2187. Hadis
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْمَخْزُومِيُّ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ وَغَيْرُ وَاحِدٍ قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ حَبِيبَةَ، عَنْ أُمِّ حَبِيبَةَ، عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ جَحْشٍ، قَالَتِ اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ نَوْمٍ مُحْمَرًّا وَجْهُهُ وَهُوَ يَقُولُ " لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ يُرَدِّدُهَا ثَلاَثَ مَرَّاتٍ وَيْلٌ لِلْعَرَبِ مِنْ شَرٍّ قَدِ اقْتَرَبَ فُتِحَ الْيَوْمَ مِنْ رَدْمِ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مِثْلُ هَذِهِ " وَعَقَدَ عَشْرًا . قَالَتْ زَيْنَبُ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفَنُهْلَكُ وَفِينَا الصَّالِحُونَ قَالَ " نَعَمْ إِذَا كَثُرَ الْخَبَثُ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ وَقَدْ جَوَّدَ سُفْيَانُ هَذَا الْحَدِيثَ . هَكَذَا رَوَى الْحُمَيْدِيُّ وَعَلِيُّ بْنُ الْمَدِينِيِّ وَغَيْرُ وَاحِدٍ مِنَ الْحُفَّاظِ عَنْ سُفْيَانَ بْنِ عُيَيْنَةَ نَحْوَ هَذَا . وَقَالَ الْحُمَيْدِيُّ قَالَ سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ حَفِظْتُ مِنَ الزُّهْرِيِّ فِي هَذَا الْحَدِيثِ أَرْبَعَ نِسْوَةٍ زَيْنَبَ بِنْتَ أَبِي سَلَمَةَ عَنْ حَبِيبَةَ وَهُمَا رَبِيبَتَا النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَنْ أُمِّ حَبِيبَةَ عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ جَحْشٍ زَوْجَىِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَرَوَى مَعْمَرٌ وَغَيْرُهُ هَذَا الْحَدِيثَ عَنِ الزُّهْرِيِّ وَلَمْ يَذْكُرُوا فِيهِ عَنْ حَبِيبَةَ وَقَدْ رَوَى بَعْضُ أَصْحَابِ ابْنِ عُيَيْنَةَ هَذَا الْحَدِيثَ عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ وَلَمْ يَذْكُرُوا فِيهِ عَنْ أُمِّ حَبِيبَةَ .
Zeyneb binti Cahş (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) yüzü kıpkırmızı bir halde uykusundan uyandı ve üç kere “Lâ ilâhe illallah” diyerek şunları söyledi: “Yaklaşan bir şerden dolayı vay Arapların haline! Bugün Ye’cüc ve Me’cüc’ün seddinden şu kadarı açıldı.” Rasûlullah (s.a.v.) parmaklarıyla on sayısı (veya halka) işareti yaptı. Zeyneb dedi ki: “Ey Allah’ın Rasûlü! İçimizde salih kimseler varken de helak olur muyuz?” Rasûlullah (s.a.v.): “Evet, kötülük (fuhuş ve günahlar) çoğaldığı zaman” buyurdu. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Süfyân bu hadisi çok güzel bir şekilde rivâyet etmiştir. Humeydî, Ali b. Medînî ve hafızlardan pek çok kimse bu hadisi Süfyân b. Uyeyne’den bu şekilde rivâyet etmişlerdir. Humeydî dedi ki: Süfyân b. Uyeyne şöyle demiştir: “Bu hadiste Zührî’den dört kadının senedde yer aldığını ezberledim; Zeyneb binti Ebû Seleme, Habîbe’den -ki bu ikisi Nebi (s.a.v.)’in üvey kızlarıdır-, o Ümmü Habîbe’den, o da Nebi (s.a.v.)’in hanımı Zeyneb binti Cahş’tan rivâyet etmişlerdir.” Ma’mer ve başkaları bu hadisi Zührî’den rivâyet etmişler fakat senedinde Habîbe’yi zikretmemişlerdir. İbn Uyeyne’nin arkadaşlarından bazıları da bu hadisi İbn Uyeyne’den rivâyet etmişler fakat senedinde Ümmü Habîbe’yi zikretmemişlerdir.