1602. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تَبْدَءُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى بِالسَّلاَمِ وَإِذَا لَقِيتُمْ أَحَدَهُمْ فِي الطَّرِيقِ فَاضْطَرُّوهُمْ إِلَى أَضْيَقِهِ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنِ ابْنِ عُمَرَ وَأَنَسٍ وَأَبِي بَصْرَةَ الْغِفَارِيِّ صَاحِبِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَمَعْنَى هَذَا الْحَدِيثِ " لاَ تَبْدَءُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى " . قَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ إِنَّمَا مَعْنَى الْكَرَاهِيَةِ لأَنَّهُ يَكُونُ تَعْظِيمًا لَهُ وَإِنَّمَا أُمِرَ الْمُسْلِمُونَ بِتَذْلِيلِهِمْ وَكَذَلِكَ إِذَا لَقِيَ أَحَدَهُمْ فِي الطَّرِيقِ فَلاَ يَتْرُكُ الطَّرِيقَ عَلَيْهِ لأَنَّ فِيهِ تَعْظِيمًا لَهُمْ .
Bize Kuteybe anlattı; dedi ki: Bize Abdulazîz b. Muhammed anlattı; (o) Süheyl b. Ebî Sâlih'ten, (o) babasından, (o da) Ebû Hureyre'den naklettiğine göre Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Yahudi ve Hıristiyanlara selâm vermeye önce siz başlamayınız. Onlardan biriyle yolda karşılaştığınız zaman onu yolun en dar yerine (kenarına gitmeye) zorlayınız.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu konuda İbn Ömer, Enes ve Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in sahabisi Ebû Basra el-Gıfârî'den de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadiste geçen "Yahudi ve Hristiyanlara önce siz selam vermeyin" ifadesinin manası; onlara tazim (saygı) göstermek olacağı için kerih görülmesidir. Oysa Müslümanlara, onları (zimmîleri) zelil (aşağı/küçük) tutmaları emredilmiştir. Aynı şekilde yolda onlardan biriyle karşılaşıldığı zaman (Müslüman) yolu ona bırakmaz. Çünkü bu da onlara saygı göstermek demektir.