1644. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ أَبِي يَزِيدَ الْخَوْلاَنِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ فَضَالَةَ بْنَ عُبَيْدٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الشُّهَدَاءُ أَرْبَعَةٌ رَجُلٌ مُؤْمِنٌ جَيِّدُ الإِيمَانِ لَقِيَ الْعَدُوَّ فَصَدَقَ اللَّهَ حَتَّى قُتِلَ فَذَلِكَ الَّذِي يَرْفَعُ النَّاسُ إِلَيْهِ أَعْيُنَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ هَكَذَا " . وَرَفَعَ رَأْسَهُ حَتَّى وَقَعَتْ قَلَنْسُوَتُهُ . قَالَ فَمَا أَدْرِي أَقَلَنْسُوَةَ عُمَرَ أَرَادَ أَمْ قَلَنْسُوَةَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " وَرَجُلٌ مُؤْمِنٌ جَيِّدُ الإِيمَانِ لَقِيَ الْعَدُوَّ فَكَأَنَّمَا ضُرِبَ جِلْدُهُ بِشَوْكِ طَلْحٍ مِنَ الْجُبْنِ أَتَاهُ سَهْمٌ غَرْبٌ فَقَتَلَهُ فَهُوَ فِي الدَّرَجَةِ الثَّانِيَةِ وَرَجُلٌ مُؤْمِنٌ خَلَطَ عَمَلاً صَالِحًا وَآخَرَ سَيِّئًا لَقِيَ الْعَدُوَّ فَصَدَقَ اللَّهَ حَتَّى قُتِلَ فَذَلِكَ فِي الدَّرَجَةِ الثَّالِثَةِ وَرَجُلٌ مُؤْمِنٌ أَسْرَفَ عَلَى نَفْسِهِ لَقِيَ الْعَدُوَّ فَصَدَقَ اللَّهَ حَتَّى قُتِلَ فَذَلِكَ فِي الدَّرَجَةِ الرَّابِعَةِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ عَطَاءِ بْنِ دِينَارٍ . قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدًا يَقُولُ قَدْ رَوَى سَعِيدُ بْنُ أَبِي أَيُّوبَ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ عَطَاءِ بْنِ دِينَارٍ وَقَالَ عَنْ أَشْيَاخٍ مِنْ خَوْلاَنَ وَلَمْ يَذْكُرْ فِيهِ عَنْ أَبِي يَزِيدَ . وَقَالَ عَطَاءُ بْنُ دِينَارٍ لَيْسَ بِهِ بَأْسٌ .
Bize Kuteybe anlattı; dedi ki: Bize İbn Lehia, Atâ b. Dinar’dan, o Ebu Yezîd el-Havlânî’den naklettiğine göre o, Fadâle b. Ubeyd’i şöyle derken işitmiştir: Ömer b. el-Hattâb’ı şöyle derken işittim: Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim: “Şehitler dört kısımdır: (Birincisi) İmanı sağlam bir mümin kişidir ki düşmanla karşılaşır ve öldürülünceye kadar Allah’a sadakat gösterir. İşte bu, kıyamet günü insanların gözlerini kendisine kaldırıp bakacakları kişidir -böyle buyurdu ve başını tâ külahı düşünceye kadar yukarı kaldırdı. (Ravi dedi ki: Ömer’in külahını mı yoksa Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in külahını mı kastetti bilmiyorum.) - buyurdu ki: (İkincisi) İmanı sağlam bir mümin kişidir; düşmanla karşılaşır ancak korkudan diken üzerinde gibi (ürpermiş) iken kendisine serseri bir ok isabet eder ve onu öldürür. İşte bu ikinci derecededir. (Üçüncüsü) Salih amelle kötü ameli birbirine karıştıran mümin bir kişidir; düşmanla karşılaşır ve öldürülünceye kadar Allah’a sadakat gösterir. İşte bu üçüncü derecededir. (Dördüncüsü) Kendi nefsine zulmeden (günahkar) mümin bir kişidir; düşmanla karşılaşır ve öldürülünceye kadar Allah’a sadakat gösterir. İşte bu da dördüncü derecededir.”