2154. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، قال: حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ زَيْدِ بْنِ أَبِي الْمَوَالِي الْمُزَنِيُّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مَوْهَبٍ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " سِتَّةٌ لَعَنْتُهُمْ لَعَنَهُمُ اللَّهُ وَكُلُّ نَبِيٍّ كَانَ الزَّائِدُ فِي كِتَابِ اللَّهِ وَالْمُكَذِّبُ بِقَدَرِ اللَّهِ وَالْمُتَسَلِّطُ بِالْجَبَرُوتِ لِيُعِزَّ بِذَلِكَ مَنْ أَذَلَّ اللَّهُ وَيُذِلَّ مَنْ أَعَزَّ اللَّهُ وَالْمُسْتَحِلُّ لِحَرَمِ اللَّهِ وَالْمُسْتَحِلُّ مِنْ عِتْرَتِي مَا حَرَّمَ اللَّهُ وَالتَّارِكُ لِسُنَّتِي " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَكَذَا رَوَى عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي الْمَوَالِي هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مَوْهَبٍ عَنْ عَمْرَةَ عَنْ عَائِشَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَرَوَاهُ سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ وَحَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ وَغَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مَوْهَبٍ عَنْ عَلِيِّ بْنِ حُسَيْنٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مُرْسَلاً وَهَذَا أَصَحُّ .
Bize Kuteybe anlattı. (Dedi ki): Bize Abdurrahman b. Zeyd b. Ebi’l-Mevâlî el-Müzenî anlattı, Ubeydullah b. Abdurrahman b. Mevheb’den, o Amre’den, o Âişe’den. (Dedi ki): Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Altı kişi vardır ki ben onlara lanet ettim, Allah da onlara lanet etti ve (gelmiş geçmiş) her peygamber de (bu lanete) katıldı: Allah’ın Kitabına ilave yapan, Allah’ın kaderini yalanlayan, Allah’ın zelil kıldığını aziz, aziz kıldığını da zelil kılmak için zorbalıkla (ceberut ile) musallat olan (yönetime gelen), Allah’ın haram kıldığını helal sayan, itretimden (ehlibeytimden/soyumdan) Allah’ın haram kıldığı şeyi helal sayan ve sünnetimi terk eden kimse.” Ebû Îsâ dedi ki: Abdurrahman b. Ebi’l-Mevâlî bu hadisi Ubeydullah b. Abdurrahman b. Mevheb’den, o Amre’den, o Âişe’den, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den bu şekilde rivayet etmiştir. Süfyân es-Sevrî, Hafs b. Gıyâs ve birçok kişi ise bunu Ubeydullah b. Abdurrahman b. Mevheb’den, o Ali b. Hüseyin’den, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den mürsel olarak rivayet etmişlerdir. Bu (mürsel rivayet) daha sahihtir.