ve iki secde (sehiv secdesi) yapar. Onlardan kimisi (bunun) selamdan önce olduğunu, kimisi de selamdan sonra olduğunu görüş edinmiştir. Selamdan önce olduğunu gören(in görüşü), hadis bakımından daha sahihtir. Zira Zührî ve Yahya b. Saîd el-Ensarî, Abdurrahman el-A’rec’den; (o da) Abdullah b. Buhayne’den (böyle) rivayet etmiştir.