2282. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ عَبْدِ الأَعْلَى، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ، عَنِ عَلِيٍّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ . وَفِي الْبَابِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَأَبِي هُرَيْرَةَ وَأَبِي شُرَيْحٍ وَوَاثِلَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَهَذَا أَصَحُّ مِنَ الْحَدِيثِ الأَوَّلِ .
Bize Kuteybe anlattı; bize Ebû Avâne anlattı; Abdülalâ’dan; Ebû Abdirrahman es-Sülemî’den; Ali’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [önceki hadisin] bir benzeri rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasendir. Bu konuda İbn Abbâs, Ebû Hureyre, Ebû Şüreyh ve Vâsile’den de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu rivayet birinci hadisten daha sahihtir.