1862. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ عَبْدِ الْحَمِيدِ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُبَيْدِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ شَرِبَ الْخَمْرَ لَمْ يَقْبَلِ اللَّهُ لَهُ صَلاَةً أَرْبَعِينَ صَبَاحًا فَإِنْ تَابَ تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ فَإِنْ عَادَ لَمْ يَقْبَلِ اللَّهُ لَهُ صَلاَةً أَرْبَعِينَ صَبَاحًا فَإِنْ تَابَ تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ فَإِنْ عَادَ لَمْ يَقْبَلِ اللَّهُ لَهُ صَلاَةً أَرْبَعِينَ صَبَاحًا فَإِنْ تَابَ تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ فَإِنْ عَادَ الرَّابِعَةَ لَمْ يَقْبَلِ اللَّهُ لَهُ صَلاَةً أَرْبَعِينَ صَبَاحًا فَإِنْ تَابَ لَمْ يَتُبِ اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَقَاهُ مِنْ نَهْرِ الْخَبَالِ " . قِيلَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَمَا نَهْرُ الْخَبَالِ قَالَ نَهْرٌ مِنْ صَدِيدِ أَهْلِ النَّارِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ وَقَدْ رُوِيَ نَحْوُ هَذَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو وَابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .
Bize Kuteybe anlattı; dedi ki: Bize Cerîr b. Abdilhamîd, Atâ b. es-Sâib'den, o Abdullâh b. Ubeyd b. Umeyr'den, o da babasından naklederek anlattı. Dedi ki: Abdullâh b. Ömer şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim şarap (içki) içerse Allah onun kırk sabah (gün) namazını kabul etmez. Eğer tövbe ederse Allah tövbesini kabul eder. Eğer tekrar dönerse (içerse) Allah onun kırk sabah namazını kabul etmez. Eğer tövbe ederse Allah tövbesini kabul eder. Eğer tekrar dönerse Allah onun kırk sabah namazını kabul etmez. Eğer tövbe ederse Allah tövbesini kabul eder. Eğer dördüncü defa dönerse Allah onun kırk sabah namazını kabul etmez; (bu defa) tövbe etse de Allah onun tövbesini kabul etmez ve ona 'Habâl Nehri'nden içirir." (Abdullâh b. Ömer'e): "Ey Ebû Abdurrahman! Habâl Nehri nedir?" denildi. "Cehennem ehlinin irinlerinden oluşan bir nehirdir" dedi. (Ebû Îsâ der ki: Bu hadis hasendir. Buna benzer bir rivayet Abdullâh b. Amr ve İbn Abbâs yoluyla da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den nakledilmiştir.)